25 bin kişi organ bekliyor
Türk Nefroloji Derneğinin rakamlarına göre günde 26 son dönem böbrek hastası, diyalizde böbrek beklerken kaybediliyor. Oysa organ bağışı ile bu hastaları kurtarmak ve hayatlarına normal şekilde devam etmelerini sağlamak mümkün...
2017.11.02 08:57 - Son Güncellenme: 2017.11.02 08:57 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Kendisi için gerekli olan organ bulunamadığı için ülkemizde her yıl binlerce insan hayatını kaybediyor. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanlığından aldığımız 2017 verilerine göre böbrek bekleme listesinde 21 bin 569, karaciğer bekleme listesinde 2084, kalp bekleme listesinde, 923, pankreas bekleme listesinde 282, akciğer bekleme listesinde 59 kişi bulunuyor. İnce bağırsak, kalp kapağı, kornea gibi nakledilebilen organlar da eklenince ülkemizde an itibari ile 24 bin 935 kişi organ bekliyor.
Buna karşılık bütün farkındalık çalışmalarına rağmen gönüllü bağışçı sayısı geçtiğimiz yıla oranla az da olsa bir düşüş gösteriyor. 2016'da 73 bin 714 olan toplam sayı, 2017'nin ilk 10 ayında 54.938.
CANLIDAN NAKİLDE DÜNYA ŞAMPİYONUYUZ
Türkiye organ nakillerinde hem tıbbi açıdan hem de bakım açısından dünyanın birçok ülkesinden çok daha ileri noktalarda. Organ nakil sayısı dünyayla kıyaslandığında düşük olmasına karşın canlıdan yapılan nakillerde neredeyse dünya şampiyonu. Canlıdan hem karaciğer hem de böbrek naklilerinde Kore ve Japonya ile başa baş yarışıyoruz. Bunun en önemli sebebi Türkiye'de beyin ölümüne bağlı organ bağışı oranları son derece düşük olması. 2016 yılında 1998 beyin ölümü tespit edilirken 1430 beyin ölümü vakasında aile organ nakline izin vermemiş. 2017 rakamları 1662 beyin ölümü tespitinde sadece 459 aile organ nakline izin vermiş.
GÜNDE 26 HASTA DİYALİZDE KAYBEDİLİYOR
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de organ ihtiyacı olan hastalar içinde en büyük grubu böbrek yetmezliği hastaları oluşturuyor. Bunun en önemli sebebi toplumda hipertansiyon, diyabet ve şişmanlığın giderek artması. Türk Nefroloji Derneğinin 2015 yılı rakamlarına göre günde 26 diyaliz hastasının böbrek beklerken kaybedildiğini söyleyen Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Medikal Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, "Bu, yılda yaklaşık olarak 9 bin 600 kişi anlamına geliyor. Geçen yıl böbrek yetmezliği ile başvuran insanların yüzde 90'ı diyalize alınırken ancak yüzde 10'u organ nakli şansı bulabilmiş. Hâlbuki organ nakli yapabilseydik bu yılda 9600 insanımızın önemli bir bölümünü kaybetmemiş olacaktık" dedi.
İKİZ BEBEK DOĞURANLAR VAR
Nakil olan hastanın hayatına sağlıklı kişiler gibi devam edebildiğini söyleyen Prof. Dr. Tuncer "Diyaliz son dönem böbrek hastaları için hayatı devam ettirmeye yarayan hayati bir tedavi yöntemi. Ancak Haftanın belirli günlerinde hastaların diyalize girmek zorunda kalmaları hem sosyal hayatlarını, hem de hayat kalitelerini bozuyor. Ben ağustos ayında memleketine gittiği için diyalize giremeyen ve günde 2 bardak su ile idare eden hastalar biliyorum. Oysa hastalar nakil sonrasında hayatlarına normal şekilde devam edebiliyor. Nakil olup ikiz çocuk doğuran hastalarım bile var" dedi.
AİLELER DE ORGAN VERMELİ
Organ bağışı oranlarının düşük olmasında kadavradan bağışların az olmasının önemli bir rolü olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tuncer, "Hem kadavradan organ bağışı oranlarını hem de ailelerin yakınlarına organ bağışını artırmamız gerekiyor" diye konuştu
BÖBREK NAKLİNİN VERİCİYE ZARARI YOK
Prof. Dr. Murat Tuncer: Böbrek naklinde vericinin herhangi bir hayati tehlikesi yok. Çünkü tek böbrekle iki böbrek arasında fonksiyon açısından bir fark bulunmuyor. Ameliyatlarda vericiyi 1 günde, hastayı ise 3 günde taburcu ediyoruz. Verici, sonraki hayatına hiçbir ilaç kullanmadan ve kısıtlama olmadan devam edebiliyor.
BÖBREK NAKLİ SON ÇARE OLARAK DÜŞÜNÜLMESİN
Hiç diyalize girmeden yapılan böbrek naklinin daha başarılı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Tuncer, son dönem böbrek hastalıkları konusundaki yanlış bir algıya da dikkat çekiyor. Ülkemizde böbrek naklinin, diyalizden sonra hiçbir çare kalmadığında başvurulan bir yöntem olarak düşünüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Tuncer, "En iyi organ nakli diyalize hiç girmeden yapılandır. Diyaliz süresi ne kadar uzarsa organ naklinin başarısı o oranda düşer. Diyalize giren böbrek hastası 1 yaşıyorsa, organ naklinde bu süre 4 kat uzuyor. Eğer hasta hiç diyalize girmemişse bu süre daha da uzun oluyor" dedi. Türkiye'de diyalize girmeden organ nakline giden böbrek hastası oranının yüzde 8 civarında olduğunu ve oranın artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tuncer, bu rakamların artırılmasının hasta ve hasta yakınının eğitimi ile yakından ilgili olduğunu belirterek, "Bir hasta diyalize gittikten sonra artık organ nakli ile ilgili olarak bilgilendirmek için ona ulaşmak mümkün olmuyor. Bu yüzden diyalizden önce organ nakli tercihi mutlaka bilgilendirilerek hastaya sunulmalıdır" dedi.