17 Ağustos'un yıl dönümünde Bursa'dan korkutan 'Küçük Kıyamet' uyarısı! (ÖZEL HABER)

17 Ağustos'un yıl dönümünde Bursa'dan korkutan 'Küçük Kıyamet' uyarısı! (ÖZEL HABER)

Bugün, büyük acıların yaşandığı 17 Ağustos 1999 depreminin 21. yıl dönümü. Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen dün gibi aklımızda kalan, 'Sesimi duyan var' seslenişi hala boğazımızı düğümlüyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı, Yüksek Jeoloji Mühendisi Engin Er'den Bursa için küçük kıyamet açıklaması geldi! Er, "Bin civarında insanımızın ölümüne sebep olan ve 'Küçük Kıyamet' olarak adlandırılan deprem olduğu zaman Bursa'nın nüfusu 30 bin civarındaydı ve bu da nüfusun yüzde üçü hayatını kaybetti demek. Bugün Bursa'nın nüfusu 3 milyon, benzer bir deprem şu an olduğunda hasarın ne kadar büyük olabileceğini düşünmek bile istemiyoruz, Küçük Kıyamet tekrar yaşanırsa Bursa'yı eskisinden çok daha kötü şekilde etkiler" dedi.

2020.08.17 08:50 - Son Güncellenme: 2020.08.17 09:23 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
17 Ağustos'un yıl dönümünde Bursa'dan korkutan 'Küçük Kıyamet' uyarısı! (ÖZEL HABER)
08:13 17 Ağustos'un yıl dönümünde Bursa'dan korkutan 'Küçük Kıyamet' uyarısı! (ÖZEL HABER)

İLGİLİ VİDEO

17 Ağustos'un yıl dönümünde Bursa'dan korkutan 'Küçük Kıyamet' uyarısı! (ÖZEL HABER)

EZGİ KAYI / BURSADA BUGÜN

17 Ağustos 1999'da tüm Türkiye büyük bir depremle yasa boğuldu. Yerel saatle 03:02'de merkez üssü Gölcük olan 7.4 şiddetindeki deprem tüm ülkemizi "uyku"sunda yakaladı.

Depremin 21. yılında, "Depremde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, sevenlerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz" diyerek sözlerine başlayan Engin Er, "1999 depreminin 21. yılındayız geçen bu süre içinde depremsellik anlamında Türkiye'de bir milat olmuştur. 99 depreminden bu zamana kadar gerek Ankara'da hükümetler bazında yönetmelikler değişmiştir, yeni yönetmelikler defalarca revize edilmiştir. Gerek büyükşehir bazında yönetmelikler çıkarılarak belediyelerin uygulamaları değişmiştir, gerekse deprem konusunda bir hassasiyet gelişmiştir" şeklinde konuştu.

"KÜÇÜK KIYAMET TEKRAR YAŞANIRSA ÇOK AĞIR SONUÇLARI OLUR"

"Yapılanlara baktığımızda yapılması gerekenlerin yüzde 10'u yapıldı diyebiliriz" uyarısını yapan Engin Er, "Hepimizin bildiği gibi Bursa'da deprem dediğimiz zaman 1855 yılının şubat ayında meydana gelen, birçok insanımızın can kaybına sebep olan depremi hatırlarız. Depremin büyüklüğünün 7 küsür civarında olduğu söyleniyor, o yıllarda aletsel olarak bir kayıt olmadığından ancak şiddetini ve büyüklüğünü söyleyebiliyoruz. Depremin, Mustafakemalpaşa'dan başlayıp Bursa merkezde bulunan Ulucami'ye kadar etki ettiğini söyleyebiliyoruz. Ova köylerinde en çok can kaybının yaşandığını biliyoruz. Ulucami'nin kubbelerinin yıkıldığını, surların devrildiğini, kapalı çarşının hasar gördüğünü söyleyebiliriz. Hatta daha önce Osmangazi ve Orhangazi türbeleri aslında tek binadaydı ancak bu depremi yaşayan türbeler o kadar hasar gördü ki iki ayrı bina olarak inşa edildi. Bin civarında insanımızın ölümüne sebep olan ve 'Küçük Kıyamet' olarak adlandırılan bu deprem olduğu zaman Bursa'nın nüfusu 30 bin civarındaydı ve bu da nüfusun yüzde üçü hayatını kaybetti demek. Bugün Bursa'nın nüfusu 3 milyon, benzer bir deprem şu an olduğunda hasarın ne kadar büyük olabileceğini düşünmek bile istemiyoruz, Küçük Kıyamet tekrar yaşanırsa Bursa'yı eskisinden çok daha kötü şekilde etkiler. Deprem dediğimiz olgu periyodlar halinde kendini tekrarlar ve küçük kıyamet tekrar gelecektir" şeklinde konuştu.

"GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIRSAK DEPREM DOĞAL AFETE DÖNÜŞMEZ"

Er, depreme hazırlık için yapılması gereken hazırlıklarıysa şöyle açıkladı:

"Deprem bir kader değildir, bu can ve mal kayıplarını yaşamak zorunda değiliz. Önlemlerimizi alıyoruz. Gerek bakanlık gerekse büyükşehir belediyeleri bazında, şehir planlarını, yönetmelikleri değiştirmemiz lazım, daha bilimsel veriler ışığında şehirden şehire değişen yönetmelikleri il bazında yapılacak çalışmaları uygulamamız lazım. Bursa'da ilçeden ilçeye farklı çalışmalar yapılıyor, kimisinde daha detaylı çalışmalar yapılırken kimisinde ekonomik faktörler baz alınarak maliyet düşürmek amacıyla güvenlikten taviz veriliyor. Maalesef bu olayları yaşıyoruz. Bu yönetmelikler hazırlanırken ve uygulamaya geçerken akademik odaların da bu sürece dahil edilmesi gerek. Hepimizin bildiği gibi akademik odalar gönüllülük esasıyla çalışıyor, bu yönetmeliklere ancak katkımız olur, bizim zararımız olmaz. Yapı denetim kanununun ve belediyelerin revize edilmesi lazım. Bursa depremsellik bakımından Türkiye'nin en önemli şehirlerinden bir tanesidir. Türkiye'de 18 tane, ilimizde aktif fay hatları varken, Bursa'nın merkezinden 10 civarında fay segmentleri olduğunu görüyoruz. Gerek depremsellik anlamında, gerek doğal afetler anlamında tehlike var. Bursa'da sıkça heyelan, su taşkınlarını görüyoruz, doğal afetler anlamında Bursa masaya yatırılmalı, ilçe ilçe değil bir bütün olarak doğal afetleri daha ciddiye alıp buna göre tedbirler almamız gerek. Bu tedbirleri alırsak depremleri de doğal afetlere dönüşmeden yaşayabiliriz. Daha güvenli bir şehrin oluşması için önümüzde fırsat var. Kısa, orta ve uzun vadede yapmamız gerekenler var. Her 17 Ağustos'ta depremi hatırlıyoruz ama küçük kıyameti tekrar yaşarsak aramızda olmayan insanlar ve sağlam olmayan binaları görmemek için bugünden tedbir almamız gerek."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2020.08.17 08:50 - Son Güncellenme: 2020.08.17 09:23 - HABER MERKEZİ
A