"Avcı değil Ertuğrul Sağlam olmalıydı"

"Avcı değil Ertuğrul Sağlam olmalıydı"

Şampiyonluk yaşarken sırtlarda taşınan, futbolun karışık işler mantığı nedeniyle kariyerlerinin başında bir kenara çekilmek zorunda kalan antrenörlerden biri, Şaban Yıldırım'dan milli takım analizi.

2012.10.23 11:56 - Son Güncellenme: 2012.10.23 11:56 - Spor - HABER MERKEZİ
A
"Avcı değil Ertuğrul Sağlam olmalıydı"

 Belki altı ay, belki bir yıl önceydi. Her biri çalıştırdıkları takımlarda büyük başarılar elde ettiler. Şampiyon oldular, sırtlarda taşındılar. Ancak şimdilerde isimlerini medyada duymak mümkün değil.

Sakaryaspor'a 2. Lig'de şampiyonluk yapan Şaban Yıldırım da bunlardan biri. Sakaryaspor için çok özel bir anlamı olan Yıldırım ile son zamanlarda neler yaptığını, Milli Takım'ın içinde bulunduğu durumu nasıl analiz ettiğini konuştuk.

Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Şu anda bir takımın başında olmamanıza anlam veremeyen insanlardan biriyim. Vizyonunuz ve sportif ahlakınız Türk futbolu için çok önemli bence. Futbol ahlakı ve sportif başarı demişken, Türkiye neden büyük hüsranlar yaşıyor?
Yıldırım Demirören'in orada olması fotoğrafı çok net ortaya koyuyor. Lider çok önemlidir. Herkes Abdullah Avcı'ya yükleniyor. Bana göre tepedeki adama bakmak lazım. Demirören'in geçmişte yaptıklarına bakmak lazım. Bana göre Türk futbolunun en önemli sorunu, yönetilme sorunu. Kulüplerin, federasyonun yönetim biçimi, yöneticilerin oraya gelme biçimi sorunlu. Altyapıda, eğitim açısından büyük ilerlemeler kaydedildi. Federasyonda Uefa Pro Lisans kursu veriyorlar. Avrupa'nın aldığı eğitimi bizim antrenörlerimiz de alıyorlar. Ancak sorun bir taktik sorun değil ki.

Halbuki Abdullah Avcı en çok taktik yönden eleştirildi. Kadro tercihleri büyük tepki topladı.
Daha önemli bir sorunumuz var, yöneticiler. Antrenörlerin aşamadığı şey yöneticilerdir. Doğru şeyler yapmak istiyorlar, fakat bu işin eğitimini almamış, bu işe hobi gibi bakan yöneticilerle çalışıyorlar.

Yıldırım Demirören'in neden federasyon başkanı olduğunu, orada nasıl federasyon başkanı olduğunu sorgulamak gerekiyor. Beşiktaş'ta yaptıkları ortada. Bu kadar başarısız bir yönetici türk Futbolunun başına getiriliyor. Burada en büyük sorun Abdullah Avcı'da mı acaba!

Avcı'nın hamlelerinde benim de yapabileceğim stratejik hatalar vardı belki. Bu olabilir. Kadro seçiminde mesela ama işin teknik analizin köklü sorunları çözeceğine inanmıyorum. sorun teknik değil yönetilme sorunu. Hatta sorun bir ahlak sorunu.

Alınan sonuçlar bakımından sahaya yansıyan ama herkesin fark etmediği, belki oynayanların bile ayırdına varamadığı, etkilendiği şeyler var. Ülkedeki genel adalet anlayışı yara aldı. Birçok konuda vicdanlar yaralanmıştır Türk futbolunda. Şike davasında federasyonun son derece yanlı bir karar vermesi mesela. Bundan dolayı biz ileri gidemiyoruz. Adaletin tecelli etmediği yerde başarı gelmez. İngiltere, İtalya, ispanya bunun örnekleriyle dolu. İtalya örneğini vereyim. İki dünya kupası öncesi iki operasyon yapıldı İtalya'da. 82 Dünya Kupası ve 2006 Dünya Kupası. cezaları kestiler. Herkes cezasını çekecek diye. Mesela İngiltere'de Ferdinand doping kontrolüne girmediği için milli takıma alınmadığını unutmamak gerekiyor. Peki biz ne yapıyoruz? Örneğin Gökdeniz... Gökdeniz ceza alacaktı, illi takım oyuncusu diye cezayı ertelediler. Hata yapmış olabilir. Ama adalet diye bir şey var. Adalet tecelli etmediği sürece haksızlık başını alır gider. Bu futbolsa, başarı mümkün değil, ülke genelinde ise kalkınma mümkün değil. Genel bir tarihi perspektiften baktığımızda bu açıkça görülebilir.

Abdullah Avcı'nın tecrübesi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Son derece kabiliyetli bir antrenör. Ancak tecrübeli bir antrenör değil. Tek bir kulüpte çalıştı. Asla baskı altında olmayan bir kulüpte çalıştı. İstanbul Belediye, her sezon beş maç üst üste kaybeden bir takımdı. Bunu bir Anadolu takımında yaşadığınızda, orada kalmanız mümkün olmaz. Ancak bu tür baskılar antrenörü olgunlaştırır. Abdullah Avcı'nın böyle bir baskıdan mahrum olması onun olgunlaşmasını engelledi.

Bana göre milli takımın başına Ertuğrul Sağlam gelmeliydi. Çok daha tecrübeli. Sağlam'ın Bursa'da gördüğü baskı, Fenerbahçe'den farklı değil. Ve teknik direktörlük açısından son derece başarılı. Milli takım günlük başarıların önemli olduğu bir yer. Gençleştirme diye bir şeyin milli takım düzeyinde doğru olduğunu düşünmüyorum. Ben ileriye götürecek kadro önemlidir. Bu kadro 40 yaşındaki Hakan Şükür ise, Hakan Şükür'ün takım elbiselerini çıkarttırırım milli takıma getirtiririm. 20 yaşındaki oyuncularla bunu yapacaksam da, onlarla yaparım. Burada önemli olan, sonuca götürecek oyuncudur. Tamamen pragmatik düşünmelisiniz. UEFA kupasını alan Galatasaray'ın model alınması gerektiğini düşünüyorum.

Sizi ne zaman yeniden bir takımın başında görebileceğiz?
Muhakkak bir takımda iş bulabilmek için, zengin birini ya da bakanı arkanıza almanız gerekiyor. Bunu tercih etmeyen benim gibi hocalar var. Bunun bedeli bir süre kenarda kalmak olabilir. O bedeli ödüyorum ben. O yola tevessül etmiyorum. Yönetim kurulu için, başarılı hocadan ziyade, kimin önerdiği önemli. 15 yıldır antrenörlük yapan ve de hiçbir başarısı olmayan bir antrenör, şampiyonluğa oynadığını açıklayan bir takıma nasıl gidebilir? 

Kaynak: EUROSPORT

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2012.10.23 11:56 - Son Güncellenme: 2012.10.23 11:56 - HABER MERKEZİ
A