ARINÇ'TAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Bursa Milletvekili Bülent Arınç, Bursa Gazeteciler Cemiyeti organizesinde basın mensuplarıyla Uğur Mumcu Salonu'nda buluştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
2011.04.25 12:01 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
BÜLENT ARINÇ BASINLA BULUŞTU - FOTO GALERİ
Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, YGS'deki gelişmelerin kendilerini de çok rahatsız ettiğini, gençlerin büyük bir hevesle hazırlandığı sınavda böylesi yaşanan tersliklerin hem onları düş kırıklığına uğrattığını, kendilerini de üzdüğünü belirterek, "YGS'de savcılığın çalışması sonucunda varsa hata ve kusur ortaya çıkarılmalı. Suç işlenmişse bunun sorumluları en ağır cezalara maruz kalmalı, böyle bir sınavda yolsuzluk bağışlanmaz, kusur işlendiyse bunu yapanlar da cezalandırılmalı" dedi. Arınç, siyasi parti liderlerine güzel uslup çağrısı yaparken, "Meydanlar bazen farkıl şeyler söyletebiliyor. Bunları duymak istemiyoruz. Empati yapıldığında faydası ve getirisi yok. Sayın Bahçeli Lafonten masallarından bahseder gibi çakalları, bozkurtları çokça konuşmamalı" diye konuştu.
Ataevler'deki Bursa Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir süre Başkan Nuri Kolaylı ve yönetim kurulu üyeleriyle sohbet etti. Daha sonra arınç Basın Kültür Sarayı'ndaki basın müzesini gezdi. Bursa basını ile sohbet toplantısı da düzenleyen Bakan Arınç, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bir soru üzerine YGS ve Ales'de yaşanan sıkıntılara açıklık getiren Bülent Arınç, tatmin oldum veya olmadım kelimesinin tadını kaçırdığını ifade ederek, "Birileri o zamanki açıklamalara bakarak bu kelimeleri kullanmış olabilirler. Ama YGS'deki şifre iddiasıyla ilgili konu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılıyor. Başsavcı vekillerinden birisi görevlendirildi. Şifrenin kullanıldığı en son yer olan Meteksan matbaasında üç gün arama yapıldı. Bilirkişiler şifre konusunda arama yaptılar. Bunun bittiğini, bilirkişinin raporlarını yazıp savcılığa verilecek noktada olduğunu söylediler. Savcılığın çalışması sonucunda varsa hata kusur ortaya çıkarılmalı. Suç işlenmişse bunun sorumluları en ağır cezalara maruz kalmalı. Bu sınavlar çocuklarımızın önünde hayat boyu devam eden, onları stres içine sokan yarın endişesiyle tasalandıran konudur. Eğer böyle bir sınavda yolsuzluk yapıldıysa bağışlanmaz, kusur işlendiyse bunu yapanlar cezalandırılmalı. Bir daha çocuklar kalpleri müsterih sınava hazırlansınlar. Artık birilerinin şahsi açıklamalarından ziyade, savcılığın yaptığı incelemin sonuçlanmasını bekliyorum. Ales'deki konu farklı ve her zaman olabilecek konu. Soru kitapçıklarından az gelmiş. Başka yerden karşılamaya çalışmışlar. Orası da yeterli olmamış. Basılan kitaplar içinde bunu görebilirsiniz. İstendiğinde hemen karşılamaması çok büyük eksiklik. Açıklama yapıldı. Burada yolsuzluk; şifre veya benzeri usulsüzlekten bahsedilmiyor. Bunu telafi etmek mümkün. Bunların üst üste gelmesinin seçim öncesinde herkesi ilgilendirmesinin altında yatan amaç varsa, Türkiye hukuk devleti olduğuna göre bunu da araştırmak zorunda. Bizi çok rahatsız eden gelişmeler. Herkesin büyük bir hevesle hazırlandığı sınavda böylesi yaşanan tersliklerin gençleri düş kırıklığına ulaştırması bizi de üzüyor" dedi.
SİYASİ PARTİ LİDERLERİNE USLUP UYARISI
Bakan Arınç, siyasi liderlerinin son günlerdeki uslüpları hakkındaki bir soruya ise, uslüp seviyesinin sadece siyasette değil, her zaman toplumda gerekli olduğunu ifade ederek, "Siyasetçiler topluma örnek olması gereken insanlar. Onların tavır ve hareketleri toplumu olumlu olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla siyasetçilerin bir partiyi temsil etme iddiasında olan özellikle lider ve yakın kadroların usluplarının kırıcı olmaması, özel hayatları mukaddes sayması, birbirlerine hitap ederken birinci isimleri ya da sen diyerek kırıcı cümleler kullanmamaları gerekir. Bunları söylüyoruz, dikkat etmeye çalışıyoruz. Bazen dikkat etmediğimiz sonunda pişman olduğumuz sözler de kullanabiliyoruz. İyi, yapıcı, saygılı usluba hepimizin, Türkiye'nin daha fazla ihtiyacı var. Çakallar bozkurtlar tartışması doğru bir tartışma değil. Bunları kullanmamalıyız. Sayın Bahçeli Lafonten masallarından bahseder gibi çakalları bozkurtları çokça konuşmamalıyız. Sembol haline gelmiş, değerleri tahrik edici unsurun içinde olmamalıyız. Ecevit'in uslubuna çok önem verdim. O en keskin cümleleri bile saygısını bozmadan söyleyebilen konuşmasında bunlara çok dikkat eden liderdi. Rahmetli Ecevit'in Hüsamettin Özkan'la bulunduğu ortamda benim için fikirlerimiz ayrı ama uslubunuz hoşuma gidiyor demişti. Meydanlar bazen insanlara farklı şeyler söyletebiliyor. Bunları duymak istemiyoruz. Empati yapıldığında faydası ve getirisi yok. Bu sadece tahrik ediyor. Siyaset ortamının gergin olması, tahriklere yol açması da hem seçimin güvenliği, hem de seçime gölge düşürebilmesi açısından beni üzüyor. Sadeceli Bahçeli, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu bağlamında ele almayalım. Herkesin saygılı dil kullanmasında fayda var." diye konuştu.