15 Temmuz'da TGC Yavuz'da ne oldu?

15 Temmuz'da TGC Yavuz'da ne oldu?

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada müşteki sıfatıyla dinlenen eski Donanma Komutanı Veysel Kösele ifade verdi. TGC Yavuz Fırkateyni'nde 15 Temmuz gecesi alıkonulan Kösele yaşadıklarını 11 saat ayrıntılarıyla anlatttı. Kösele, Komutanlar bana danışmadan gemi kaldıramaz. Bunu yapıyorsa amaçları farklıdır' dedi.

2018.01.25 11:44 - Son Güncellenme: 2018.01.25 11:44 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
15 Temmuz'da TGC Yavuz'da ne oldu?

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince 19 Ocak'ta verilen aranın ardından Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile yakınları hazır bulundu.

Celseye müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan, Gül Gülmez, Abdullah Yürük, Emre Arık, TBMM avukatı Ömer Burak Barış ile AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın avukatı Hüseyin Coşkun katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bazı vatandaşlar da duruşmayı izledi.

TCG YAVUZ'DA ALIKONULMUŞTU

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında TCG Yavuz Fırkateyni'nde alıkonulan eski Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele müşteki olarak dinlenildi. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılan Kösele, 11 saat süren celsenin son bölümünde sanık ve avukatlarının sorularını yanıtladı.

'KOMUTANLAR BANA DANIŞMADAN GEMİ KALDIRAMAZLAR'

Avukat Numen Çetin'in, "müvekkili tutuklu sanık eski Güney Grup Görevi Komutanı tuğamiral Nazmi Ekici'nin, darbeyi destekler bir emri olup olmadığını" sorması üzerine Kösele, "Darbe girişimi öncesinde terör saldırısı ihbarları alınıyordu ama hiçbirinde gemilerin kalkması emrini vermedim. Dalış timlerini görevlendirerek denizden gelecek tehditlere karşı koymaları ve emniyeti sağlamaları emrini verdim. TÜPRAŞ'ta yangın çıktı, gemilerin kaldırılması emrini vermedim. Dolayısıyla görev grubu komutanları bana danışmadan gemi kaldıramazlar. Eğer bunu yapıyorlarsa amaçları farklıdır" yanıtını verdi.

'ORADA OLDUĞUMU BİLMEYEN PERSONELİN SUÇLANMASINA VİCDANIM EL VERMİYOR'

Kösele, sanık avukatı Burak Yabacı'nın, "Sizin gemide olduğunuzdan bihaber olan personel çok fazla. İddianamede ise genelleme yaparak tüm personelin bahriye geleneğine aykırı hareket ettiği belirtiliyor. Sizin gemide olduğunuzdan haberi olmayıp, komutanının sergilediği tutum nedeniyle tutuklu olan askerler var. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" sorusunu ise şöyle cevapladı: "Orada olduğumu bilmeyen personelin suçlanmasına vicdanım el vermiyor. Gemi personeli, gemi komutanının emrine uymak mecburiyetindedir. Gemi personeli komutanın emrini sorgulayamaz, geminin çalışma sistemi budur. Gemi komutanının emirlerini sorgulayan personelin o gemide yeri yoktur."

'KANAATİM OLUMSUZ'

Avukat Çiğdem Eren, Kösele'ye, müvekkili tutuklu sanık eski Donanma Komutanlığı Harekat Başkanı kurmay albay Mustafa Bardakçı'nın nasıl bir subay olduğunu sordu. Bunun üzerine Kösele, şunları kaydetti: "Benim takdirim ile Donanma Harekat Başkanlığına atanmış bir subaydır. 15 Temmuz'da sözde sıkıyönetim mesajını ilk görenlerden biridir. Mesajda beklenmedik görev değişiklikleri var. Donanma komutanı size o mesaja itibar etmemenizi söylüyor. Benim kendisinden beklentim, 02.30'dan sonra kollarını sıvayarak gemilerin hepsine tek tek ulaşmasıydı. Eğer Bardakçı 'O benim görevim değil' diyorsa kendisi hakkındaki kanaatim olumsuzdur. Ben bile gemi komutanlarına ulaşmaya çalışıyorum, Bardakçı ise makam odasına geçmiş 'Benim görevim değil' diyorsa kanaatim olumsuzdur."

'GEMİDE İSYAN ÇIKABİLİRDİ'

Bir sanık avukatının, "Ben gemide derdest edildim. Gemiye müdahale edin" diyerek birileriyle konuştunuz mu sorusunu ise Kösele, "Bu konuda kimseye emir vermedim. Beni derdest eden gemi komutanı Sezayi Özgür Öztürk geminin sahibidir. Gemi komutanını, ben veya yanımdaki emir ve koruma astsubayları etkisiz hale getirebilirdi ancak gemi komutanının derdest edilmesi gemide isyan çıkmasına neden olurdu. Gemi komutanı ile benim emirlerime uyması konusunda defalarca konuştum, ikna etmeye çalıştım." ifadeleriyle yanıtladı.

Müşteki Kösele, Donanma Komutanlığında irtibat halinde olduğu subaylara, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren'in derdest edilmesini emrettiğini belirterek, "Gerekirse silah kullanın dedim ama beklenmedik olaylar yaşanmasından endişe duyduklarını söylediler. Gölcük Başsavcısı, 'Kan dökülmesin, bekleyin' demiş" diye konuştu.

'BENİ KAHRAMANCA KORUDULAR'

İmren'in emir astsubayı İsmet Coşkun'un, "Şimdiye kadar dış görevde koruma ve emir astsubaylarınızı yanınızda götürmemiştiniz ama darbe girişimi günü İstanbul'a giderken yanınızda geldiler. Bunun nedenini açıklar mısınız?" sorusuna Kösele, şu cevabı verdi: "Şimdiye kadar dışarı çıkarken hiçbir güvenlik tedbiri aldırmamıştım ama o gün Allah'ın hikmeti, koruma ve emir astsubaylarımı yanıma aldım. Onlar beni kahramanca korudular. Sizin ve birçoğunuzun yapmadığını yaptılar. Darbecilere direndiler, karşı koydular."

'GERİ DÖNMEYENLER DARBENİN İÇİNDEDİR'

Veysel Kösele, gemilerin seyre kaldırılması emrinin alt rütbelilerce sorgulanamayacağını dile getirerek, "Ama sonraki faaliyetlerde gemilerin geri dönmesine çağrılarına uymayan, top atışı yapanlar darbenin içindedir" dedi. Kösele'yi etkisiz hale getirerek kamaraya kapatan TCG Yavuz Komutanı Sezayi Özgür Öztürk, "Bulunduğunuz kamaraya isteseydim rahatlıkla girebilecek durumdaydım. Benim sizin kamaranıza girmek istediğimi nereden çıkardınız?" sorusuna Kösele, "Kimse kapının önünde iki el silah atışı yapıldıktan sonra bunu kabullenmemi beklemesin. Girseydiniz o zaman." karşılığını verdi.

'KAÇAK BİR AMİRALDEN EMİR ALDINIZ'

Öztürk'ün, "Gemiye gelene kadar hiç emir verdiniz mi? Sizin sergilediğiniz tutum nedeniyle biz bu şekilde hareket ettik." demesi üzerine Kösele, "Yanlış yerden emir alıyorsanız, şaşırabilirsiniz. Kaçak bir amiralden emir alıyorsanız, sizin şaşırmanızı normal karşılıyorum. O gece en şanslı gemi TCG Yavuz gemisidir. Sözde sıkıyönetim mesajını alan ilk gemilerdendir. Dolayısıyla TCG Yavuz gemisi komutanının muhakeme yapma şansı vardı. Komutan saat 03.00'e kadar muhakemelerini daha iyi yapabilirdi. Televizyonlar açıktı, buradan haberleri izleyip ülkede neler olduğunu anlayabilirdi." ifadelerini kullandı.
Kösele, "Kamaranıza kadar size eşlik ettim. Bana emir verdiniz mi, darbeye ilişkin görüşlerinizi paylaştınız mı?" diyen Öztürk'e hitaben, "Verdiğim ilk emri Komodor Kerim Uça'ya ilettim. Size de emir verdim. 03.05'te 'Yanlış komutandan emir alıyorsunuz, personelinizi ikaz edin. Kaçak bir amiralden emir almak yerine benden emir alın' dedim. Daha ne istiyorsunuz ki? Hatta size yardımcı oldum, 'Açın televizyonu ülkedeki duruma bakın' dedim. Siz gittiniz darbeci Ayhan Bay'ın emirlerini dinlediniz" diye konuştu.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince 19 Ocak'ta verilen aranın ardından Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile yakınları hazır bulundu.

Celseye müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan, Gül Gülmez, Abdullah Yürük, Emre Arık, TBMM avukatı Ömer Burak Barış ile AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın avukatı Hüseyin Coşkun katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bazı vatandaşlar da duruşmayı izledi.

TCG YAVUZ'DA ALIKONULMUŞTU

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında TCG Yavuz Fırkateyni'nde alıkonulan eski Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele müşteki olarak dinlenildi. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılan Kösele, 11 saat süren celsenin son bölümünde sanık ve avukatlarının sorularını yanıtladı.

'KOMUTANLAR BANA DANIŞMADAN GEMİ KALDIRAMAZLAR'

Avukat Numen Çetin'in, "müvekkili tutuklu sanık eski Güney Grup Görevi Komutanı tuğamiral Nazmi Ekici'nin, darbeyi destekler bir emri olup olmadığını" sorması üzerine Kösele, "Darbe girişimi öncesinde terör saldırısı ihbarları alınıyordu ama hiçbirinde gemilerin kalkması emrini vermedim. Dalış timlerini görevlendirerek denizden gelecek tehditlere karşı koymaları ve emniyeti sağlamaları emrini verdim. TÜPRAŞ'ta yangın çıktı, gemilerin kaldırılması emrini vermedim. Dolayısıyla görev grubu komutanları bana danışmadan gemi kaldıramazlar. Eğer bunu yapıyorlarsa amaçları farklıdır" yanıtını verdi.

'ORADA OLDUĞUMU BİLMEYEN PERSONELİN SUÇLANMASINA VİCDANIM EL VERMİYOR'

Kösele, sanık avukatı Burak Yabacı'nın, "Sizin gemide olduğunuzdan bihaber olan personel çok fazla. İddianamede ise genelleme yaparak tüm personelin bahriye geleneğine aykırı hareket ettiği belirtiliyor. Sizin gemide olduğunuzdan haberi olmayıp, komutanının sergilediği tutum nedeniyle tutuklu olan askerler var. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" sorusunu ise şöyle cevapladı: "Orada olduğumu bilmeyen personelin suçlanmasına vicdanım el vermiyor. Gemi personeli, gemi komutanının emrine uymak mecburiyetindedir. Gemi personeli komutanın emrini sorgulayamaz, geminin çalışma sistemi budur. Gemi komutanının emirlerini sorgulayan personelin o gemide yeri yoktur."

'KANAATİM OLUMSUZ'

Avukat Çiğdem Eren, Kösele'ye, müvekkili tutuklu sanık eski Donanma Komutanlığı Harekat Başkanı kurmay albay Mustafa Bardakçı'nın nasıl bir subay olduğunu sordu. Bunun üzerine Kösele, şunları kaydetti: "Benim takdirim ile Donanma Harekat Başkanlığına atanmış bir subaydır. 15 Temmuz'da sözde sıkıyönetim mesajını ilk görenlerden biridir. Mesajda beklenmedik görev değişiklikleri var. Donanma komutanı size o mesaja itibar etmemenizi söylüyor. Benim kendisinden beklentim, 02.30'dan sonra kollarını sıvayarak gemilerin hepsine tek tek ulaşmasıydı. Eğer Bardakçı 'O benim görevim değil' diyorsa kendisi hakkındaki kanaatim olumsuzdur. Ben bile gemi komutanlarına ulaşmaya çalışıyorum, Bardakçı ise makam odasına geçmiş 'Benim görevim değil' diyorsa kanaatim olumsuzdur."

'GEMİDE İSYAN ÇIKABİLİRDİ'

Bir sanık avukatının, "Ben gemide derdest edildim. Gemiye müdahale edin" diyerek birileriyle konuştunuz mu sorusunu ise Kösele, "Bu konuda kimseye emir vermedim. Beni derdest eden gemi komutanı Sezayi Özgür Öztürk geminin sahibidir. Gemi komutanını, ben veya yanımdaki emir ve koruma astsubayları etkisiz hale getirebilirdi ancak gemi komutanının derdest edilmesi gemide isyan çıkmasına neden olurdu. Gemi komutanı ile benim emirlerime uyması konusunda defalarca konuştum, ikna etmeye çalıştım." ifadeleriyle yanıtladı.

Müşteki Kösele, Donanma Komutanlığında irtibat halinde olduğu subaylara, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren'in derdest edilmesini emrettiğini belirterek, "Gerekirse silah kullanın dedim ama beklenmedik olaylar yaşanmasından endişe duyduklarını söylediler. Gölcük Başsavcısı, 'Kan dökülmesin, bekleyin' demiş" diye konuştu.

'BENİ KAHRAMANCA KORUDULAR'

İmren'in emir astsubayı İsmet Coşkun'un, "Şimdiye kadar dış görevde koruma ve emir astsubaylarınızı yanınızda götürmemiştiniz ama darbe girişimi günü İstanbul'a giderken yanınızda geldiler. Bunun nedenini açıklar mısınız?" sorusuna Kösele, şu cevabı verdi: "Şimdiye kadar dışarı çıkarken hiçbir güvenlik tedbiri aldırmamıştım ama o gün Allah'ın hikmeti, koruma ve emir astsubaylarımı yanıma aldım. Onlar beni kahramanca korudular. Sizin ve birçoğunuzun yapmadığını yaptılar. Darbecilere direndiler, karşı koydular."

'GERİ DÖNMEYENLER DARBENİN İÇİNDEDİR'

Veysel Kösele, gemilerin seyre kaldırılması emrinin alt rütbelilerce sorgulanamayacağını dile getirerek, "Ama sonraki faaliyetlerde gemilerin geri dönmesine çağrılarına uymayan, top atışı yapanlar darbenin içindedir" dedi. Kösele'yi etkisiz hale getirerek kamaraya kapatan TCG Yavuz Komutanı Sezayi Özgür Öztürk, "Bulunduğunuz kamaraya isteseydim rahatlıkla girebilecek durumdaydım. Benim sizin kamaranıza girmek istediğimi nereden çıkardınız?" sorusuna Kösele, "Kimse kapının önünde iki el silah atışı yapıldıktan sonra bunu kabullenmemi beklemesin. Girseydiniz o zaman." karşılığını verdi.

'KAÇAK BİR AMİRALDEN EMİR ALDINIZ'

Öztürk'ün, "Gemiye gelene kadar hiç emir verdiniz mi? Sizin sergilediğiniz tutum nedeniyle biz bu şekilde hareket ettik." demesi üzerine Kösele, "Yanlış yerden emir alıyorsanız, şaşırabilirsiniz. Kaçak bir amiralden emir alıyorsanız, sizin şaşırmanızı normal karşılıyorum. O gece en şanslı gemi TCG Yavuz gemisidir. Sözde sıkıyönetim mesajını alan ilk gemilerdendir. Dolayısıyla TCG Yavuz gemisi komutanının muhakeme yapma şansı vardı. Komutan saat 03.00'e kadar muhakemelerini daha iyi yapabilirdi. Televizyonlar açıktı, buradan haberleri izleyip ülkede neler olduğunu anlayabilirdi." ifadelerini kullandı.
Kösele, "Kamaranıza kadar size eşlik ettim. Bana emir verdiniz mi, darbeye ilişkin görüşlerinizi paylaştınız mı?" diyen Öztürk'e hitaben, "Verdiğim ilk emri Komodor Kerim Uça'ya ilettim. Size de emir verdim. 03.05'te 'Yanlış komutandan emir alıyorsunuz, personelinizi ikaz edin. Kaçak bir amiralden emir almak yerine benden emir alın' dedim. Daha ne istiyorsunuz ki? Hatta size yardımcı oldum, 'Açın televizyonu ülkedeki duruma bakın' dedim. Siz gittiniz darbeci Ayhan Bay'ın emirlerini dinlediniz" diye konuştu.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2018.01.25 11:44 - Son Güncellenme: 2018.01.25 11:44 - HABER MERKEZİ
A