AK Parti'nin büyük Türkiye ideali
AK Parti'nin iktidardaki 10 yılını değerlendiren Yalçın Akdoğan, omurgası reformist, dünyaya açık, global düzenle barış halinde ve serbest ekonomiyi önceleyen bir politika geliştirdiklerini belirterek bunun yeni bir eksen olduğunu söyledi.
2013.06.01 10:27 - Son Güncellenme: 2013.06.01 10:28 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidardaki 10 yılı, İstanbul Şehir Üniversitesi'nde yerli ve yabancı çok sayıda siyaset bilimci ile sosyologun katılımıyla gerçekleşen "AK Parti Hükümetlerinin 10 Yılına İçeriden ve Dışarıdan Bakışlar" başlığyla masaya yatırıldı. AK Parti Ankara Milletvekili Doç.Dr. Yalçın Akdoğan yaptığı konuşmada, "AK Parti yeni bir siyaset ekseni yarattı. Protestoları ya da eleştirileri önemseyen bir politika izledi" dedi.
Büyük Türkiye ideali
Büyük Türkiye ideali için çalışıldığını anlatan Akdoğan, şöyle konuştu: Ülkeyi birçok arenada geliştirerek büyük Türkiye idealinin gerçekleştirmek için çabaladı. AK Parti kendisini muhafazakar demokrat parti olarak tanımlar. AK Parti daha yumuşak ve esnek bir politik kimlik geliştirmeye çalıştı. Ve kendini bireyleri evhizmeti ön plana koyan bir yaklaşımla savundu. Üç seçim boyunca gösterdği başarı ve aldığı oylar onu 'dominant parti' olarak adlandırılmasına neden oldu. Aslında Türk siyasileri sağ-sol ya da merkez parti tanımlarının bu yapıyı tanımlamada yetersiz kaldığı anlaşıldı. Yeni bir siyasi eksen yaratıldı. Bu yapının omurgasını oluşturan özellikler dönüştürücü, reformist, dünyaya açık, global düzenle barış halinde ve serbest ekonomiyi önceleyen bir politikaydı. Ak parti kimlik politikaları yürütmedi. Demokratik bir Türkiye'nin inşasında lokomotif bir rol üstlendi. Ermeni meselesi, Avrupa Birliği, Kıbrıs sorunu, Kürt sorunu ve asker sivil ilişkileri konularında elini taşın altına koydu. "
Akılcı siyaset izledi
AK Parti'nin akılcı bir siyaset stratejisi geliştirdiğini ifade eden Akdoğan, "Ak Parti son yılların en aklıcı stratejilerini geliştirdi. Kendi siyasi gayeleri ile Türkiye'nin hedeflerini bir tuttu. İktarda olmasına rağmen Ak Parti her zaman muhalefet dilinin dinamiklerini kullandı. Protestoları yada eleştirileri önemseyen bir politika izledi. Aynı zamanda global aktörlerle birlikte çalıştı.' dedi.