Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp raporu çıktı
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde evinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, Adli Tıp Kurumunun hazırladığı yeni raporla ölüm nedenine ilişkin değerlendirmeler yeniden gündeme geldi. Denizolgun'un mezarından alınan örnekler üzerinde gerçekleştirilen incelemeler, ağır metal analizleri ve otopsi bulgularının birlikte değerlendirilmesi sonucunda ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından kaynaklandığı kanaatine varıldı.
2026.11.05 19:33 - Son Güncellenme: 2026.11.05 19:33 - Güncel - AA
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen incelemelerde, Denizolgun'un zehirlenerek ya da herhangi bir travmatik müdahale sonucunda hayatını kaybettiğine ilişkin tıbbi bulguya rastlanmadığı bildirildi. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, ölümün meydana geliş şekline ilişkin daha önceki bulgular da yeniden ele alındı.
Arif Ahmet Denizolgun'un Ölümüne İlişkin Adli Tıp İncelemesi
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016 tarihinde evinde ölü bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından kapsamlı inceleme gerçekleştirilmiş, ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla radyolojik görüntüleme, ölü muayenesi ve otopsi işlemleri yapılmıştı.
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde 8 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştirilen işlemler sırasında Denizolgun'dan biyolojik, toksikolojik ve histopatolojik incelemelerde kullanılmak üzere çeşitli örnekler alınmıştı. Söz konusu örnekler, ölümün nedenini ortaya çıkarmak amacıyla farklı laboratuvar incelemelerine tabi tutulmuştu.
Radyolojik görüntüleme sonuçları, otopsi bulguları ve alınan örneklerin laboratuvar analizleri birlikte değerlendirilmişti. Yapılan çalışmaların ardından hazırlanan ilk raporda, Denizolgun'un ölümünün travmatik olmayan, patolojik bir beyin kanaması sonucunda meydana geldiği yönünde kanaat bildirilmişti. 17 Ekim 2016 tarihinde tamamlanan bu rapor, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Denizolgun'un Mezarı Açılarak Yeniden İnceleme Yapıldı
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, ölüm nedenine ilişkin değerlendirmelerin ayrıntılı biçimde yapılabilmesi amacıyla Denizolgun'un mezarı açıldı. 19 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemi sırasında mezardan kemik, doku ve toprak örnekleri alındı. Elde edilen materyaller, Adli Tıp Kurumunda kapsamlı analizlerden geçirildi.
Hazırlanan raporda, mezardan çıkarılan kemik örnekleri ile mezar içerisinden alınan toprak numunelerinde çeşitli ağır metallere rastlandığı belirtildi. Analizlerde molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum tespit edildi. Ayrıca incelenen kemik parçalarından birinde bu maddelere ek olarak antimon da belirlendi.
Bununla birlikte, söz konusu maddelerin tespit edilmesi tek başına zehirlenme bulgusu olarak değerlendirilmedi. Adli Tıp Kurumunun raporunda, Denizolgun'un otopsisinde ve mezar açma işlemi kapsamında elde edilen dokularında belirlenen ağır metal miktarlarının normal düzeylerde olduğu ifade edildi. Zehirlenme ihtimalinin değerlendirilmesinde bu analizlerin yanı sıra diğer toksikolojik incelemelerin sonuçları da dikkate alındı.
Boyun Bölgesindeki Kırıkların Nedeni Raporda Açıklandı
Fethi kabir işlemi sırasında alınan örnekler üzerinde yapılan incelemelerde boyun bölgesine ilişkin bulgular da ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Boyun kıkırdağı ve boyun kemiği parçaları stereomikroskopik incelemeye tabi tutuldu.
İncelemelerde boyun kemiğinin gövdesinin sağlam olduğu, boyun kıkırdağının ise büyük ölçüde kalsifiye olduğu belirlendi. Kalsifikasyonun tamamlanmamış olmasına bağlı olarak dokuda petek benzeri bir görünüm bulunduğu, bazı bölgelerde doku kayıpları ile kırık hatlarının görüldüğü aktarıldı.
Adli Tıp Kurumunun değerlendirmesinde, tiroid kıkırdağında belirlenen kırığın oluşum zamanı ve nedeni de ele alındı. Raporda, söz konusu kırığın Denizolgun'un mezara defnedilmesi veya mezardan çıkarılması sırasında meydana gelmiş olabileceği belirtildi. Böylece boyun bölgesindeki bulguların ölüm öncesinde gerçekleşmiş bir müdahaleyi gösterdiğine ilişkin tıbbi bir değerlendirme yapılmadı.