Albay'dan şok ifade! 'Yaptığım suç değil'

Albay'dan şok ifade! 'Yaptığım suç değil'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Sakarya 1. Motorlu Piyade Tugay Komutan Vekili Piyade Kurmay Albay Uğur Coşkun'un, savcılıktaki ifadesinde "Yaptığımın suç olduğunu düşünmediğim için pişman değilim." dediği öğrenildi.

2016.07.21 08:19 - Son Güncellenme: 2016.07.21 08:23 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Albay'dan şok ifade! 'Yaptığım suç değil'
03:45 Sakarya'da darbe soruşturmasında 62 kişi tutuklandı

İLGİLİ VİDEO

Sakarya'da darbe soruşturmasında 62 kişi tutuklandı

Coşkun, ifadesinde, temmuz ayı başında bu göreve atandığını, yaklaşık  1 haftadır bu görevi ifa ettiğini belirtti.

 "Sıkı yönetim direktifi" olarak birliğe gelen gizli ibareli yazıyı  kışladaki tüm personele okuduğunu, kentteki diğer birliklere de telefonla  iletildiğini ifade eden Coşkun, birliğin verilecek görev için hazır olması  istendiğinde ani müdahale mangası, hazır kıta ve nizamiye nöbetçi personeline  silah ve mermi dağıtımı yapıldığını, Elmasağa ve Seymen kışlasından da zırhlı  personel taşıyıcı araç ve gönderebilecekleri kadar tank gönderilmesi talimatını  verdiğini aktardı.

Coşkun, "Bu zırhlı araçlar Valiliğin bulunduğu mevkiye gelemediler,  geldikleri mevkinin Serdivan civarında olduğunu biliyorum çünkü trafik ve  vatandaşın yolu kapatması dolayısıyla gelmediler. Emrimdeki personele direktifte  belirtilen çerçevede öncelikle güvenlik önlemlerinin alınması, bölgenin kontrol  altına alınması, daha sonra tahliye edilmesi ve direnişte bulunulması durumunda  uyarı atışında bulunmasını, direnişte ısrar edilmesi ve hatta kendilerine  saldırıda bulunulması durumunda askerin silah kullanma yetkisi çerçevesinde ateş  edebileceklerini söyledim. Bu talimat doğrultusunda Valilik önünde görevli  Binbaşı Ali Şahin, Yarbay Alaattin Baştan ve Albay Ahmet Üzer'in açıklamış  olduğum hususlar doğrultusunda ateş ettiklerini düşünüyorum." diye konuştu.

 "Emri yerine getirmeye çalıştık"

 Coşkun, olay sırasında komuta kademesinin başı olarak birlik  içerisinde kaldığını, yanındaki rütbeli karargah personeli ve merkez kışlanın  emniyet unsurları olan rütbeli ve rütbesiz askerler hariç bütün kışladaki  birliği, Valilik yerleşkesine yönlendirdiğini ifade ederek, "Gözaltına alınacak  kişilerle ilgili değerlendirmeyi, yönetime el konulması durumunda Sıkıyönetim  Komutanı olarak görevlendirilecek kişi yapacaktı. Darbe girişiminin, Genelkurmay Başkanlığı komuta kademesi tarafından gerçekleştirildiğini düşündüğümüz için bu  emri yerine getirmeye çalıştık." dedi.

 "Pişman değilim"

Coşkun, yapmış olduğu faaliyetin emir komuta silsilesi içerisinde  verilen bir emir olduğunu düşündüğünü savunarak, ifadesinde şunları söyledi:

Yaptığımın suç olduğunu düşünmediğim için pişman değilim. Binbaşı Ali  Şahin, Yarbay Alaattin Baştan ve Albay Ahmet Üzer'e topluluğun üzerine 'ateş  edin' şeklinde talimat vermedim. Sıkı yönetim direktifiyle ilgili darbe öncesi  Sakarya'da görevli rütbeli personelle darbeye ilişkin herhangi bir toplantıya  katılmadım. Bu darbe girişimiyle ilgili daha önceden bir hazırlık ve planlama  yapılmadı."

"Vatandaşa doğru ateş etmemizi söyledi" 

Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol ve yurt  dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılan piyade er M.K, 15 Temmuz akşamı  "tatbikat var" denilerek askeri araca bindirildiklerini ve Çark Kışlası'na  götürüldüklerini belirtti.

Bir süre burada bekledikten sonra yola çıktıklarını ifade eden M.K,  "Nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Binerken Muammer uzman şoföre öndeki aracı takip  etmesini söyledi. Biz dışarıdaki aracı görmedik. Zira ZPT'nin içindeydik. Biz  hala tatbikatın içerisinde olduğumuzu zannediyorduk. Araçtan indiğimizde  Valiliğin önünde olduğumuzu gördük. Burada Murat Yaşa uzman bize, 'Olay ciddiye  bindi, işin ciddiyetini anlayın, dikkatli olun' dedi. Şarjörlerimizi Valiliğin  önünde silahlara taktık." şeklinde konuştu.

Sabaha kadar Valilik çatısında beklemişler

Albay Üzer'in, MG3'lerle ateş emri verdiğini öne süren M.K, "Bize  MG3'ü kurmamızı, gerekirse havaya ve vatandaşa doğru ateş etmemizi söyledi.  Özellikle MG3'çü İbrahim'e halkı görebileceği hakim bir noktaya, MG3'ü kurup  halka doğru ateş etmesini söyledi. Biz ateş etmedik. Daha sonra iyice  kalabalıklaştı. Biz içeriye girip, Valiliğin çatısına çıkıp oraya saklandık.  Sabahleyin de kışladan bir arkadaşımızı aradık. Yerimizi söyledik. O da polisi  aradı ve polis de bizi aldı." dedi.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma Yarbay İlhan Aysan,  ifadesinde 2009 yılından beri İl Jandarma Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürü  olarak görev yaptığını söyledi.

Aysan, darbe girişiminin olduğu gece Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş  ile görüşerek yanına gittiğini belirterek, "Makamda bir süre oturdum. Beni odaya  çağırdı. 'Neden telefonlarıma bakmadın.' dedi. Ben de beni aldattılar dedim ama  ben gelmek istedim, emrinizdeyim dedim." diye konuştu.

İlhan Aysan, Vali Coş'un kendisine "Emniyete geç, hatanı telafi et.  Emniyet Müdürü ile müşterek gözaltına alınacakların gözaltına alınmasına yardımcı  olun." dediğini aktararak, şöyle konuştu:

"Ben de TEM Şubeye gittim. Şubede gözaltına alındığımı öğrendim.  Türkiye genelinde ve Sakarya'da gerçekleştirmek istenen darbeye teşebbüs  girişiminde çekingen kalmamın tek sebebi girmiş olduğum şoktur. Ben ne yapacağımı  bilemedim. Savcıları arayamadım. Valiyi de geç aradım. İşlenen suçta iştirakim  gibi bir durum söz konusu değildir. Bana askeri merciler tarafından verilen  talimatları ve emirleri, mesaj formunda belirtilen emirleri kesinlikle  uygulamadım."

 "Polisleri vurun emri geldi"

Tutuklanan Albay Ahmet Üzer de "Yurtta Sulh Konseyi başkanlığı  tarafından hazırlandığı belirtilen sıkıyönetim direktifi getirildi. Kurmay Albay  Uğur Coşkun bunun üzerine bütün rütbeli personele okudu. Herkes böylece ordunun  yönetime el koymaya çalıştığını öğrenmiş oldu." dedi.

Tutuklanan Astsubay Üstçavuş Emre Aydın, darbe girişimi gecesinde  Albay Ahmet Üzer'in tatbikat amaçlı Sakarya Valiliğinin önüne gidileceğini  söylediğini belirtti.

 Aydın, Üzer'in megafonla Valilik içerisindeki polislere bina dışına  çıkmaları gerektiğini söylediğini, polisler çıktıktan sonra da kendilerine  binanın içini kontrol etmelerini emrettiğini kaydetti.

Emri yerine getirdikten sonra aracın yanına gittiğini kaydeden Aydın,  "Bu sıra Ahmet Albay megafonla polis memurlarını vurmamız konusunda emir verdi.  Kendisi bu sıra ateş ediyordu. Bu sıra vatandaş üzerimize yürüdü." iddiasında  bulundu.

"Darbe yapıyoruz Valiliğe el koyun"

Tutuklananlardan Kıdemli Başçavuş Dursun Çördük de ifadesinde Valilik  önünde araçlardan indiklerini belirterek, Albay Ahmet Üzer'in kendilerine "Darbe  yapıyoruz Valiliğe el koyun." dediğini söyledi.

Albay Üzer'in yanına bir grup erbaş ve eri alarak Valilik içerisine  doğru gittiğini aktaran Çördük, şu iddialarda bulundu:

"Biz Valilik dışında otluk alana, İkmal Kıdemli Başçavuş Birol Hamarat  ve İkmal Kıdemli Çavuş Ali Bülbül ve Bakım Kıdemli Başçavuş Mustafa Bekar ile bu  darbeye iştirak etmemek için saklandık. Daha sonra Valiliğin giriş kapısına  giderek halka kapıları açtık ve polise silahlarımızı teslim ettik. Albay Üzer  bize ateş etme emri vermişti, biz kesinlikle silahlarımızı kullanmadık."

"Albay, göreve katılmayanların vurulacağını"

Tutuklanan Kıdemli Başçavuş Birol Hamarat ifadesinde Albay Üzer'in  "göreve katılmayanların vurulacağını" söylediğini iddia ederek, "Albay Üzer, bize  içeriye kimse alınmasın, sivil halka silah doğrultulması şeklinde talimat verdi.  Sivil halk gelmeye başladı. Halkın sayısı artınca müdahale etme şansımız kalmadı.  Biz polise teslim olduk. Silahımızı verdik." şeklinde konuştu.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2016.07.21 08:19 - Son Güncellenme: 2016.07.21 08:23 - HABER MERKEZİ
A