Online referandum yapalım, şehrin kalbindeki yapıyla ilgili kararı Bursalılar versin

04 Mayıs 2020 Pazartesi, 07:54
A

Türkiye'nin kadim şehirlerinden biri olan Bursa yıllar boyunca çok sayıda ihanete uğradı. 

Yeşil dokusu yok edilen kentin tarihi kimliği de hoyratça darbeler aldı.

Bursa'yı betona boğduk, ucubelerle donattık...

En büyük kötülüğüyse aslında kendimize yaptık. 

Zira Bursa'nın yapılaşmayla talan edilmesi, tarihi dokusunun zedelenmesi bu kentte yaşayan herkesi nefessiz bıraktı.

Artık geri dönülmez bir noktada olduğumuzu düşünürken kent yöneticilerinin ortak iradesi yeni bir umut ışığı yaktı. 

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın desteğiyle hayata geçireceği Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin çevresinin açılması, tarihi aksın tüm güzellikleriyle öne çıkarılmasını öngören proje kapsamında, bu bölgede imar uygulamalarının durdurulmasını içeren karar Büyükşehir Belediye Meclisi'nden oy birliğiyle çıktı.

İktidarıyla, muhalefetiyle herkesin desteklediği çok önemli bir adım atıldı. 

Bursalılar tarihi bölgenin yapılardan arınmasını beklerken 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda başlayan inşaat haklı olarak eleştirilere yol açtı. 

Recep Altepe'nin büyükşehir belediye başkanlığı döneminde Bursa Müftülüğü'ne İstanbul Caddesi üzerinde 16 dönümlük modern yeni bir kompleks yapıldı. 

Anlaşma şuydu:

Müftülük yeni yerine taşındıktan sonra 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda bulunan binası yıkılacaktı. 

Ortaya çıkan alan meydana katılarak bölgenin nefes alması sağlanacaktı. 

Herhalde karşılıklı güvenden ötürü o dönem resmi bir protokol yapılmadı.

Pandemi sürecinde ülke koronavirüsle boğuşurken Türkiye Diyanet Vakfı, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda inşaata başladı. 

Eski müftülük binasının yerine 3.5 katlı bir toplumsal hizmet merkezinin dikileceği öğrenildi.

Peki, Bursa'nın tarihi dokusunu ortaya çıkarma hayallerimiz nereye gitti? 

Burada mesele binanın kaç katlı olacağı değil ki... 

Bursa'nın tarihi dokusunu ortaya çıkarma düşüncesi doğrultusunda o bölgede yeni bir yapılaşmaya artık izin verilmemesi, çivi çaktırılmaması gerekmez mi?

Böyle bir binaya kentin gerçekten ihtiyacı var mı? 

Diyelim ki Bursa'nın en önemli eksiği inşa edilecek bu bina, yeri kentin yüreği 15 Temmuz Demokrasi Meydanı mı olmalı? 

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Tower Plaza'yı yıkarken şehrin geleceğine dair çok kritik bir mesaj vermişti.

Aktaş, Tower Plaza'nın şehrin silüetini bozan yapılardan biri olduğunu belirterek, oranın yıkılması oldukça önemli demiş, Bursa'da bir daha böyle yapılara izin verilmeyeceğinin altını çizmişti.

Allah aşkına Doğanbey'deki ucubelerin yıkılabileceğini bile kent olarak uzun süre tartışmadık mı? 

Yapılan doğru eylemleri boşa çıkarabilecek hamlelerden kaçınmak gerekiyor.

Türkiye Diyanet Vakfı'na da önemli bir sorumluluk düşüyor. 

Bursa'ya bir hançer daha saplamayalım. 

Bu yanlışı durduralım. 

Benim hatalı, sizin doğru olduğunuzu mu savunuyorsunuz, bu inşaat bir hançer değil mi diyorsunuz, o zaman gelin lütfen tartışalım. 

Kent olarak en büyük eksikliğimiz bu değil mi zaten.

Konuşmuyoruz, tartışmıyoruz... 

Oysaki bu şehirde hepimiz yaşıyoruz. 

Birimizin yanlışı diğerine de etki ediyor, keza ortada doğru iş varsa faydasını da hepimiz görüyoruz. 

Bir uygulamayı hayata geçirmeye yetkinizin bulunması sizi her zaman haklı yapmaz. 

Haydi, sanal plebisit yapalım. 

İnternet üzerinde sandık kuralım. 

Şehirleriyle ilgili söz hakkı Bursalılarda olsun. 

Vatandaşa soralım, Fomara'da yapılaşma istiyor musunuz diye.

Pandemi süreci buna engel olmaz, internet üzerinden gerçekleştirilecek bir oylama tam aksine katılımı çok fazla artırır. 

Bursa'nın böyle bir oylamayı düzenleyebilecek yazılımcıları var, siz yeter ki isteyin.

Zor mu geldi bu öneri.

O zaman en azından iktidar, muhalefet ayrımı yapmadan kentin tüm yöneticileriyle bir araya gelin. 

Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de çağırın. 

Halka açık bir oturum düzenleyin. 

Yine bu organizasyonu uzaktan bağlantı yöntemiyle, çok sayıda katılımcıyla yapmak mümkün. 

Vatandaşlar da evlerinden hiç çıkmadan sosyal medya üzerinden fikirleri dinleme, görüş belirtme imkanına sahip.

Konuyu tartışın, herkese örnek olun. 

Böylelikle hem Diyanet'in halk nezdinde sürekli gerilediği söylenen imajına pozitif katkı koymuş olursunuz hem de ortaya çıkan kararın vicdanları yaralamamasını sağlarsınız.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları