250 jandarma ile plajdan tahliye edildiler
CARETTA carettaların üreme alanı olan dünyaca ünlü İztusu Plajında 11 Mayıs'ta başlayan işgal jandarma müdahalesiyle sona erdi. Valilik yazısında devlet otoritesinin tesisi ve kamu güvenliği için plajın boşaltılması istendi.
2016.06.01 12:08 - Son Güncellenme: 2016.06.01 12:08 - Güncel - HABER MERKEZİ
Muğla Valisi Amir Çiçek, geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine (MUSKÜ) gönderdiği yazıda, Yargıtay kararı nedeniyle plajın kolluk kuvvetiyle boşaltılamayacağını bildirmişti. 23 Mayıs'taki bu bildirimin ardından önceki gün valilik, tahliye kararı aldı.
DALÇEV A.Ş yetkilileri ve çalışanlar 250 jandarmanın nezaretinde plajdan tahliye edildi. DALÇEV'e ait olan iki jeneratör, bir iş makinesi ve diğer malzemeler depoya kaldırıldı. Tahliye işlemi 5 saatte tamamlandı. Vali Vekili Salih Gürhan imzasıyla 30 Mayıs 2016 tarihinde Ortaca Kaymakamlığı'na gönderilen yazıda şöyle denildi:
JANDARMA'DAN MARJİNAL GRUP UYARISI
"Jandarma Komutanlığının aynı alan ve konuyla ilgili yaptığı değerlendirmeye göre, bu durumu protesto etmek amacıyla ülke turizmini baltalamak, ülkenin imajını, kamugüvenliğini ve kamu düzenini bozmak isteyen marjinal gruplarca olayların tırmandırılarak büyütüleceği eğilimi taşıdığı, bu nedenle kamu güvenliği ve kamu düzeni gözetilerek devlet otoritesinin tesisi amacıyla, anılan yerin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu 2.maddesi hükmü çerçevesinde behemahal gerekli güvenlik önlemleri alınmak süretiyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi yetkililerine teslim edilmesi hususunda gereğinin yapılmasını bilgilerinize sunarım.
"VALİ İZNE ÇIKTI
DALÇEV A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Oruç, Muğla Valisi'nin izne çıktığını, kendisinin yerine vekalet eden Vali Yardımcısı Salih Gürhan imzalı bir kağıtla şirket adresi olan İztuzu Plajı Dalyanağzı Günübirlik Tesislerinden zorla çıkarıldıklarını söyledi. Ortaca Cumhuriyet Savcılığına, vali yardımcısı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü ve kolluk kuvveti hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirten Oruç, yaşanan süreci şöyle anlattı: "Sürpriz bir şekilde Muğla Vali Yardımcısı imzalı emir yazısı geldi. 250 asker ve komando ile alanı boşaltmamızı istediler. Bizim elimizde Yargıtay kararı varken, onların elinde tahliye kararı bile yoktu. 'Burası bize ait, eşyalarımıza dokunamazsınız' dedik. Toplumda infial yaratma ihtimalimiz olduğu gerekçesiyle zor kullanarak bizi çıkardılar. Vali bey tatile gitmiş, yerine bakan vali yardımıcısı kendini hem hakim hem savcı hem de icra müdürü yerine koyarak, Yargıtay kararını da hiçe sayarak hukuksuz bir emirle, bizim eşyalarımızı zorla işyerimizden çıkarttı."