3 Fidan Bursa'da anıldı
Bursa Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve 68'liler Bursa Platformu 3 Fidan Parkı'nda anma programı gerçekleştirildi.
2023.05.05 19:56 - Son Güncellenme: 2023.05.05 20:47 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
HÜSEYİN İZCİ - SİMLANUR İNCE / BURSADA BUGÜN
Bursa Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve 68'liler Bursa Platformu'nun birlikte düzenlediği, 51. yılında 3 Fidan anma etkinliği, 3 Fidan Gençlik Parkı'nda yapılıyor.
51. yılında 3 Fidan Anma programına Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş, 68'liler Bursa Platformu Sözcüsü Dr. Betül Kuyucu, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz, CHP Milletvekili adayı Hasan Öztürk katıldı.

İhsaniye Mahallesi'ndeki parkta gerçekleştirilen anma töreninde, 68'liler Birliği Vakfı üyeleri, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
68 kuşağının gençlik liderlerinden olan ve yargılandıkları sıkıyönetim mahkemesince çarptırıldıkları idam cezası 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde infaz edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için Nilüfer ilçesi Üç Fidan Parkı'nda anma töreni düzenlendi.

68'liler Bursa Platformu Sözcüsü Dr. Betül Kuyucu'nun konuşmasından satır başları şöyle;
51 yıl önce hukuksuzca idam edilen Deniz Gezmiş Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan önderlerimizi anmak üzere yine beraberiz. Bu tür anmalar elbette nostalji değil geleceğe ışık tutmak için yapılan etkinliklerdir. Çünkü özellikle Denizler ve 68'liler her daim geleceğe ışık tutmaktadır. Çünkü onlar geçmişten gelen bu ülkenin devrimci sosyalist birikimini eylemliliğe dönüştürmüş, binlerce yıllık biat kültürüne baş kaldırmış, masallara değil, Bilime inanmış, yıkılmaz sanılanı, temelinden sarsmış, mutluluğu, halkın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaşan önderlerimizdi. 'Ne teslim ne ihanet, ne zulüm, ne kölelik. Başkaldırmış olanın mirasçısıyım' diyen ve bu uğurda hayatını ortaya koyan özverili, fedakar, yiğit 68'lilerdi. Onlar sayesinde Türkiye'ye 68'i dünya 68'inden çok daha farklı bir çizgiye oturdu. Onlar Türkiye mücadelesinin de en güzel yüz metresini koştular. Koştular ama koşu devam etmekte. Onların bıraktığı bayrağı 78 hareketi devraldı.
"BU SÖMÜRÜ DÜZENİ ER YADA GEÇ SONA ERECEKTİR"
Yetmiş sekiz hareketi de bu koşunun bir devamıdır. Bire bin veren 68 hareketi, 78'de on binlerce, yüz binlerce milyona yakın taraftar ve bütün Türkiye'nin en ücra köşesine kadar bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm şiarını ulaştırmıştır. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve diğer 68'lileri Erdal Eren nezdinde 78'li yol kardeşlerimizi yine bir 5 Mayıs'ta yitirdiğimiz devrimcilerin avukatı Halit Çelenk abimizi bağımsızlık demokrasi sosyalizm mücadelesinde hayatını kaybetmiş tüm Savaşçılarını saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum. Evet, o iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Ama kalan kuşaklar, gelen kuşaklar onların mücadelesini sürdürecekler. Ve bu sömürü düzeni er ya da geç, bir gün sona erecektir.

Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş'ın konuşmasından satır başı şöyle;
Mutsuz, yorgun 20 yılın tüm ağırlığı üzerimizde ama senin mücadeleye olan inancınla bizim yarınlar olan ışığımız önümüzde duruyor. Zor ve kritik günlerden geçiyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken hala ve elbette şiarımız tam bağımsız Türkiye. Yürüdüğün yolda yürümeye devam ediyoruz. Mücadeleye devam ediyoruz. Saygılarımla.

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in konuşmasından satır başları;
Ben de Deniz Gezmiş'ten başlamak istiyorum. Ölmeden önce şunu söylemişti. Burada ölecek olan yalnızca bedenimdir. Düşüncelerimi öldüremeyeceksiniz demişti. Ve haklı çıktı. Deniz Gezmiş bugün hala, fikirleriyle aramızda. Türkiye'deki gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin Ünal Altıncı Filo'yu denize döken, emperyalizme, faşizme, savaşa, açlığa yoksulluğa karşı mücadele bayrağını ellerinden düşürmeyen üç fidan 51 yıl önce Mayıs sabahı idam edildiler. Atatürk'ten Nutuk'tan ilham alıp sadece özgür ve bağımsız bir Türkiye için mücadele ettiler. Ve idealleri uğruna yaşamlarını feda ettiler. Onlar gerçek anlamda vatansever gençlerdi. Bu yüzden onların anısına ve değerlerine sahip çıkıyoruz. Bu ülke emperyalizmin kirli oyunlarıyla çok şey kaybetti. Çok değerli insanlarını kaybetti. Dün gencecik fidanlarını kendi elleriyle ölüme gönderdi. Bugün de gencecik fidanlarını umutsuzluk denizinde boğuyor.

"PIRIL PIRIL AYDINLIK BEYİNLERİMİZİ KAYBEDİYORUZ"
Gençlerimizi, aydınlarımızı, hekimlerimizi gelecek vadeden pırıl pırıl aydınlık beyinlerimizi maalesef kaybediyoruz. Insan gibi yaşama alanı bulamadıkları için birer birer gidiyorlar. Başka ülkelere gidiyorlar. Evet artık yeter diyoruz. Bu düzen değişecek ve bu ülkeyi çocuklarımız için cennete çevireceğiz. Unutmasınlar ki kuşaklar geçse de değerler ölmez. Denizlerin mücadelesi de bitmez.
Devrimci gençlik örgütleri adına ortak açıklama yapan Furkan Zorluoğlu ve Gülnihal Kaplan'ın konuşmasından satır başı;
6 Mayıs 1972 Dünyada yükselen 68 hareketinin Türkiye'deki genç önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edildikleri tarih. Denizler fiili olarak aramızdan ayrılmıştır. Onlar bir yangın ormanında yeşeren fidanlardı. Ancak yaşadıkları dönemde de, bugünde de sadece ülkemiz gençliğine değil, tüm dünya gençliğine önder olmuşlar. Ve dünya halkları onları bağrına basarak yaşatmıştır. Bugün burada sadece denizleri değil, denizleri kurtarmak için hayatlarını feda eden başta Mahir Çayan olmak üzere tüm Kızıldere şehitlerini, 68 önderlerinden ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya'yı da anıyoruz. Denizler bundan tam 51 yıl önce bağımsız, demokratik bir ülke, eşit ve özgür bir gelecek mücadelesinin en öndeki temsilcileri oldukları için idam edildi. Denizleri idam edenler hala dünyanın dört bir yanında iktidarda. NATO gibi savaş birlikleri, medya tekelleri, ticaret örgütleriyle, emperyalist, kapitalist sistemi ve onun sömürü düzeninin dünyanın en ücra köşesine kadar yaymak için, bütün ülkelerle hükümetleri yerli askeri ya da ticari örgütleriyle seferber olmuş durumdalar.

