9 yıldır süren Ergenekon davasında karar çıktı!
9 yıl sonra Ergenekon Davası'nda karar belli oldu. Ergenekon Davası'nın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiğine karar verildi, bu da bozma gerekçesi yapıldı. Yargıtay, Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin somut delil ortaya konulamamasını da esastan bozma gerekçesi yaptı.
2016.04.21 10:23 - Son Güncellenme: 2016.04.21 13:06 - Güncel - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Ergenekon davası usulden bozuldu
İLGİLİ VİDEO
Ergenekon'da karar günü
İLGİLİ VİDEO
Zekeriya Öz'ün kuzeni: Türk yargısına kendisini teslim etmesi gerekirdi
İLGİLİ VİDEO
İlker Başbuğ, 33 sayfalık ifade verdi
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 275 sanıklı Ergenekon davasında kararı usulden ve esastan bozdu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ'un, Yüce Divan'da yargılanması gerektiğine karar verdi ve bunu bozma gerekçesi yaptı.
Yargıtay, Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin somut delil ortaya konulamamasını da esastan bozma gerekçesi yaptı. Daire, hukuka aykırı dinlemeler, gizli tanık beyanları, MİT mensuplarının izinsiz dinlenmesi, aramaların hukuka aykırı yapılması gibi usul gerekçelerinin hepsini de bozma nedeni saydı.
Daire Başkanı Eyüp Yeşil, yerel mahkemenin oluşumu nedeniyle bozma kararı verdikleri için beraat kararlarını onaylamadıklarını da açıkladı.
HUKUKA AYKIRI BULDU
Yargıtay, Ergenekon'u kimin kurduğunun ve liderinin belli olmadığını açıkladı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ergenekon örgütünün varlığına ilişkin tespitini hukuka aykırı buldu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi Emniyet'in Ergenekon'un varlığına ilişkin ilk kez dava sürecinde tespitte bulunmasını bozma gerekçesi yaptı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Ergenekon'un Danıştay saldırısıyla ilgili hukuki ve fiili irtibatı ortaya konulamadığını belirtti.
KARARA İLK TEPKİLER
İLKER BAŞBUĞ'UN AVUKATI İLKAY SEZER: KİMLİK TESPİTİ BİLE HATALIYDI
"Yıllardır uğraşıyoruz. Bu davada hayatını kaybedenler oldu. Bu beraat kararlarını alamadan vefat edenler oldu. Onları da burada anıyoruz. Yüce Divan konusunu biz savcının huzuruna oturduğumuzdan günden itibaren söyledik. Anayasa'nın çok açık olan bu hükmü o zaman uygulansaydı bu mağduriyetler yaşatılmazdı. İlker Başbuğ için bu dosya bundan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidecek. Savcılık İlker Başbuğ tarafından soruşturma izni istemek zorunda. Bu izin verilmez ve dosya İlker Başbuğ hakkında da kapanır diye düşünüyoruz. Özetle bu mahkemenin yaptığı hiç bir uygulama hukuka uygun değildir. Kimlik tespitini bile hatalı yaptı desek yeridir. Bugünhukuk arayanlar o zaman bize 90 bin sayfa raporu verip 15 dakikada buna göre savunma yapmamızı istiyordu. Burada pek çok kişiye önceden hazırlanmış, senaryosu yazılmış, delilleri uydurulmuş bir kumpas uygulandı ve millet olarak hepimiz seyrettik bunu."
VATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK: TERTİP HENDEKLERE GÖMÜLMÜŞTÜR
"Şimdi Yargıtay, Türkiye'yi bölme tertibini hendeklere gömmüştür. Nasıl Türk Silahlı Kuvvetleri Güneydoğu'da, vatanımızın o parçasında, Sur'da, Dicle'de PKK'yı hendeklere gömüyor, Yargıtay da hukuksuzluğu, haksızlığı, Türkiye'yi bölmeye yönelik tertibi hendeklere gömmüştür. Mükemmel bir karardır. Dünya hukuk tarihine geçecek derslerle dolu bir karardır. Türkiye'nin ufku, önü açılmaktadır. Türkiye'ye kurulan tertipler yerle bir olmaktadır. Burada iki kuvvet hedef alındı, TSK silahla Türkiye'yi koruduğu için onun iradesini kırmadan, esir etmeden Türkiye'yi bölemezlerdi. Türkiye'nin her kuvvetinin katılımıyla, sivil kuvvetlerin katılımıyla, polisimizin katılımıyla en son Yargıtay mührünü vurdu. Türkiye'nin birliğine bütünlüğüne Yargıtay mührünü vurmuştur."
ERGENEKON'DA NE OLACAK
ERGENEKON Davası sanığı İlker Başbuğ'un avukatı Prof. Dr. Fatih Mahmutoğlu, Yargıtay'ın üsul ve esastan bozma kararının ardından davanın çöktüğünü, Başbuğ yönünden ilave yargılama olmayacağını ve sanıkların da beraat edeceği kanaatinde olduğunu söyledi. Mahmutoğlu müvekkili Başbuğ yönünden dosyanın YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilip Başbakanlık'tan izin isteneceğini söyledi.
DURSUN ÇİÇEK: ÇEKTİĞİMİZ ACILARIN BEDELİNİ BİR ŞARTLA HELAL EDİYORUZ
Ergenekon Davası sanıklarından CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, kararı şöyle değerlendirdi:"Tabii esas kararları, Çağlayan 4. Ağır Ceza Mahkemesi verecek. Ergenekon diye bir örgüt yoktur, bunun dellileri yoktur diyen Yargıtay 16. Ceza Daire Başkanı, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kuruluşunun da hukuka aykırı olduğunu ortaya koydu. Örgüt yok, Ergenekon diye bir örgütü ortaya koyan delliler yok. Genelkurmay'ın, MİT'in, emniyetin böyle bir örgütten haberi yok. Sadece bu kumpas mahkemesi bir örgüt yarattı. Bize yaptıkları zulmün, işkencenin bedelini de ödeyeceklerdir. Şunu söylüyoruz, devlet bir örgüt tarafından ele geçirilmek üzereyken bu ortaya çıktı. Çektiğimiz acıların, bize yapılan işkencelerin bedelini bir şartla helal ediyoruz, milletimize helal olsun diyoruz, o şart da bu suç örgütünden milletimizin, devletimizin temizlenmesidir. Tekrar bu kararın milletimize, sanıklara, herkese hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.'' Mahkeme Başkanı'nın "Bir kuzudan 3 post çıkarılmaya çalışılmış" dediğini belirten Çiçek, yerel mahkemede yargılama yapılmadığını, yıllarca duvarlara konuştuklarını ifade etti. Çiçek, "Şimdi bunun hukuki olarak Yargıtay kararıyla tescil edilmesi bizler için, Türkiye için, temeli hukuk ve adalet olan Türkiye Cumhuriyeti için önemlidir. Bu, tarihi bir gündür. Sonunda suç işleyenler cezalarını görecek. Bugün olduğu gibi sürgünlerde yaşamak zorunda kalacaklar." dedi.
''DAVA ÇÖKMÜŞTÜR''
Mahmutoğlu, dava süreci ve Başbuğ açısından şu değerlendirmeyi yaptı:
"Müvekkilimiz açısından ilginç bir durum ortaya çıktı. Yargıtay görevli mahkemenin Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi olduğunu ve Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini söylemiştir. Bize göre şöyle bir prosedür izlenecek. Dosya ayrılacak ve müvekkilimiz yönünden dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da bir tasarrufta bulunabilmesi için yasa gereği Başbakanlık'tan izin alması gereklidir. Ama ben böyle bir iznin verileceği kanaatini taşımıyorum. Bu gerekçeleri kararda hep birlikte göreceğiz. Şunu açıklıkla söyleyebiliriz dava çökmüştür. İlave bir yargılamanın yapılacağını da sanmıyorum. Bu karar çok ibret vericidir ve çok üzüntülü bir süreç yaşadı Türk milleti. Müvekkilimiz açısından bu dosya kapanmıştır.
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Yargıtay kararı sonrası dosya yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilecek. Dosyalar bozma gerekçeleri açısından ayrılacak. Mahkeme karara uyma ya da direnme kararı verecek. Ancak, Yargıtay'ın usul ve esastan verdiği Ergenekon terör örgütünün olmadığını söylediği bu karardan sonra verilecek kararın beraat olacağının söylemek mümkündür.
Yargıtay davayı hem usulden hem esastan bozmuştur. Yine çok önemli bir bozma nedeni mahkemenin karar aşamasındaki oluşumu ve kararı veriliş biçimine ilişkindir, mutlak bozma edeni yapılmıştır. Adil yargılanma ilkesine aykırılıklar bakımından CMK 147-148'e aykırılıklar, savunmaya ilişkin süre sınırlamaları, sözlü yargılama ilkesine aykırılık, ek savunma verilmemesi iddiname ve dosyaların birleşmelerden kaynaklanan gereksiz zaman kaybının makul süreye aykırılığı özellikle vurgulanmıştır.
DELİLER YÖNÜNDEN
Gösterilen bazı tanıkların dinlenmemesi yine huzura getirilen bazı tanıkların CMK 178'e aykırı şekilde dinlenmemesi, MİT mensupları, avukatlar gibi tanıkların izinsiz olarak dinlenmesi, belge incelemelerinin sadece kolluk birimlerince yapılmış olması, devlet sırrı kuralına aykırı bir biçimde değerlendirmenin mahkeme yerine savcılık makamınca yapılması bozma nedenleridir.
DİJİTAL DELİLLER DE ÇÖKTÜ
Dijital deliller de sadece kollukla yetinilmiş olması başka bir bozma nedenidir. Diğer bir başlık ise aramalar yönündendir. Önleme aramalarının adli aramaya dönüşmüş olması, avukat bürolarının aranmasının mevzuata aykırı olması bozma nedenidir.
ASKERİ MAHALLERDEKİ ARAMALAR CMK'YA AYKIRI
Yine askeri mahallerdeki aramanın CMK 119'a aykırılığı arama sırasında ihtiyar heyetinin bulunmaması bozma nedenidir.
BİLGİSAYAR ARAMALARI DA HUKUKA AYKIRI
Bilgisayarlardaki aramanın CMK 134'e aykırı olması ve arama sırasında ele geçirilen eşyalar üzerinde hile yapıldığına ilişkin iddiaların araştırılmaması da diğer bozma nedenleridir.
USULSÜZ TELEFON DİNLEME
Telefon dinleme açısından tanıklıktan çekilme hakkı sahiplerinin dinlenmesi, avukat ve müvekkillerin dinlenmiş olması, tesadüfen elde edilen delillerin kullanılmış olması bazen iletişimin dinlenmesi kararlarının mevcut olmaması usülsüz dinleme yapılma da bozma nedenidir.
KOLLUK SOHBETİ GEREKÇELİ KARARA YAZILDI
Kişilerin ifadeleri alınırken kanunda olmayan mülakat ve sohbet şeklinde kollukta tutulan ifadelerin karara esas alınması, zorunlu müdafiliğe riayet edilmemesi bozma nedenidir.
ÖNSÖZ VE DİPNOT GEREKÇELİ KARARA GEÇTİ
Gerekçeli kararda önsöz ve esasa ilişkin kısımlarda dipnot oluşu, kabul ve ret gerekçelerinin yokluğu, kanun eleştirisi yapılarak gerekçe ortaya konmaması ve hukuka aykırı deliler konusundaki gerekçelerin çok yetersiz oluşu da diğer bozma nedenidir.
ETÖ YOK DAVA ÇÖKTÜ
Somut delillerin olmadığı bazı delillere atıf yapılmasının asla yeterli olmadığı, 'Ergenekon Terör Örgütü'nün nerede, ne zaman,kimler tarafından kurulduğunun belli olmadığı hatta liderinin belli olmadığı hiyerarşik konumunun tarif edilemediği, hangi suçların işlendiğinin anlaşılamadığı diğer terör örgütlerini de yönlendirdiğine ilişkin tespitin dayanaksız olduğu çok açıktır. Bu açıdan da dava esastan çökmüştür.
HÜKÜMETE KARŞI SUÇTA LEHE KANAN TESPİTİ HATALI
765 sayılı TCK ile 5237 sayılı yeTCK bakımından lehe yasanın hangisi olduğuna ilişkin tespitlerin yetersiz oluşu ve unsurlara ilişkin tespitlerde hukuki hatalar olduğu görülmektedir. Bu dosyaya ilişkin usul ve esas konular ortaya çıkmış ve karar bozulmuştur. Bu davanın temelsiz olduğu ortaya çıkmıştır. Danıştay davasının ayrılmaması ve Şener Eruygur yönünden durma kararı verilmemesi de bozma nedeni yapılmıştır.''
9 SENEDE NELER YAŞANDI?
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Hasan Iğsız, emekli tuğgeneraller Veli Küçük, Levent Ersöz ile Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın da aralarında olduğu 274 sanıklı Ergenekon davasının 6 Ekim 2015'te Yargıtay 16. Ceza Dairesinde başlayan temyiz duruşmaları, 28 Ekim 2015'te tamamlandı.

Ergenekon davası temyiz duruşması, Yargıtay tarihinde, 17 oturumun yapıldığı Balyoz Planı davasından sonra en uzun süren duruşma oldu.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, duruşmalı temyiz isteyen sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Ergenekon davasıyla ilgili kararı 21 Nisan 2016'da açıklayacaklarını belirtmişti. Sanıklar ve avukatlarını dinleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi heyeti, dosyayı 6 ay inceledi.
HER ŞEY GECEKONDUDAKİ EL BOMBALARIYLA BAŞLADI
Ümraniye'deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007'de ele geçirilen 27 el bombasıyla başlayan davanın yerel mahkeme süreci, 6 yıl 2 ay sürdü.
Kararını 5 Ağustos 2013'te açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı Silivri Cezaevi'nde oluşturulan duruşma salonunda gördü.
GENELKURMAY BAŞKANINA MÜEBBET
Kararda, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Tuncay Özkan "darbeye teşebbüs suçundan" ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon müebbet, Danıştay saldırısının faili Alpaslan Arslan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.
Mahkeme, Mehmet Haberal'ı 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay'ı 34 yıl 8 ay, Sinan Aygün'ü 13 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum ederken, diğer sanıklara da çeşitli cezalar verdi.
ANAYASA MAHKEMESİ'NDEN İHLAL KARARI
Bazı sanıklar, Ergenekon davasına bakan, kapatılan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararı yazmasının 7 ay sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme sanıkların haklarının ihlal edildiğine karar verdi.
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine, kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler sanıkları tahliye etti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Başsavcılığın tebliğnamesinde, esasa girilmeden "usul" yönünden bozma istendi.
TEMYİZ DURUŞMALARI
Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki temyiz duruşmaları, 6 Ekim'de başladı. 274 sanıklı davada, duruşmalı temyiz talebi kabul edilen 64 sanık için alfabetik sırayla savunma listesi hazırlandı.
Yargıtay Konferans Salonu'nda, haftanın dört günü devam eden duruşmalarda, sırası gelmediği halde mazeret bildirerek savunma yapmak isteyenlere öncelik verildi.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil ilk duruşmada, 22 değişik dosyanın birleştirildiği bu davanın, "Cumhuriyet tarihinin en büyük dosyalarından biri" olduğunu belirterek, "Adil yargılama ilkelerini gözeterek, mümkün olduğu kadar savunma hakkınıza sonsuz saygı göstererek, istediğiniz oranda savunma için imkan sağlayacağız. Ancak sizden istirhamımız duruşmanın hızlı yürümesi, erken sonuçlanması açısından mümkün olduğunca tekrardan kaçınmanız" dedi.
"SAHTE DELİL" VE "KUMPAS"
Sanık savunmaları, "sahte" ve "uydurma" delillerle suçlandıkları, soruşturma ve kovuşturmanın "hukuka aykırı" yapıldığı, davanın "Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ) tarafından kurulan "kumpas" ürünü olduğu görüşü üzerinde yoğunlaştı.
Tüm sanıklar, Danıştay saldırısı davasının bu davadan ayrılmasını, davanın usulden değil esastan bozulmasını, "kendilerine kumpas kuranlar" hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
SAVCI ZEKERİYA ÖZ YURTDIŞINA KAÇTI
Savunmalarda genellikle Ergenekon soruşturmasının odağındaki, dönemin savcısı Zekeriya Öz gibi isimlerin, bugün "kanun kaçağı" olarak yurtdışında bulunduğu vurgulandı.