Türk Telekom rezalette yine sınır tanımadı!

27 Eylül 2019 Cuma, 11:29
A

İstanbul'da meydana gelen Bursa'da da şiddetli hissedilen depremin ardından Türk Telekom aboneleri saatlerce iletişimsiz kaldı. 

Ne internete girebildiler, ne de herhangi birine telefon edebildiler. 

Yıkıcı olmayan 5.8 büyüklüğündeki depremde sınıfta kalan Türk Telekom'un büyük bir felakette ne hale geleceğini düşünebiliyor musunuz? 

Gerçi sadece herkesin birbirini aramaya çalıştığı şiddetli hissedilen depremlerde çökmüyor Türk Telekom

Rutin herhangi bir günde de, Türk Telekom abonelerine çoğu zaman ulaşılamıyor. 

Bursa'nın göbeğinde, merkezi tüm noktalarda her an kapsama alanı dışında olma durumu, Türk Telekom'un abonelerine yaşattığı müthiş ayrıcalıklardan!

Yine 2020'ye girmemize kısa süre kala Bursa'da çoğu ev internetsiz.

Port yok gerekçesiyle evlere hizmet sunmayan Türk Telekom, başka servis sağlayıcılarının internet vermelerine de engel oluyor. 

Altyapı sorumluluklarını yerine getirmekten kaçınıyor! 

Özelleştirilip satıldıktan sonra günden güne eriyen Türk Telekom, vatanı seven herkesin şüphesiz ki içini yakan yakın tarihimizdeki en acıklı tükeniş hikayelerinden biri haline geldi. 

Türk Telekom'un yüzde 55'lik hissesi muhalefetin eleştirilerine rağmen 2005 yılında 6 milyar 550 milyon dolara 21 yıllığına Otaş'a kiralanmıştı. 

Oger Telecom grubu şirketlerinden Otaş, bu hisseleri teminat göstererek bankalardan 2013 yılında 4.7 milyar dolar kredi almıştı.

Ancak, grubun sahibi olan Lübnanlı Hairiri ailesinin yaşadığı ekonomik zorluk nedeniyle borçlar ödenmemeye başladı. 

290 milyon dolarlık taksitler 2 yıl ödenmeyince Otaş'ın hisselerinin bankalara geçirilmesine karar verildi. 

Türk Telekom'un yüzde 55 hissesinin devredildiği Levent Yapılandırma'nın (LYY) hissedarı üç banka, LYY'nin sermayesinin tamamının ortak alacaklarından karşılanmak üzere, 3.98 milyar TL (398.22 milyar adet paya tekabül edecek şekilde) tutarında ayni olarak artırılmasına karar verildiğini duyurmuştu. 

Akbank, İş Bankası ve Garanti BBVA, LYY sahipliğindeki %55'lik Türk Telekom paylarının satışı amacıyla Morgan Stanley'i yetkilendirdiğini geçen hafta açıklamıştı.

Koca kurumu kim satın alacak, önümüzdeki süreçte bizleri neler bekliyor soruları şu an için belirsizliğini koruyor. 

Buna karşın sosyal medyada "Türk Telekom aboneliklerimizi iptal ettiriyoruz" kampanyaları çığ gibi büyürken mevcut duruma bakarsak kurumun geleceğinin pek de parlak olmadığını söylemek mümkün.  

Öte yandan Türk Telekom'u çökme skandalında yalnız bırakmayan Turkcell ve Vodafone'a da ayrı bir parantez açmak şart. 

Bu iki sözde iletişim şirketi de depremden sonra uzun süre  hizmet veremedi. 

İstanbul'da deprem oluyor, telefonlar Bodrum'da da çekmiyor! 

1999'daki gibi bir felaket yaşarsak, başımıza neler gelebileceğini düşünmek dahi ürkütücü. 

Fahiş faturalar, bir gün geç öderseniz kesilen hatlar, ardından talep edilen yüksek açma-kapama bedelleri... 

İş parayı götürmeye gelince hepsinde varlar. 

En çok ihtiyaç duyulan andaysa tamamı servis dışı!

Bunlar kadar; yaptırım gücü olan yetkililer, söz konusu şirketlerin yol açtıkları skandalın hesabını sormazlarsa, yarın başımıza afet, savaş gibi asla temenni etmediğimiz ancak gerçekleşme olasılığı bulunan olaylar meydana gelirse iletişimsizlikten yaşanacak facialardan birinci derecede sorumludurlar.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları