İnce, Kılıçdaroğlu'na savaş açtı! Bursa'da son durum ne?

25 Kasım 2019 Pazartesi, 09:12
A

Kemal Kılıçdaroğlu'nun geride bıraktığımız yerel seçimdeki zaferde payı büyüktü.

İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'nu, Ankara'da Mansur Yavaş'ı tercih etmesi, diğer büyükşehirlerde belirlediği aday profilleri doğruydu.

Yerel seçim sürecinde başkan adaylarını ön plana çıkaran, ötekileştirmeden kaçınan siyaset dili başarıyı getirdi.

CHP, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çok sayıda büyükşehirde tarihi bir galibiyete ulaştı.

Kaybedilen Bursa'da dahi parti kendi rekorunu kırdı.

Şu net: Kılıçdaroğlu risk aldı ve başardı.

İstanbul'da Ekrem İmamoğlu aday olmadan önce adını bilen kaç kişi vardı?

Peki, aday gösterildikten sonra kazanacağına inan CHP'li ne kadardı?

Çok sayıda seçim kaybetmişsiniz.

Son olarak Cumhurbaşkanlığı yarışından yenilgiyle çıkmışsınız.

Partinin oylarını artıran Muharrem İnce dahil bir sürü bilindik isim İstanbul'da adaylığı isterken siz kimsenin tanımadığı Ekrem İmamoğlu ile yola çıkıyor ve tarihi bir başarı kazanıyorsunuz.

Üstelik son derece kısıtlı imkanlarla, sadece doğru aday ve siyaset dili ile bu başarıya imza atıyorsunuz. 

Kolay iş değil. 

Kılıçdaroğlu, parti içindeki en güçlü dönemini yaşıyor. 

Ortada herhangi bir liderlik tartışması yok.

Muharrem İnce tehdidinin son derece az olduğu mevcut konjonktürde Kılıçdaroğlu komploya neden ihtiyaç duysun?

İnce, kendi rüzgarının en kuvvetli olduğu 2018 yazında dahi kurultay için delegelerden önce toplamayacağım dediği imzaları daha sonra toplamaya başlamış ancak yeterli çoğunluğa ulaşamamıştı!

Bu sürecin ardından gidilen yerel seçimden büyük zaferle çıkan, karşısına kim gelirse gelsin açık ara farkla kazanacağı garanti olan kurultay için İnce'ye neyin komplosunu kursun Kılıçdaroğlu?

Gelin, Bursa'ya bakalım hızlıca. 

İnce'ci herkes, imza verenler de dahil artık Kılıçdaroğlu'nun yanında saf tutuyor.

Küçük bir kesim dışında herkes genel başkanın hamlelerinin doğruluğu konusunda hemfikir.

Böyle bir tabloda son yaşanan saraya kim gitti süreci gündemden iyice düşen İnce'nin tekrar sahneye çıkması ve gündemin değişmesinden başka neye yaradı?

Ülkenin gerçek gündemi ekonomi, dış politika.

Vatandaşın cebi alev almış durumda. 

Kışın kendini hissettirmesiyle faturalar iyice kabarmaya başladı.

2020'de bizi bekleyen yeni vergilerimiz, güzel güncellemelerimiz ve Emeklilikte Yaşa Takılanlar'ın her geçen gün biraz daha artan çığlığı var.

Sosyal güvenlik sistemimizin neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. 

Vatandaşsa ne oluyor diye gündeme baktığında CHP kavgasıyla karşı karşıya kalıyor!

Gündem iki tane gazetecinin asılsız iddiasıyla parti içi kavgaya kaydırıldı.

Operasyon bizzat CHP'nin kendisine yapılıyor aslında!

Sizce bu durumdan en çok kim hoşnuttur?

Bu tablo kimi sevindirir ve kime fayda sağlar?

Bir de sahi Muharrem İnce artık ne istiyor?

Parti içinde kurultay yarışına girdin, genel başkanlığa aday oldun ve yenildin.

Her türlü karşı hamlene karşın genel başkanın seni partinin adayı yaptı.

Cumhurbaşkanlığı yarışına girdin ve yine kaybettin! 

"Adam kazandı!"

Seni ezdi, geçti!

Herkesin senin ağzından çıkacak iki kelimeye kilitlendiği gece ortadan kayboldun.

Seçim sürecinde kurultay işlerine bir daha bulaşmayacağım dedin, sözünde durmadın, imza toplamaya yeltendin onu da beceremedin. 

Hayalindeki CHP, tüm büyükşehirlerde kaybeden; yüzde 10-20 bandında saplanmış, sadece belli bir kemik kitleye hitap eden, toplumun gerçeklerinden kopuk müzmin muhalefet partisi mi?

Vatandaşın hali ortadayken CHP'yi gündemi değiştirmek için fırsat kollayanların ortasına sürüklemek yakışık aldı mı?

Bu çakma operasyonun Kürt oylarıyla da doğrudan ilgisi var elbette. 

İşin üzücü yanı İnce, kimin değirmenine su taşıdığını çok iyi biliyor ve tıpkı Cumhurbaşkanlığı seçimi gecesinde olduğu gibi kendisine bir dönem de olsa inananları büyük bir hayal kırıklığına sürüklüyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları