'Arı' yerine 'ayı' ne zaman sakıncalı?
Konuşmaya yeni başlayan bir çocuğun 'arı' yerine 'ayı', 'kar' yerine 'kay' demesi ailelere sevimli görünür ama bu durum yaş ilerledikçe düzelmiyorsa önemli bir dil ve konuşma bozukluğu habercisi olabilir.
2013.09.25 10:32 - Son Güncellenme: 2013.09.25 10:35 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Dil ve Konuşma Terapisti Sümeyra Öztürk'e göre, başlangıçta sevimli olan ancak yaş ilerledikçe düzelmeyen konuşma bozuklukları, özellikle okul döneminde çocukların başarılarını ve psikolojilerini olumsuz etkileyebiliyor. Öztürk, sık görülen dil ve konuşma bozukluklarını şöyle özetliyor:
Dil Bozukluğu: Çocuğun söyleneni anlamada ve kendisini ifade etmede güçlük yaşamasıdır. Dil bozukluğu olan çocuklar yaşıtlarına göre daha kısa cümleler kurar, ekleri yanlış kullanır ya da hiç kullanmazlar. Bu çocukların sözcük dağarcığı sınırlıdır ve harfleri (sesleri) doğru sesletmede sorun yaşarlar.
Sesletim Bozukluğu: Çocuğun harfleri (sesleri) doğru şekilde üretememesi ya da yerine başka bir harf (ses) üretmesidir. Örneğin çocuk "s" sesini sesletemediği için "sarı" yerine "tarı" diyerek; daha kolay seslettiği "t" sesini koyar.
Fonolojik Bozukluk: Harfler çocuğun zihninde yanlış şekilde kodlanmıştır. Çocuk konuşurken sesleri birbirinin yerine kullanır, ses düşürür (atar), ses ekler ve seslerin yerini değiştirir. Çoğunlukla yapılan hatalar tutarsızdır. Örneğin çocuk "kapı" yerine "tapı" derken, bir başka durumda "tapı" yerine "kapı" sözcüğünü kullanabilmektir.
Kekemelik: Çocuğun konuşma akıcılığının ve ritminin ses, hece ve sözcük tekrarları, eklemeler, uzatmalar ve bloklarla kesintiye uğramasıdır. Örneğin çocuk "kivi" yerine "kikikivi" ya da "kiiiivi" der.
Ses Bozukluğu: Üretilen sesin perde, rezonans ve yükseklik kalitesindeki bozulmadır. Örneğin ses kısık ya da kesik kesik çıkabilir. Çocuğun sesi burundan konuşuyormuş gibi ya da gripmiş gibi duyulabilir. Konuşmanın başında ses normal çıksa da konuşmanın sonlarına doğru kısılabilir. Ses bozukluğu; çok konuşan, bağırarak konuşan ve çok ağlayan çocuklarda daha sık görülür.
Öztürk, hangi durumlarda bir uzmandan yardım almak gerektiği konusuna açıklık getiriyor: "Çocuk, okuma ve yazma öğrenirken zorlanıyorsa, söyledikleri çevresindekiler tarafından anlaşılmıyorsa, okula devam etmek istemiyorsa, ödev yaparken zorlanıyorsa, anlatımı güçsüzse, kendisine söylenileni anlamada güçlük çekiyorsa, derslerde zorlanıyorsa, akademik başarısı yaşıtlarının gerisindeyse dil ve konuşma güçlüğünden şüphe etmek gerekir."