5 puan yetmedi
Toplumun en zengin % 20'lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay 2002'den bu yana 5 puan azaldı. Ancak Türkiye gelir adaletsizliğinde Şili ve Meksika'dan sonra üçüncülükten kurtulamadı.
2014.06.28 10:20 - Son Güncellenme: 2014.06.28 10:20 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Türkiye'de en zenginle en fakir kesim arasındaki gelir uçurumu azalsa da kapanmıyor. TÜSİAD'ın 'Türkiye'de Bireysel Gelir Dağılımı Eşitsizlikleri: Fonksiyonel Gelir Kaynakları ve Bölgesel Eşitsizlikler' raporuna göre, 2002'de en yoksul yüzde 20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5.3 iken, bu oran 2011 yılında yüzde 6.1'e yükseldi. Aynı dönemde en zengin yüzde 20'lik kesimin payı geriledi.
2002'de toplam gelirden yüzde 49.8 pay alan zenginlerde bu rakam 5 puan düşüşle yüzde 44.8'e indi. 2002'de en zenginle en yoksul arasında 9.4 kat fark varken, 2011 yılında bu oran 7.3'e indi.
Ancak bu gelişmeye rağmen Türkiye, 34 ülkeli OECD içinde Şili ve Meksika'dan sonra en yüksek gelir eşitsizliğine sahip üçüncü ülke unvanını almaktan kurtulamadı. OECD ülkelerini karşılaştıran araştırmada, 2011 yılı itibarıyla Türkiye 0.41 Gini katsayısı ile Şili (0.50) ve Meksika'dan (0.48) sonra geldi. OECD ülkeleri içinde Gini katsayısı en düşük gelir eşitsizliğinin olduğu ülke 0.25 ile Slovenya oldu. OECD ortalaması da yüzde 0.31 olarak kayıtlara geçti.
Bölgesel fark azaldı
İTÜ İşletme Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Raziye Selim ve Prof. Dr. Ünal Günçavdı ile İTÜ İşletme Fakültesi öğretim görevlisi Dr. Ayşe Aylin Bayar'ın hazırladığı rapora göre, gelir dağılımına bölgesel olarak bakıldığında İstanbul ve çevresinin ortalama geliri, Güneydoğu'nun 2.5 katı olarak gerçekleşti. Bölgeler arasındaki farklılık 2010'da 2.1 katına kadar azaldı.
En yüksek gelir artışı faizde
'Türkiye'de Bireysel Gelir Dağılımı Eşitsizlikleri' raporuna göre, Türk halkının toplam gelirindeki artış hızının düştüğü gözlendi. 2002-2007 döneminde artışı hızı yüzde 7.1 olarak gerçekleşirken, 2007-2011 yılları arasında yüzde 2.4'e indi. Gelir türlerine bakıldığında faiz ve tarım müteşebbisin dışında, tüm gelirlerin büyüme hızında düşüş yaşandı. 2007-2011 arasında faiz gelirlerindeki yüzde 45.6'lık artış hızı dikkati çekti. Faiz gelirinde artış hızı 2002-2007 döneminde yüzde 13.4 düşmüştü.
Gini nedir?
Gini katsayısı, sıfıra ne kadar yakınsa gelir dağılım eşitsizliği o derece az, 1'e ne kadar yakınsa eşitsizlik o kadar fazla anlamına geliyor.
TÜSİAD: Gelir eşitşizliğinde en kötü üç ülkeden biriyiz
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, "OECD'nin araştırmasına göre Türkiye, Şili ve Meksika'dan sonra en yüksek gelir eşitsizliğine sahip 3. ülke konumunda. Gelir eşitsizliklerinin sadece ekonomik büyümenin neticesinde giderileceği beklenemez" dedi. 'Türkiye'de Bireysel Gelir Dağılımı Eşitsizlikleri' raporunun tanıtımında konuşan Dinçer, gelir dağılımındaki adaletsizliğin artmasının sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve politik sorunlar da oluşturduğunu kaydetti. Haluk Dinçer, gelir eşitsizliklerinin sadece ekonomik büyümenin neticesinde giderilemeyeceğinin altını çizdi. Gelir eşitliğinin sağlanmasının, sürdürülebilir kalkınma ile çok yakından ilgili olduğunu vurgulayan Dinçer, şöyle devam etti:
Ekonomi yetmez
"Büyümenin gelir eşitsizliklerini giderici yönde etki yaratması için, gelir yaratma süreçlerinin iyileştirilmesine ihtiyaç var. Gelir dağılımı eşitsizlikleri ile sadece makroekonomik politika uygulamalarıyla mücadele edilemez. Ülkenin üretim kapasitesini artırması ve ekonomiye potansiyel bir büyüme kabiliyeti kazandırılması gerekli ama yeterli değil."
Uçurum gelişmekte olan ülkelerde yüzde 11 arttı
TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Komisyonu Başkanı Memduh Boydak, BM Kalkınma Programı'nın araştırmasına göre, gelişmekte olan ülkelerde gelir dağılımı eşitsizliğinin 1990'dan 2010'a kadar yüzde 11 oranında artış gösterdiğini söyledi. Gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun yüzde 75'nin 20 yıl öncesine göre gelirin daha eşitsiz dağıldığı bir toplumda yaşadığının tespit edildiğini aktaran Boydak, "Kesimler arasındaki gelir farkının boyutları ekonomik ve sosyal kalkınma ile sosyal barışı tehdit edecek düzeyde görülüyor" dedi.