Babasının kaleminden Münevver Karabulut..

CEM'İN ANNESİ PAZARLIK ETTİ

(Süreyya Karubulut anlatıyor)

Tazminat davası kesinleştikten 1 gün sonraydı. Avukatımız Rezan Epözdemir'in ofisine gitmiştim. Telefonum çaldı. "Ben Tülay Makbule Garipoğlu, sizinle görüşmek istiyorum" dedi. "Ne görüşeceksin?" dedim. Bana, "Bize bir rakamla gel sana bu parayı ödeyeceğiz" dedi.

"Kesinlikle böyle bir şey olamaz son kuruşuna kadar alırım, çünkü ben okul yaptıracağım" dedim. Telefonu kapattım. Bir süre sonra tekrar aradı, "Süreyya Bey sizinle karşılıklı görüşmem lazım" dedi, bunca ısrardan sonra açıkçası ne yüzle gelecek, ne konuşacak diye düşünüyordum ve "Tamam" dedim.

Yalnız geldi. Görünce tüylerim diken diken oldu. Onu öldürmemek için kendimi zor tuttum. Onunla görüşeceğimden kimseye bahsetmemiştim. Oturdu, soğuk bir selamlaşmanın ardından, "Bizim iki trilyon paramız yok, anlaşmaya varalım. Bankadan kredi çekeyim, altınları da vereyim, neyim varsa al. Kesinlikle çocuklarıma dokunma, istersen canımı al, istediğin istediğin yere de gelirim, benim için hiç fark etmez, ben zaten ölmüşüm. Cem cezaevinde kendini öldürse de kurtulsak, bu iş kapansın" dedi.'

Eklenme: 2014.02.13 13:15
Son Güncellenme: 2014.02.13 13:23
Kategori: Haber

Öne Çıkan Galeriler

Bursa'nın hayalet köyleri!
Bursa'nın hayalet köyleri!