Almanya'daki Türkler diken üstünde
Almanya'daki ırkçı PEGIDA'nın, destekçi sayısını her hafta nasıl ikiye katladığı tartışılırken bazı kesimler Alman istihbaratının "misyonu dolan" NSU yerine daha az ırkçı görünümlü PEGIDA'yı kurduğunu düşünüyor. Buna uygun olarak Neo-Nazi örgütlenmesi de yeni bir "soft" tarz geliştirdi.
2015.01.03 11:00 - Son Güncellenme: 2015.01.03 11:01 - Dünya - HABER MERKEZİ
Son birkaç aydan beridir Amanya'da her Pazartesi ırkçı ve yabancı karşıtı gösteri organize eden PEGIDA örgütü (Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar), ilk hafta 300 olan destekçi sayısını birkaç hafta içinde 17 bine çıkartmayı başardı. Bu Pazartesi yeni bir gösteriye daha hazırlanan örgütün bu kadar kısa sürede nasıl güçlenebildiği tartışılıyor.
'EKONOMİ MÜLTECİLERİ'
Örgütün lideri Lutz Bachmann Türklere düşman olmadığını sadece ülkeye gelen "ekonomi mültecilerini" istemediğini, bunların Alman sosyal devletinin imkanlarından haksız yere faydalanmasına karşı çıktığını öne sürüyor. Ancak bu "ılımlı" söylemleri PEGIDA'yı ırkçı bir örgüt olmaktan kurtarmıyor. Bazı kesimler bu örgütün de tıpkı NSU gibi vakti gelince "piyasaya sürülen", misyonu tamamlanınca da dağıtılacak olan bir Alman İstihbaratı ürünü olduğu görüşünde. PEGIDA neo-Nazilerle ilgisinin olmadığını savunsa da bugüne kadar "korkutucu", toplumdan dışlanan bir tarz benimseyen neo-Nazileri artık PEGIDA üyelerinden ayırmak güç. Çünkü neo-Naziler, yepyeni bir sosyal tarz değişikliğine gittiler. Neo-Naziler, Alman toplumunda daha geniş kesimlere nüfuz edebilmek için "onlardan biri" gibi davranma kuralları geliştirdi. Bu tarz değişikliği arasında şunlar yer alıyor: Artık saçlar kazınmıyor, dazlak tarzı terkediliyor. Korkutucu "Hipster" giyim tarzı yerine "Nipster" yani daha normal giyim tarzı benimseniyor.
'ALMAN OLMAK ÇOK COOL'
Doğrudan ırkçı söylem yerine, üzerinde "Alman olmak çok cool" yazılı t-şörtler giyilerek çocukları etkilemek hedefleniyor. Vejeteryan yemek tarzı benimseniyor. Hatta bazı neo-Nazi gruplar Youtube'dan vejeteryan yemek tarifi dahi yayınlıyor. Alkol ve uyuşturucuya mesafe konuyor. İşsiz gençlere iş bulma kampanyaları düzenleniyor.
İsveç alarmda
İsveç'in farklı şehirlerinde son haftalarda yaşanan cami kundaklamaları, binlerce kişi tarafından protesto edildi. Stockholm'de yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı protestoda polis güvenlik önlemleri aldı. Olaysız geçen protestoya katılan İsveç Kültür Bakanı Alice Bah Kuhnke, hükümetin gelecek ay İslamofobi'ye karşı önlemler alacağını söyledi. Protestoları, İsveç Müslüman Konseyi (SMC) ve İsveç Genç Müslümanları (SUM) gibi grupların da aralarında bulunduğu 40'tan fazla grup düzenledi. Stockolhm'ün kuzeyindeki Uppsala şehrinde yapılan protestoda konuşan Yerel Yönetimler Bakanı Ardalan Shekarabi de, "İnsanların camilere gitmekten korkmasının dini özgürlüğe karşı tehdit olduğunu" söyledi. Uppsala kentinde yılbaşı sabahı bir cami daha kundaklanmış, bu cami bir hafta içinde ülkede kundaklananı üçüncü cami olmuştu.
Kasabın sabıkalı oğlu
Bir kasabın oğlu olarak 1972'de dünyaya gelen ve uyuşturucu ticaretinden sabıkalı PEGIDA lideri Lutz Bachmann Türklere düşman olmadığını sadece ülkeye gelen "ekonomi mültecilerine" karşı olduğunu, bunların Alman sosyal devletinin imkanlarından haksız yere faydalanmasına karşı çıktığını öne sürüyor. En yakın arkadaşlarından birinin Türk olduğunu sıkça vurguluyor. Bachmann'ın yakın zaman önce yapılan düğününde sağdıcının da en yakın Türk arkadaşı olduğunu vurguluyor.
Düğmeye basıldı Türkler tedirgin
Avrupa'da hızla yayılan İslamofobi, ırkçılık eylemleri Türkleri tedirgin ediyor. Özellikle Almanya ve İsveç'te baskılar tavan yapmış durumda. Camilerin yakılmaya başlanması başta Türkler olmak üzere Müslümanları tedirgin ediyor. AKŞAM konuyu Almanya'da yaşananları Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Başkanı Süleyman Çelik'e İsveç'te yaşananları İsveç Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı Hasan Dölek'e sordu. Ortak kanı derin güçler düğmeye bastı. Avrupa'da Türk ve İslam karşıtlığı medya desteği ile körükleniyor.
ALMAN MEDYASI DİREKTİF ALIYOR
Türkler küçük çaplı başlayan eylemlerin kitlesel boyuta ulaşmasından tedirgin. Dölek, İsveç'in 100 yıllık örnek demokrasi tarihinde ilk kez 8 yıl boyunca sağcı partinin iktidar olduğunu ve ilk kez bir ırkçı partinin üçüncü büyük parti haline geldiğini ifade ederek "Almanya'daki NSU vakasına benzer olaylar yaşanmasından korkuyoruz" dedi. Çelik ise, gelinen noktası Alman medyasının bir yerlerden direktif aldığını düşünüyorum" diye özetledi ve Türklerin bu ülkede tedirgin olduğunu söyledi.
Dönerci aileye ırkçı saldırı
Son dönemde İslam ve göçmen karşıtı hareketlerin taban bulduğu Almanya'dan endişe verici bir haber geldi. Pforzheim kentinde Türk ailenin işlettiği dönerci dükkanı yılbaşı gecesi saldırıya uğradı. İçeride bulunan 8 kişiye darp eden saldırganlar, işyeri sahibini kolundan bıçakladı.
'DÜN TUĞÇE, BUGÜN İBRAHİM'
Saldırıda yaralanan Kural, dükkanın kapalı olduğu ve kendilerinin içeride yemek yedikleri sırada 4 kişinin içeri girmek istediğini, "hayır" yanıtı vermelerinin ardından ise grubun dükkana zarar verip, kendisini de kolundan bıçakladıktan sonra kaçtıklarını söyledi. İbrahim Kural'ın eşi Hatice Kural, "Dün Tuğçe, bugün İbrahim, yarın kim? Saldırıyı kınıyorum. Yetkililer bunlara çözüm bulsun" dedi. İddiaya göre alkollü olan grup "pis Türkler" diye bağırdı ve ırkçıların simgesi olan amblemleri gösterdi.