Anne babası kilolu olan bireyde obezite riski artıyor
Rommer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Alp, annesi kilolu olan bir bireyin ileride obozite olma ihtimalinin yüzde 75, babası kilolu olanın obezite olma ihtimalinin ise yüzde 25 arttığına dikkat çekti. Türkiye toplam nüfusunun yüzde 16,7'sinin obezite olduğuna vurgu yapan Gözde Alp, "Bunun yanında insanlarımızın sadece yüzde 45'i normal değerlere sahip diğerleri ya çok zayıf yâda hafif kilolu" şeklinde konuştu.
2013.05.03 15:14 - Son Güncellenme: 2013.05.03 15:14 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Rommer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Alp tarafından, BEKAYDER (Bursa Esnaf Kadınlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) üyelerine obezite ile ilgili bilgilendirme semineri verildi. Bursa Kent Konseyi desteğiyle Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen seminerde obezitenin nedenleri ve tedavi yöntemleri anlatıldı. Seminerin sonunda BEKAYDER Başkanı Hacer Özyürek ve BKK Sağlık İşleri Başkanı Mecbure Altun tarafından Gözde Alp'e teşekkür belgesi verildi.
Obezitenin birçok nedeni arasında en önemli nedeninin genetik olduğunu belirten Rommer Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Alp, "Annesi kilolu olan bir bireyin ileride obozite olma ihtimali yüzde 75 artıyor. Babası kilolu ise o da yüzde 25 etkili oluyor" dedi. Alp, obezitenin yaş, cinsiyet, kültür ve ilerleyen teknoloji gibi nedenler ile fiziksel aktivitenin azalması sonucu daha da yaygınlaştığını dikkat çekerken, "Türkiye'de ki obezite oranı yüzde 16,7'lere ulaştı. Bunun yanında insanlarımızın sadece yüzde 45'i normal değerlere sahip diğerleri ya çok zayıf yâda hafif kilolu" dedi.
KİLO VERMELERİ DAHADA ZORLAŞIYOR
Moda diyetler yaparak 2-3 haftada 5-10 veya daha fazla kilo vermenin ise sevindirici değil, üzücü bir durum olduğuna dikkat çeken Alp, şok diyet olarak nitelendirilen diyetlerin vücuttaki yağ miktarında değil su ve kas miktarında kayıplar yarattığını söyledi. Alp, "Bu diyetler ileride tekrar kilo artışına neden oluyor. Durum böyle olduğunda bireylerin kilo vermeleri daha da zorlaşıyor" şeklinde konuştu.
DAVRANIŞ TEDAVİSİNDE BAŞARI ORANI DAHA FAZLA
Davranış tedavisi, ilaç tedavisi ve cerrahi yöntem gibi 3 çeşit tedavi yöntemi olduğuna vurgu yapan Alp, davranış tedavisi yönteminde başarı oranının daha fazla olduğuna işaret etti. Alp, "Bu tedavi yöntemi içerinde beslenme değişikliği, fiziksel aktiviteyi arttırmak var. Kısaca sağlıklı seçimler yapmak davranış tedavisinin temeli" şeklinde konuştu. Yasaksız bir diyet yapmanın dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Alp, "Kilo vermelerin kalıcı olabilmesi için çok sevdikleri yiyecekleri diyetten çıkartmak yerine, hangi miktarlarda tüketilmesi gerektiği öğrenilmeli. Böylelikle kilo alıp-verme kısır döngüsüne girilmez ve verilen kilolar kalıcı olur" diye konuştu.