Asgari ücret çalışan için sevindirici işveren için şüpheli (ÖZEL HABER)
Bursa iş insanları asgari ücrete dair değerlendirmelerde bulunurken, açıklanan rakamın tahminleri aştığını ifade ettiler. Bursa iş insanları, yeni bir işsizlik dalgası yaratabileceği izlenimi de verirken, asgari ücretin çalışan için sevindirici işveren için şüpheli olduğunun altını çizdi.
2021.12.17 12:58 - Son Güncellenme: 2021.12.17 14:02 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN
Merakla beklenen asgari ücret açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022 yılı asgari ücretin yüzde 50.54 seviyesinde artırılarak 4 bin 253 TL olduğunu duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında işverene de müjde vererek, "Önümüzdeki yıldan itibaren gelir vergisiyle damga vergisini kaldırıyoruz. İşvereni 450 TL ilave yükten kaldırıyoruz" dedi.
Bursa iş insanları, üretim gücünün korunması için ilave tedbirlerin alınmasını beklediklerinin de altını çizdiler.
ASGARİ ÜCRETİN İŞVERENE MALİYETİ 5 BİN 879 LİRA
Asgari ücrette, SGK ve işsizlik sigortası primi dahil olmak üzere işverene toplam maliyet 5 bin 879 lira olacak. Mevcut asgari ücretin işverene toplam maliyeti 4 bin 203 lira düzeyindeydi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan bilgi notuna göre, 2022 yılı için brüt 5 bin 4 lira, net 4253,4 lira olacak.
Bursa iş insanları asgari ücretteki rekor artışın çok da sevinilecek bir durum olmadığının kısa sürede ortaya çıkacağını belirtti. Asgari ücretin çalışan için sevindirici işveren için şüpheli olduğunu ifade eden Bursa iş insanları, asgari ücrete yapılan zammın birçok çalışanın işini etkileyeceğini de belirttiler.
YENİ BİR İŞSİZLİK DALGASI MI GELİYOR?
Karşımıza çıkan ekonomi gerçeklerini hatırlatan görüşlerde, enflasyon, girdi maliyetlerindeki artış ve rekabet gücü de göz ardı edilmemesi gerektiği de vurgulandı.
"Asgari ücretin, birkaç ay içinde şahlanması mümkün olan enflasyona yenilmez umarım" diyen Bursalı iş insanları, kur istikrarının sağlanmasına da dikkat çekti. Faizlerin geri çekilmesiyle bu istikrarı sağlamanın mümkün olmayacağını ifade eden Bursa iş insanları, yüksek enflasyonlu bir hayata dikkat çekti.
Fiyatların katlanarak artacağı ve iç pazarda her şey ateş pahası olurken, iç pazara mal ve hizmet üretenler için büyük sıkıntıya neden olacak. Görüşler, yeni bir işsizlik dalgası yaratabileceği izlenimi de veriyor.
DENKLEMLER DEĞİŞTİ!
Ayrıca, bu orandaki asgari ücret zammı diğer çalışanların da aynı oranda artış beklentisine neden olacağı sorusunu gündeme taşıdı. Yaşam sıkıntısı katlanarak artarken, bundan sonraki süreç merak konusu oldu. İşte, BURSADA BUGÜN'de asgari ücrete yapılan zam oranının yansımalarını Bursa iş insanları ile değerlendirdik.

İBRAHİM BURKAY - BTSO YKB
"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 4.253 TL yeni asgari ücretin, her koşulda dayanışma içinde hareket ederek ülkemizin hedefleri doğrultusunda emek veren tüm çalışanlarımız, işverenlerimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Taleplerimizden birisi olan tüm çalışanların ücretlerinden asgari ücrete tekabül eden kısmının Gelir ve Damga Vergisinden muaf tutulması da iş dünyamızın beklentilerini karşılayan bir adım olmuştur. Üretim sektörlerimize ve işletmelerimize dönük yeni desteklerin sağlanması, sosyal ve ekonomik hayatın bütünlüğünü koruyacak, istihdamın artırılmasına ve üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır."

Ergun Hadi Türkay - BUSİAD YKB
"Asgari ücretteki rekor artış çok da sevinilecek bir durum olmadığı kısa sürede ortaya çıkacaktır. Maaşa zam işe son olmaz umarım. Çalışanlarımızın, batı seviyesinde bir yaşam sürmesini yürekten arzu ediyoruz. Ancak, ekonominin gerçekleri unutulmamalı. Büyümenin adil dağıtılmasını istiyoruz. Ancak, enflasyon, girdi maliyetlerindeki artış ve rekabet gücü de göz ardı edilmemeli. Asgari ücret, birkaç ay içinde şahlanması mümkün olan enflasyona yenilmez umarım. İşçi kardeşlerimizin yüzünün hep gülmesini isteriz. Umalım ki iktidar, kısa sürede kur istikrarını sağlasın. Ancak faizlerin geri çekilmesiyle bu istikrarı sağlamak nasıl mümkün olacak, bunu da bilemiyoruz. 1990'ları yaşayanlar bilir. Endişemiz yüksek enflasyonlu bir hayata dönüştür. Ekonomi biliminin kendi gerçekleri var. Bu gerçekler içinde zaten sıkıntıda olan arz, yapay olarak artan taleple daha da sıkışacak ve fiyatlar katlanarak artacaktır. İç pazarda her şey ateş pahası olurken, ihracatımız artacak ancak halkımız yoksullaşacaktır. Bu durum da özellikle iç pazara mal ve hizmet üretenler için büyük sıkıntıya neden olacak ve yeni bir işsizlik dalgası yaratabilecektir. Ayrıca bu orandaki asgari ücret zammı diğer çalışanların da aynı oranda artış beklentisine neden olacak. Asgari ücret net 4 bin 253 lira olurken bunun işverene maliyeti ise 5 800 lirayı geçecektir. Bu rakamları ödemek çok da kolay olmayacaktır. Bu da yaşanan sıkıntının katlanarak büyümesine neden olacaktır.Zor günlerden geçiliyor.Türkiye bugünleri de atlatacak güce sahiptir. Yeter ki gerçeklere göre hareket edelim."

NİLÜFER ÇEVİKEL - DOSABSİAD YKB - TÜGİAD GENEL BAŞKANI
"İşletmelerimizin rekabet koşullarında belirleyici olan yeni asgari ücretin hayırlı olmasını diliyorum. Gelir ve damga vergisinin kaldırılarak işverenin desteklenmesi, memnuniyet vericidir. Öngörülebilir bir yatırım ortamında istihdamın artması için daha fazla destek bekliyoruz."

AHMET PARSEKER- TÜGİAD BURSA YKB
"Öncelikle asgari ücrete yapılan yüzde 50'lik zammın herkes için hayırlı olmasını diliyorum. Tüm dünyada yaşanan enflasyon artışının ülkemizde de yüksek seviyelere çıkması, işçimizin alım gücünü aşağıya çekmiş bu da asgari ücretteki beklentileri yükseltmişti. Üretim halkasının en önemli parçası olan işçilerimizin moral ve motivasyonu artıracak olan zam, işverenler olarak bizleri de oldukça memnun etti. Asgari ücrette gelir ve damga vergisinin kaldırılması şüphesiz işveren açısından maliyeti düşüren bir unsur olarak öne çıktı. Fakat enflasyonda ki artış ile birlikte dolar kurundaki yükselişin işverenin tüm maliyet kalemlerinde yaşatmış olduğu artış, işverenlerin canını sıkmaya devam etmektedir. İstihdamı artırmaya yönelik teşviklerin yeni dönemde devam etmesi ve üretim odaklı yaklaşımların planlanıp uygulamaya konulması büyük önem arz ediyor. Üretici maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde tüketici boyutunda fiyatların etkilenmemesini beklemek neredeyse imkânsız. Bu sebeple işveren maliyetlerinin daha fazla artması, enflasyon rakamlarına doğrudan yansıyacağı gibi işsizlik oranlarını da belirgin bir şekilde etkileyebilir. Bu anlamda da üretimin tüm paydaşlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Sorumluluklarımızın farkındayız ve tüm zor süreçlerde olduğu gibi yeni yılda da üretim ve istihdam odaklı anlayışımız sürdürmeye çalışacağız. Devletimizin de aynı anlayışta, gerekli teşvik ve destekleri vermesini, enflasyon ve döviz kurlarında ki artışın önüne geçecek adımları atmasını bekliyoruz."

ZARİF ALP - RUMELİSİAD YKB
"Asgari ücrete yapılan yüzde 50'lik zam çalışanlarımızın enflasyon karşısındaki kayıplarını nispeten telafi edeceğine inanıyorum. Aynı zamanda asgari ücretten alınan gelir vergisiyle damga vergisinin kaldırılması da işveren üzerindeki maliyet yükünü rahatlatacaktır. Alınan kararla birlikte, iki paydaşın da çıkarları gözetilmiştir. İş dünyamıza ve çalışanlarımıza tekrardan hayırlı olmasını dileriz."

YAVUZ UĞURDAĞ - İTSO YKB
"İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak tüm çalışanlarımızın hayatlarını iyi şartlarda sürdürmesi gerektiğini savunarak alın terlerinin enflasyona ezdirilmemesi gerektiğini ifade etmiştik. Taleplerimiz arasında yer alan; tüm çalışanların ücretlerinden asgari ücrete tekabül eden kısmının Gelir ve Damga Vergisinden muaf tutulması olumlu olmuştur.Hükümetimiz tarafından alınan karar neticesinde 2022 yılı asgari ücreti yüzde 50 artışla net 4.253 TL olarak belirlenmiştir. Net 4.253 TL, Brüt 5.004 TL işverene maliyeti 5.879 TL olan asgari ücret ülkemize hayırlı olsun. Bu bağlamda girdi maliyetlerinin artması, kur dalgalanmaları karşısında belirsizliğin giderilmesi sanayicimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Kararın alınmasında emeği geçen yetkililerimize teşekkürlerimiz sunar, 2022 yılı asgari ücretinin ülkemize ve İnegöl iş dünyamıza tekraren hayırlı olmasını temenni ederiz."

RAMAZAN KAYA - MARSİFED YKB - TÜRKONFED BAŞKAN YARDIMCISI
"Asgari ücrete yapılan yüzde 50'lik artış, halkın enflasyona ile TÜİK'in enflasyonunun birbirini tutmadığını göstermiştir. Bu artışın bütçeye ve enflasyona negatif etkisi olacaktır. Artış oranı yüksek görünmekle beraber, enflasyonist bir döneme girdiğimiz için, bir süre sonra bu oranlarında bir önemi kalmayacaktır. Sadece iki günde TL'si $ karşısında yüzde 10 değer kaybetmiştir. Aralık ayı enflasyonun yüzde 10'lar da ve yıllık enflasyonun yüzde 30'un üzerine çıkması beklenmektedir. Bu ortamdan kurtulabilmemiz için dövizde bir istikrar sağlanması gerekmektedir. TL değer kaybettikçe enflasyon artmakta ve vatandaşın alım gücü düşmektedir. Dövizde istikrar ancak olması gereken faiz oranlarının uygulanması ile mümkündür. Zaman geçtikçe yama büyümektedir. Aralık ayı enflasyonunu hesaba katarsak 1400 baz puanlık bir faiz artışı bile yetersiz gelebilir. Bir diğer sıkıntıda bu yüksek oranlı artışın vasıflı ve vasıfsız çalışanlar arasındaki makasın daralmasına neden olacaktır. Buda hem çalışanlar hem de işveren açısından önemli bir problemdir."

MUSTAFA ANDIÇ - İMSİAD YKB
"Ülkemiz ekonomisinin olmazsa olmaz paydaşı olan değerli çalışanlarımızın gelirlerinin istenilen seviyede olması, istisnasız hepimizin üzerinde ittifak sağlayacağı bir konudur. Malumunuz, sağladıkları istihdam ve verdikleri vergi ve harçlarla ülkemiz ekonomisinin bir diğer olmazsa olmazı da işletmelerdir. İçinden geçtiğimiz bu dalgalı dönemde işletmelerimizi de, çalışanlarımızı da korumak büyük önem taşımaktadır. Burada her işletmenin artan döviz artışını ihracat ile değerlendirmediği, sadece yurtiçine çalışan işletmeler olduğu unutulmamalıdır. Bu anlamda, işveren desteklerinin öneminin arttığı bir dönemden geçtiğimizi özellikle belirtmek isterim. Burada inşaat malzemelerindeki fiyat artışlarının en önemli gerekçesi durumunda olan dövizdeki artışa sebep olarak gösterilen faiz indirimlerinin fayda maliyet hesaplarını çok iyi değerlendirmek gerekmektedir."

ENGİN ÇETİNER - GÖRSİAD YKB
"Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan 2022 yılı asgari ücret 4.250 TL beklentilerin üzerinde açıklandı. Gelir vergisinin muaf tutulduğu 2022 asgari ücretin işverene maliyeti 5.879 TL olacak. Bu maliyet 2021 yılında 4.203 TL idi. Asgari ücretteki artışın enflasyon oranı üzerinde olması 2022 yılı üretim maliyetlerinin bu oranda artacağı anlamına gelir ki, bu da birçok fason üretim yapan firmaları zor duruma sokacaktır."

OYA EROĞLU - BUİKAD YKB
"Asgari ücretle çalışan emekçilerimizin ekonomik açıdan rahatlaması adına, bu artış oranını son derece umut verici bir karar olarak değerlendiriyoruz. Fakat son bir ayda hızlı artan dolar kuru etkilerini önümüzdeki aylarda yüksek enflasyon artışı olarak yaşayacağız. Bu durumda gerçekleşen asgari ücret artışının enflasyon karşısında erimesinden endişeliyiz. Önemli olan belirlenen asgari ücretin bugünkü geçim şartları içinde işçinin ve ailesinin geçinmesine yetip yetmediğidir. Bir diğer senaryoya bakıldığında asgari ücret zammı ile maliyeti artan işveren mal ve hizmete zam yaparken enflasyonu evet tetikleyecek fakat bunun yanında artan maliyetler yanında işçi çıkarmaya yönelmesi işsizliğin artmasına da neden olacaktır. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ortamın şartlarıyla çok daha detaylı değerlendirilmesi gerekir. Çalışan, işveren ve devlet sacayağında herkese önemli sorumluluklar düşmektedir. Zaman kaybetmeden biran önce gerekli aksiyonların alınması gerekmektedir."

İDRİS DOĞRUL - BİSİAD BAŞKANI
"Moral vermek açısından konuya baktığımızda iyi oran verildi. Fakat denklemde şöyle bir şey var. Bir şeylerin acısı veya tatlısı biraz sürece bağlı olmak üzere gider. Kur baskısında bunu da çok iyi devam ettirmek ve sürekli hale getirmek zor. Burada iki tane konu var. Birisi kayıt dışı veya çalışan sayıların da bir azalmaya sebebiyet verir mi? Bizim bilişim üzerinde baktığımız zaman ki değerlerde bu yüzdelik rakamın maaşları yüksek olanlardaki nasıl yansıyacağı konusundaki tereddütleri de ortaya çıkarmış oldu. Çünkü beklentinin üzerinde bir zam yapıldı. Asgari ücret dışındaki maaşlara da, yüksek oranda ücret yansıtmak ve dengeleyici unsura oturtmak açıkçası zor. Bizim gibi teknoloji şirketlerinde personel çalıştıranlar içinde zor bir denkleme ve daha büyük bir maliyete doğru kucak açmış durumdayız. Enflasyon baskısı zamları kısa sürede geri getirirse eğer, bu yaptıkları zammın hiç bir anlamı olmaz. Açıklanan asgari ücret çalışan için sevindirici, işveren için şüpheli. KOBİ'lerimizi farklı değerlendiriyoruz. Örneğin lokanta, büfe gibi 1-2 çalışan veya 10 kişiye kadar çalışan yerlerdeki maliyeti karşılama riski ile binlerce kişi çalıştıranlar veya orta seviyede çalışanlar arasındaki bütün denklem bozuldu. Bu denklemi tekrar piyasanın oturtabilmesi zorlaştı. İşveren açısından kazanım gibi gözüküyor fakat bu kazanım değil. Vergi yükünün karşılığını bulamadık."