Avrupa Parlamentosu'ndan Husiler için kritik hamle
Avrupa Parlamentosu (AP), Yemen'de faaliyet gösteren Husilerin Avrupa Birliği'nin (AB) terör örgütleri listesine alınması yönünde dikkat çeken bir karar tasarısını kabul etti. Perşembe günü yapılan oylamada büyük çoğunluğun desteğini alan tasarıda, AB Konseyi'ne Husilerin terör örgütü olarak tanınması çağrısı yapıldı. Kararda, grubun bölgedeki saldırıları, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik eylemleri ve İran'dan aldığı öne sürülen destek öne çıktı.
2026.10.23 01:56 - Son Güncellenme: 2026.10.23 01:56 - Dünya - İHA
Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği karar, Yemen'deki güvenlik sorunlarının yanı sıra Orta Doğu'daki gerilim ve uluslararası deniz ticaretinin güvenliği açısından da önem taşıyan başlıkları gündeme getirdi. Tasarıda, Husilerin faaliyetlerinin bölgesel istikrara zarar verdiği belirtilirken, grubun finansal kaynaklarının sınırlandırılması ve saldırıların önlenmesi için daha kapsamlı adımlar atılması istendi.
Avrupa Parlamentosu'ndan AB Konseyi'ne Terör Örgütü Çağrısı
Avrupa Parlamentosu üyeleri, Yemen'deki Husilerin AB'nin terör örgütleri listesine dahil edilmesini isteyen karar tasarısını el kaldırma yöntemiyle yapılan oylamada kabul etti. Kararda, Avrupa Birliği Konseyi'ne söz konusu talebi değerlendirmesi ve gerekli adımları atması yönünde çağrıda bulunuldu.
Oylama öncesinde yapılan görüşmelerde, Husilerin bölgedeki saldırıları ve uluslararası güvenlik üzerindeki etkileri ele alındı. Avrupa Birliği'nin dış politika ve güvenlik politikalarından sorumlu Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da milletvekillerine hitap ederek grubun faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kallas, Husilerin bağımsız hareket etmediğini savunarak İran'ın gruba finansman, askeri teçhizat ve eğitim desteği sağladığını ileri sürdü. Bu desteğin, Husilerin bölgedeki askeri kapasitesini artırdığına işaret eden Kallas, grubun gerçekleştirdiği saldırıların siviller ve uluslararası toplum açısından tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Kallas'ın açıklamaları, Avrupa Parlamentosu'ndaki tartışmaların temel başlıklarından birini oluşturdu. Karar tasarısında da Husilerin saldırılarının yalnızca Yemen ve çevresindeki ülkelerle sınırlı kalmadığı, uluslararası ticaret yolları ve enerji güvenliği üzerinde de etkiler meydana getirdiği vurgulandı.
Husilerin Suudi Arabistan ve Yemen'deki Saldırıları Gündemde
Karar tasarısında, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları sert ifadelerle kınandı. Söz konusu saldırıların can kayıplarına yol açtığına dikkat çekilirken, havalimanlarının ve yerleşim bölgelerinin hedef alınması güvenlik endişelerinin başlıca nedenleri arasında gösterildi.
Kaja Kallas da Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da havalimanı ve yerleşim alanlarına yönelik saldırıları eleştirirken, Yemen'in Aden kentindeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın hedef alınmasına tepki gösterdi. Kallas, Husilerin kullandığı yöntemlerin bölgede korku oluşturmayı amaçladığını belirterek grubun eylemlerini terörizm kapsamında değerlendirdi.
Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen metinde, sivillerin güvenliğini tehdit eden saldırıların durdurulması gerektiği vurgulandı. Bölgedeki çatışmaların daha geniş bir alana yayılma ihtimali ve farklı ülkelerin güvenliğine yönelik riskler de kararın arka planındaki önemli konular arasında yer aldı.
Yemen'de uzun süredir devam eden siyasi ve askeri istikrarsızlık, ülkenin yanı sıra komşu devletlerin güvenlik politikalarını da etkiliyor. Husilerin askeri faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan tehditler, Avrupa Birliği'nin Orta Doğu'ya yönelik dış politika gündeminde de yer tutuyor.
Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki Ticari Gemiler İçin Güvenlik Vurgusu
Karar tasarısında öne çıkan başlıklardan biri de Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıları oldu. Uluslararası deniz taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip bu bölgelerde yaşanan güvenlik sorunlarının, küresel ticaret üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtildi.
Kızıldeniz, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinde önemli bir güzergâh olarak kullanılıyor. Babülmendep Boğazı ise Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçişi sağlayarak uluslararası ticaret ve enerji taşımacılığı açısından kritik bir konumda bulunuyor. Bu bölgelerdeki gemi trafiğinin güvenliği, çok sayıda ülkenin ekonomik çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor.
Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği kararda, Husilerin ticari gemileri ve enerji altyapısını hedef alan saldırıları kınandı. Bu tür eylemlerin deniz taşımacılığında aksamalara yol açabileceği, enerji fiyatlarını yükseltebileceği ve Avrupa Birliği ekonomisinin rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Deniz yollarında artan güvenlik riskleri, taşımacılık maliyetlerinin yükselmesi ve sevkiyat rotalarının değişmesi gibi sonuçları beraberinde getirebiliyor. Avrupa Parlamentosu da kararında, Husilerin faaliyetlerinin ekonomik etkilerine dikkat çekerek uluslararası deniz ticaretinin korunması gerektiğini vurguladı.