Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararı mahkemelik oldu

Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararı mahkemelik oldu

Cinsel içerikli bazı görüntülerinin internette dolaştığı duyumu üzerine devlet memurluğundan çıkarılan kadın, yaptığı bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince verilen kararda yer alan açık kimliğinin mahkeme sitesinden ve Resmi Gazete'den kaldırılması istemiyle dava açtı.

2016.06.15 09:37 - Son Güncellenme: 2016.06.15 10:19 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararı mahkemelik oldu

Özel hayatın gizliliğinin ihlali iddiasıyla bireysel  başvuruda bulunan kadın,Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararında açık  kimliğinin yer alması nedeniyle bu kez Yüksek Mahkemeye dava açtı. 

Cinsel içerikli bazı görüntülerinin internette dolaştığı duyumu  üzerine devlet memurluğundan çıkarılan kadın, yaptığı bireysel başvuru sonucunda  Anayasa Mahkemesince verilen kararda yer alan açık kimliğinin mahkeme sitesinden  ve Resmi Gazete'den kaldırılması istemiyle dava açtı. Ankara 4. İdare Mahkemesi,  kadının açtığı davayı incelenmeksizin reddetti, Danıştay 10. Dairesi ise idare  mahkemesinin kararını bozdu.

Cinsel içerikli bazı görüntülerinin internette dolaştığı duyumu  üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu devlet memurluğundan  çıkarma cezası alan kadın, haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin  tespitiyle yeniden yargılama yapılmasına ve uğradığı manevi zararın tazminine  karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Kadın, başvuru dilekçesinde kimliğinin gizli tutulmasını talep etti  ancak Yüksek Mahkeme, bu talebi tüzüğündeki, "Kimliğin saklı tutulması talepleri  ancak istisnai durumlarda ve gerekçesi haklı bulunursa kabul edilecektir." hükmü gereği reddetti.

Başvuruyu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, kadının Anayasa'nın 20.  maddesinde güvence altına alınan "özel hayatın gizliliği" hakkının ihlal  edildiğine karar vererek, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için  yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine  hükmetti.

Ancak Anayasa Mahkemesinin bu kararı, başvurucu kadının açık kimliği  ve kimliğini belli eden bilgilerle mahkemenin sitesinde ve Resmi Gazete'de  yayımlandı.

Bunun üzerine kadın, yaptığı bireysel başvuru sonucunda verilen  kararda açık kimliği ve kimliğini belli eden bilgilerin yer aldığını, bu nedenle  kararın Anayasa Mahkemesinin ve Resmi Gazete'nin internet erişimine açık arşivi  başta olmak üzere kamuya açık tüm kaynaklardan kaldırılması istemiyle dava açtı.

Davaya bakan Ankara 4. İdare Mahkemesi, başvuruyu incelenmeksizin  reddetti. Mahkemenin kararında, davacının kimlik bilgilerinin ve kimliğini açık  eden tüm bilgilerin, yargı kararı uyarınca yayımlandığı belirtildi.

Davacının gizlilik talebinin ilgili bireysel başvuru dosyasında  değerlendirildiği ve kabul edilmediği hatırlatılan kararda, bu kararın yargısal  nitelikli olduğu, idari işlem niteliğinde ayrıca işlem tesis edilmediği  kaydedildi. Kararda, "Davacının başvurusunun da söz konusu yargı kararının  kaldırılması istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, olayda idari davaya konu  olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın  incelenmeksizin reddine karar verilmiştir." denildi.

Davacı kadın, Ankara 4. İdare Mahkemesinin kararını temyiz etti.

Temyiz istemini görüşen Danıştay 10. Dairesi, yerel mahkemenin  kararını bozdu.

Dairenin kararında, yargılama sürecindeki gizlilik talebinin reddi  kararı ve buna ilişkin oylama çizelgesinin yargısal işlemlerden olduğu, bu tür  yargısal işlemlerin idari davaya konu edilemeyeceği bildirildi.

Bununla birlikte yargı organının, önüne gelen uyuşmazlıkta nihai  kararını verdikten sonra davadan el çektiği, bu aşamadan sonra kararın nasıl ve  ne şekilde yayımlanacağının yargılama sürecinden ayrılan işlem ve faaliyetlerle  belirlendiği anlatıldı.

Anayasa Mahkemesinin, davacının bireysel başvurusu hakkında verdiği  nihai kararla yargılama safhasının sona erdiği ancak bu kararın Resmi Gazete'de  ve mahkemenin internet sitesinde yayımlanacağına dair bir ifadeye yer verilmediği  kaydedildi.

Kararda, davalı idarenin temyize karşı savunmasında, "Kararın, 2.  Bölüm başkanınca takdir edilerek, Resmi Gazete'de yayımlanmasının öngörülmesi  üzerine yayımlandığı" yönündeki ifadenin de kararın yayımlanması aşamasının,  yargılama sürecinden farklı bir aşama olduğunu, yayımlamaya ilişkin sürecin idari  karar ve işlemlerle gerçekleştirildiğini teyit ettiği vurgulandı.

Kararda, şöyle denildi:

"Buna göre, davacının bireysel başvurusu hakkındaki kararın  yayımlanmasına ilişkin işlem, yargı fonksiyonunun yerine getirilmesi kapsamında  tesis edilen yargısal işlem değil, aksine idari bir işlem olduğundan, davacının  açık kimliği ve kimliğini belli eden bilgilerin yer aldığı kararın, Anayasa  Mahkemesinin ve Resmi Gazete'nin internet erişimine açık arşivi başta olmak üzere  kamuya açık tüm kaynaklardan kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen  reddi işleminin de bir idari işlem olduğu, dolayısıyla idari davaya konu  edilebileceği sonucuna varılmaktadır.

 Bu durumda uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi  gerekirken, davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen mahkeme kararında  hukuki isabet görülmemiştir."

 

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2016.06.15 09:37 - Son Güncellenme: 2016.06.15 10:19 - HABER MERKEZİ
A