Arınç öğrencilerle kahvaltıda buluştu
Bursa'daki üniversite öğrencileriyle kahvaltı yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Bizim hayatımız çetelerle, mafyalarla, demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyle geçti" dedi.
2011.06.04 17:09 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Holiday Inn Hotel'de üniversite öğrencileriyle kahvaltı yapan Bülent Arınç, "Bir kahvaltı sırasında, bana Yargıtay Başkanı'nın seçildiği haberi geldi. Çok sevdiğim bir arkadaşım, bir dostumun, yüksek yargının başına seçilmiş olmasından dolayı büyük bir sevinç duydum. Ve o anda birkaç cümle sarf ettim. Çünkü yurt arkadaşlığı çok önemli bir şeydir. Aynı dönemde öğrencilik yapmak insanın hayatında unutulmaz hatıraları taşır. Bu okul arkadaşlığından sonra belki bir ömür boyu devam edecek dostluklar
kurabilirsiniz. Siz de bunu doya doya yaşayın. En güzel dönemler, öğrencilik dönemleridir. Bu dönemlerden doya doya istifade edin. Tabii arkadaşımın Yargıtay Başkanı olmasını büyük bir sevinçle karşılayınca bu da gazetelere konu olmuş. Arkadaşımla benim aramda bir ilinti kurmaya çalışarak beni nasıl biliyorlarsa onu da öyle bilecek noktaya gelmişler. Bu kötü bir şey değil. Ama üniversite sırasındayken, arkadaşlıklarımızın, dostluklarımızın elbette görüş farklılığı taşıması doğaldır. Mesela eski HSYK Başkanı
Kadir Bey de benim sınıf arkadaşımdı. Birkaç yıl önce rahmete kavuşan Özdemir Özok Barolar Birliği Başkanı da benim okuldan, amfiden sıra arkadaşımdı. Benim onları hasretle anmam, onlardan sitayişle bahsetmemin bugünkü yaşanan olaylarla çok yakın ilgisi de olmayabilir. Ama aynı düşünceyi, aynı görüşü, aynı heyecanı paylaştığım bir insanın bugün çok yüksek noktaya seçilmiş olması elbette ki insana gurur veriyor. Sizler de yıllar sonra, 'Biz de bu arkadaşımızla bir aradayız' diyecekseniz. Ve yıllar sonra
arkadaşlarının de bürokraside, iş hayatında, akademisyenlikte belli yerlerde temayüz etmesini, adeta kendiniz o noktaya gelmiş gibi sevinçle karşılayacaksınız" dedi.
"TÜRKİYE'DE HUKUK DEVLETİ İLKELERİ HAYATA GEÇİRİLMELİDİR"
"Biz 68 kuşağının içinde yetiştik" diyen Arınç, "68'deki sokak olaylarının, toplumsal kavgaların, sağ-sol çekişmelerinin içerisinde yer aldık. Biz o zamanlar sağ kesimin içindeydik. Benim kurduğum derneğin ismi Milliyetçiler Güç Birliği Derneği'ydi. Çünkü o zaman çok keskindi hatlar. Çok şükür bugün sağ-sol kümeleşmesi veya kemikleşmesi tamamen ortadan kalktı da diyebiliriz. Biz eskiden, 'Komünistler Moskova'ya' diye bağırırken, onlar da, 'Faşistler kahrolsun' diye karşılık veriyorlardı. Birbirimizi
Kızılay'da yakaladığımızda elimizdeki sopalarla birbirimizin kafasına vuruyorduk. Büyüklerimiz bizi bu olaylardan uzak tutmaya çalıştı. Daha çok okumaya, araştırmaya, sohbetlere yönelttiler. Karşıdaki insanların bize düşman olmadığını öğütlediler. 'Birileri ülkede ortalığı karıştırıyor, bizi kardırmaya çalışıyorlar. Biz kırılmayacağız. Biz Türkiye'nin geleceğiyiz' inancıyla hareket ettik. Çok şükür Özal ve arkadaşlarının Türkiye'yi kavgasız çekişmesiz bir noktaya dönüştürme girişimi başarılı oldu. Bu
şu demek değil. Gençler fikir sahibi olmasınlar. Yani savaşmasınlar, sevişsinler mantığıyla ortalığın süt liman hale gelmesini arzu edenler vardı, bu da geçerli olmadı. Geçerli olan, doğru olan şey, kavga etmeden fikirlerimizin konuşulmasıdır, Türkiye'nin kendi içerisinde büyümesi ve toplumsal barışın korunmasıdır. Bir hukuk devleti olarak Türkiye'de hukuk devleti ilkeleri hayata geçirilmelidir" diye konuştu.
"KUTUPLAŞMALAR SÜREKLİ TAHRİK EDİLİYOR"
Arınç, gençliğinde çok kitap okuduğunu anlatarak, "Çok kitap okuyun, kitabı elinizden düşürmeyin. Benim üniversitedeki en büyük hastalığım cinnet derecesinde kitap okumaktı. Ama şimdi o günleri özlüyorum. Çünkü elime gazeteden başka bir şey alamaz hale geldim. Günlük haberlerle ne var diye gazeteye bakıyorum. Onlar da o kadar çok ki, o kadar değişik şeyler yazıyorlar ki, onları okurken kitap okuyamıyoruz. Siz biraz gazeteden uzak kalın" dedi.
Geçmişten bu yana ülkede kutuplaşmaların sürekli tahrik edildiğini belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk-Kürt çatışması sürekli tahrik edilmiştir. Alevi-Sünni tartışması sürekli tahrik edilmiştir. Düşmanlıklar daha da çok güçlendirilmiştir ki bu kavga ve çatışmalar devam etsin. Ve ülkedeki sıkıntılar bir türlü bitmesin. Hep iç hem dış mihraklar bu çatışmaları her zaman körüklemişlerdir. Ayrımcılık yapılır, kadınlar arasında başı örtülüler-başı açıklar, üniversitelere başı kapalılar giremez,
şunlar girer. Bunlar ülkede toplumu birbirine karşı kutuplaştıran ve insanları birbirine daha farklı konumlarla 1.-sınıf 10. sınıf haline getiren farklı uygulamalardır. Bunlardan bu dönemde olabildiğince uzaklaştık."
"BAŞBAKAN'IN ÖZÜR DİLEMESİNİ BEKLEYENLER AVUÇLARINI YALADI"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'daki çıkışını da değerlendiren Devlet Bakanı Arınç, "O gece Türkiye'de birilerinin huzuru kaçtı. Bunlar işadamlarıydı. Şöhretli gazetelerin köşe yazarlarıydı ve 'monşer' sıfatını fazlasıyla hak eden diplomatlarımızdı. Bu ne sorumsuzluktur? Başbakan bunu söyledi. Şimdi İsrail ile olan ilişkilerimiz zedelenecek. Amerika bize düşman olacak, telefonlarımıza çıkmayacak. Ekonomi batacak, mahvolduk, öldük, bittik. Hatta gazetelerine başlıklar hazırladılar. Ben bizzat o
gazetelerin patronlarından bunu işittim. Yani Şimon Peres'den daha çok üzüldüler bizimkiler. Herkes çok şaşkındı. Türkiye'ye özür mü dileteceklerdi? Türkiye'nin Başbakanı'nı görevinden atacaklar mıydı? Kimisi de böyle iddia ediyordu çünkü. Ama bu birilerinin işine gelmedi. 'Göreceksiniz, Tayyip Erdoğan'ın yerinde yeller esecek' diyenler de vardı. Rabbimize şükürler olsun ki, onlar bu kaygıyı taşırken bu olaydan bir saat sonra Şimon Peres'den özür geldi. Onlar özür dilediler. Türkiye'nin Başbakanı'nın özür
dilemesini bekleyenler avuçlarını yaladılar" dedi.
"HAYATIMIZ ÇETELER, MAFYALAR VE DEMOKRASİ DÜŞMANLARIYLA MÜCADELEYLE GEÇTİ"
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokrasi düşmanlarıyla biz 8.5 yıldır mücadele ediyoruz. Seçilmiş hükümetleri devirmeye, anayasayı ortadan kaldırmaya, sivil insanları bombalamaya, bunun için palanlar yapmaya teşebbüs edenlerle mücadele ediyoruz. Sizin dualarınız olmasa biz ayakta duramazdık. Daha dün yayınlanan belgeyi hepiniz okudunuz. Genelkurmay Başkanı Anavatan Partisi'nin Genel Başkanı'na diyor ki, 'Eğer bunlardan bir tanesi seçilirse biz şunu şunu yapacağız.' O bir taneden birisi de benim. Hakkımda çok şey yazılıp söylenmiş
olabilir. Ama hayatımız bizim çetelerle, mafyalarla, demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyle geçti. Bundan sonra da böyle olacak."
Konuşmalarının ardından, öğrenciler Arınç ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.