"200'e yakın hastalığın temelinde nefes problemi var"

"200'e yakın hastalığın temelinde nefes problemi var"

Nefes Koçluğu Federasyonu Kurucu Başkanı Nevşah Fidan Karamehmet, solunum dengesinin bozulmasının önemli sorunlara yol açtığını belirterek, "Dikkat eksikliği, motivasyon eksikliği, enerji düşüklüğü, kronik yorgunluk, kemik ağrıları, nefes darlığı, panik atak, anksiyete, baş ağrısı, mide ve bağırsak problemleri, baş dönmesi, mide bulantısı, bipolar gibi 200'e yakın hastalığın temelinde nefes problemi bulunuyor." dedi.

2019.03.01 11:58 - Son Güncellenme: 2019.03.01 11:59 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
"200'e yakın hastalığın temelinde nefes problemi var"

"Nefes koçluğu", Nefes Koçluğu Federasyonunca yürütülen çalışmalar  sonucunda, 21 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğle meslek  olarak kabul edildi. Çünkü doğru nefes almanın insan hayatındaki önemine ilişkin  farkındalık, günden güne arttı. Bu alanda eğitim veren uzmanlardan işin tekniğini  öğrenenler, doğru nefes almayı yaşamlarının bir parçası haline getirdi.

İnsanın, dünyaya geldiği ilk andan son ana kadar hayatının en önemli  yaşamsal işlevi olan nefesin, doğru kullanılması yönünde uzun yıllardır  çalışmalarını sürdüren Nefes Koçluğu Federasyonu Kurucu Başkanı Nevşah Fidan  Karamehmet, artık Türkiye'de meslek olarak kabul edilen "nefes koçluğu" ve bundan  sonraki çalışmalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Nefes koçluğunun meslek olarak kabul edilmesiyle standartlarının  belirlendiğini anlatan Karamehmet, bundan böyle nefes seansı ve eğitimlerini  almak isteyenlerin, nefes koçlarının mesleki standartlara uygun olup olmadığına  bakabileceğini söyledi.

"Nefes bilimi artık geleceğin mesleği olarak görülüyor"

 Nevşah Karamehmet, 15 yılda on binlerce insanı doğal nefesle  tanıştırdıklarını vurgulayarak, hedeflerini şöyle sıraladı:

"Bizler şu an nefes koçluğu sisteminin nefes bilimleri içerisinde  temel oluşturacak nitelikte bir sertifika programının standartlarını belirledik.  Nefes koçluğu 'çıraklık'tır, bundan sonraki aşama 'nefes uzmanlığı'dır. Nefes  uzmanlığının da standardının oluşturulması gerekiyor. ABD'de sadece davranış  bilimleri, nefes bilimleri üzerinde çalışan bir üniversitede öğretim üyesiyim.  Londra'da nefes bilimleri üzerine bir akademi kurmayı planlıyoruz, bir sene  içinde kurulur, bu dönemde Londra'da bir ya da iki üniversite bünyesinde nefes  bilimleri bölümleri açılacak. Zaten ABD ve Londra'da bu konuda çalışan birer  dernek de federasyonumuzun üyesi.

On yıl içinde adını duymadığımız birçok meslek hayatımıza girecek,  bugünün gözde mesleklerinin yüzde 70'i ortadan kalkacak. Nefes bilimi artık  geleceğin mesleği olarak görülüyor. Türkiye'de de bölümleri, fakülteleri olmalı.  Bu bir ihtiyaç. Davranış bilimleri ile solunum fizyolojisinin birleştiği alanda  çalışmalar yapılması lazım. Türkiye'de de bu konuda bir ön lisans ya da lisans  programı açılması için çalışıyorum."

"Gerginlik, solunum dengesizliğinden kaynaklanıyor"

İnsanlığın "homo sapiens"in değil, "robo sapiens"in dünyasına doğru  evrildiğini anlatan Karamehmet, "Kıymetli bir bedenimiz var, doğru kullanmak ve  doğru işletmek gerekiyor." dedi.

Doğru nefes almanın önemine değinen Karamehmet, insanların tik veya  kambur durma gibi farkına varmadan yanlış nefes alışkanlığı geliştirdiğini  söyledi.

Yanlış nefes alışkanlığından oluşan solunum kimyasındaki dengesizlik  sebebiyle insanların uç duyguları deneyimlediğini, öfkeli, endişeli, korku  içinde, duyarsız olduğunu anlatan Karamehmet, "İnsanların gergin olması, öfkeli  olması, kaba olması solunum dengesizliğinden kaynaklanıyor. Farkındaysa ve  uyanıksa hareketlerinin kontrole ihtiyaç yoktur." dedi.

"Pozitif olalım akımı dünyanın başına gelmiş en büyük bela"

Karamehmet, solunum dengesinin bozulmasının birçok hastalığa neden  olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Biz insanlara doğru nefes almayı öğretiyoruz. Bunu yaparken de  tetikleyici faktörü bulmaya çalışıyoruz. Mesele stres tetikleyici faktörse stresi  yok etmeye çalışmıyoruz, çünkü stres hayatın içinde var ve ortadan kaldırılamaz.  Biz stresle savaşmak yerine stres anında kişinin nefes alışkanlığını  değiştirmesine imkan sağlıyoruz. Herkes 'Streslenmeyeyim, hep rahat olayım.' gibi  bir arayış içinde ama o işe yaramıyor çünkü stres hep hayatın içerisinde. 'Korku,  öfke, üzüntü bunları hissetmeyeyim.' dediğin anda aslında başka alışkanlıklar  geliştiriyorsun. 'Pozitif olalım' akımı dünyanın başına gelmiş en büyük bela.  Çünkü pozitif olmaya çalıştıkça negatif diye yadsıdığın karanlık taraf daha da  büyüyor. Sürekli iyi ve huzurlu olayım çabasında olan insanlar daha gergin.  Olumsuzluklara izin verdiğinde de açılmaya başlıyorsun. İşte nefes koçluğu  tamamen bu."

Kimler nefes eğitimi almalı?

Bazı problemlerin solunumdan kaynaklandığının göz ardı edildiğini, bu  nedenle teşhis koymada yanlışlıklar yapılabildiğini ifade eden Karamehmet,  kimlerin nefes eğitimi alması gerektiğini şöyle anlattı:

"Gerçek bir travma yaşamamış ama psikolojik sorunları olduğunu  düşünenlerin yüzde 99'unda nefes bozukluğu var. Buna ilişkin ABD'de araştırmalar  var. ABD'de yapılan bir araştırmada acil servisi arayanların yüzde 70'inin yanlış  nefes alımından arandığı ortaya çıktı.

Öyle insanlar var ki 5-10-15 sene psikoterapiye devam ediyor, hiçbir  işe yaramıyor, çünkü travması yok. Psikoterapi gerçek travması olan insanlarda  etkili oluyor. Gerçek travması olmayanlarda nefes sorunu vardır diye düşünüyoruz.  Bazı psikologlar işlerini ellerinden alıyoruz gibi bakıyor olaya ama bazı  problemler fizyolojik. Solunum dengelendiği anda bütün psikoloji düzeliyor.  Geçmişinde travma gördüğümüz kişileri de psikologlara veya psikiyatristlere  yönlendiriyoruz.

Dikkat eksikliği, motivasyon eksikliği, enerji düşüklüğü, kronik  yorgunluk, kemik ağrıları, nefes darlığı, panik atak, anksiyete, baş ağrısı, mide  ve bağırsak problemleri, baş dönmesi, mide bulantısı, bipolar gibi 200'e yakın  hastalığın temelinde nefes problemi bulunuyor. Bu rahatsızlığı olanların nefesini  kontrol ettirmesi gerekir."

"Nefesi açık adaylar insana yönelik projeler üretir"

 Nevşah Fidan Karamehmet, yerel seçimler öncesinde belediye başkan  adaylarına da şu önerilerde bulundu:

 

"Genel olarak hem siyasette hem iş dünyasında bir insanın daha çok iyi  iş yapabilmesi için fonksiyonel nefese sahip olması lazım. Fonksiyonel nefesi  olan insanlar daha dengelidir. Zihni net olur, duygusal iniş çıkışlar yaşamaz,  ona buna takılmaz, yorulma, bitkin düşme olmadığı için daha başarılı olur,  verimli çalışır, endişe ve korkuya kapılmaz. İyi bir nefese sahip insanlar siyah  veya beyaz diye diretemez. İyi nefese sahip olanlar daha verimlidir. Nefesi açık  olan belediye başkan adayları yaratıcı, insana yönelik projeler üretir, kendi  doğrusunu savunur ama diğerlerinin de doğrularına saygı gösterir. Liderlik  vasfına sahip herkesin iyi nefesi var."

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2019.03.01 11:58 - Son Güncellenme: 2019.03.01 11:59 - HABER MERKEZİ
A