ARINÇ'TAN GAZETELERE İMRALI TEPKİSİ
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetelerin bölücü terör örgütünün haberlerini çarşaf çarşaf kullanmamaları gerektiğini söyledi.
2011.05.23 16:51 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Bursa Almira Otel'de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından düzenlenen yerel yapımcılar toplantısında konuşan Arınç, "Basının yadsınamaz bir görevi var. Bunu küçümsememeli. Ve sansür sayılabilecek baskı altına almamalı. Son zamanlarda Türkiye'de basın özgürlüğünün kısıtlandığı, bazı basın mensuplarının cezaevine girdiği yönünde hepimizi ilgilendiren bir tartışma var. Bu tartışmaya bir yerden dahil olabiliriz. Ama pek çok olayda yargı sürecinin işlediğini de bilmeliyiz. Biz basın mensubu
arkadaşlarımızın mutlaka basınla ilgili gazetecilik mesleğinden doğan hiçbir konuda zarar görmemesini, tutuklanmamasını, gözaltına alınmamasını, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar verilmemesini isteriz. Ama biliniz ki, bugün cezaevinde bulunan, sayısı değişiyor, 26-27 diyenler var, bizim elimizde tam rakamlar var. Bu arkadaşlarımızın haklarındaki suçlama maddeleri, Terörle Mücadele Kanunu ile ilgilidir. Yani Terörle Mücadele Kanunu'nda terör örgütüne üye olmak, terör örgütü lehinde propaganda yapmak,
eylemde bulunmak v.s. konuları terörle mücadele kanunu var oldukça bir ceza maddesi olarak işleyecektir" dedi.
Türkiye'nin terörlü mücadele ettiğinin altını çizen Arınç, "Bu konuda tavır gösterecek olan sizsiniz. Eğer diyeceksiniz ki, Terörle Mücadele Kanunu'nun kalkması ya da en azından gazetecilik sıfatını taşıyan bu insanların karşılaştıkları hukuki sonuç doğuracak eylemlerinden dolayı sorumlu olmamalarını, bunu diyebilirsiniz. Bunu derseniz, sizi sadece dinlerler. Ama karşılığında şunu söyleyen çıkacaktır; Türkiye terörle mücadele ediyor. Halen bu mücadelesinde yüzde 100 başarılı olmuş değil. Örgüt var. Örgüt
adına eylemde bulunanlar var. Ve bu eylemleri kolaylaştıran ve bu eylemlere yol açan, onların propagandasını yapan şunlar, şunlar da var. Ya bunları görmezden geleceksiniz, bu kanunu bu maddelerini bir şekilde çıkaracaksınız veya bu mücadeleyi zaafa uğratmamak adına bu kanun kalmalı, bu maddeler yürürlükte bulunmalı diyeceksiniz. Bence terörle mücadelenin Türkiye için arz ettiği önemi bildiğimize göre, gazetecilere düşen konu çarşaf çarşaf bu örgütün eylemlerini, eylemlerin sahiplerini birer kahraman haline
getirmek veya İmralı'dan konuşulduğu iddia edilen sözleri bir kahramanın ağzından nakletmek değil, ülkenin birlik ve bütünlüğüne çok daha fazla önem vererek, suç işlememeye dikkat etmektir. Türkiye öyle bir noktaya gelebilir ki, bugün artık bu konuna ihtiyaç kalmadı denebilecek bir noktayı buluruz. TCK'da değişiklikler yapılması amenna, buna katılıyorum, hazırlığını yaptım, Meclis'e de sevk ettim. Belirli olmayı gerektirecek bir düzenleme yaptık. Bu da maalesef Meclis'in kapanmasına yakın geldi. Destek
bulamadık. Dolayısıyla Meclis'in kapanmasıyla o da bir ölçüde kadük oldu. Ama inanıyorum ki, TCK'den doğan ceza tehdidini ortadan kaldırabiliriz. Ama Terörle Mücadele Kanunu'ndan dolayı onu da kaldırın diyenlere, gerekçelerinizi açıklayın demekten başka çaremiz yok. Biz, ülkenin karşı karşıya kaldığı temel korkulardan, endişelerden ve yaptığımız mücadelelerden çok zarar gürmüş bir topluluk olduğumuzu düşünüyorum" diye konuştu.
Arınç, internet haberciliği ile alakalı ise, "Hazirandan sonra internet medyasıyla alakalı bir kanun parlamentoda görüşülmeye başlanacak. Bu 7 maddelik bir kanunudur. Biz paylaşım sitelerini hesaba katmadık. Sadece haber portallarını dikkate alarak, onlara Basın Kanunu içerisinde özledikleri, bekledikleri yeri verdik. İnşallah yasalaştıracağız" dedi.
Toplantıya Bursa Milletvekili Hayrettin Çakmak ve Vali Şahabettin Harput, RTÜK Yönetim Kurulu Başkanı Davut Dursun, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengin de katıldı.