Bursa'ya yeni organize sanayi bölgeleri ve uydu kentler...

09 Şubat 2021 Salı, 09:44
A

Nilüfer Belediyesi, 2021'i "Gıda Yılı" ilan ettiğini geçtiğimiz hafta düzenlediği toplantıyla kamuoyuna duyurdu.

Başkan Turgay Erdem'in sanayi alanlarıyla ilgili yaptığı açıklama dikkat çekti.

"En büyük baskı sanayiden geliyor. Bize geçtiğimiz günlerde organize sanayi bölgelerinin (OSB) genişletilmesiyle ilgili OSB müdürlüklerinden talepler geldi" ifadelerini kullanan Erdem, "Biz bu talepleri asla kabul etmiyoruz. Nilüfer yeşiliyle, doğasıyla yaşantısıyla önemli bir ilçe. Çevremize baktığımızda 9 sanayi bölgesiyle, ıslah OSB'lerle sanayilerle kaplı bir yapıya da sahibiz. Bir taraftan tarım üreten ilçeyiz. Biz tarım alanlarının kullanılması konusunda ciddi önlem almaya çalışıyoruz. Asla yeni bir sanayi bölgesi kurulmasına izin vermiyoruz. Bakanlıklardan gelecek talepler olacaktır. Gerekli hukuki mücadelemizi başlatacağız. Herkes bundan emin olsun" dedi.

Başkan Erdem, endişeli olmakta elbette haklı.

Tarım alanları üzerinde gösterilen hassasiyet, Nilüfer Belediyesi'nin sağlıklı gıdaya herkesin ulaşabilmesi için ortaya koyduğu vizyon gerçekten takdiri hak ediyor.

Bunlara kimsenin itirazı olamaz.

Ancak yeni sanayi bölgeleri meselesini farklı bir pencereden değerlendirmenin Bursa'nın geleceği için kaçınılmaz olduğunu da ifade etmek gerekiyor.

Bursa, sanayiye doydu sözünü çokça duyuyoruz.

Peki, veriler ne söylüyor?

Bursa'nın toplam yüzölçümü 10,880 kilometrekare.

Kentteki alan dağılımı yüzde 44,5 orman, yüzde 30,8 tarım, yüzde 13,6 yerleşim, yüzde 5,6 akarsu-göl, yüzde 2,5 mera, yüzde 7 diğer alanlar ve binde 8 sanayi ve depolama alanları şeklinde sıralanıyor.

Bursa binde 8'lik sanayi ve depolama alanları payıyla Türkiye'de 11. sırada yer alıyor.

Şehirdeki mevcut sanayi alanları, yüzölçümü içerisindeki sınırlı payına rağmen kent ekonomisine yüzde 46 seviyesinde katma değer sağlıyor.

Bilindiği gibi Bursa bir emekçi kenti.

Sayılar da bunu doğruluyor.

Bu kentte yaşayan insanların çoğunun geçimi sanayiyle doğrudan ilişkili.

Tarım alanı başına (kilometrekare) tarım katma değeri 1,30 iken sanayi alanı başına sanayi katma değeri 337,40!

Bursa, Türkiye'de düşük sanayi alanı-yüksek GSYH payına sahip olan iller arasında bulunuyor.

Söz konusu şehirler, Bakanlıklar nezdinde sanayi alanlarının artırılması için potansiyel iller olarak değerlendiriliyor.

Bursa'da 17 organize sanayi bölgesi yer almasına rağmen ölçek ekonomisine uygun büyüklükte yeni yatırım alanları bulunmamakta.

Mevcut OSB'lerdeki arsa bedelleri de yüksek seviyelerde.

Bu konjonktür Bursa'da yeni bir mekânsal planlamayı zorunlu kılıyor.

Sayılar bu kadar netken "Bursa sanayiye doydu" algısının tek sebebi geçmişteki yanlış planlamadan kaynaklı. 

Bursa'daki sanayi alanları şehrin ana arterlerinin üzerinde kaldı.

Aslında kimse Bursa'da mevcuttakilere benzer yeni sanayi alanı istemiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı gibi ölçek ekonomisine dayalı mega endüstri bölgelerine ihtiyaç var. 

Hâlihazırdaki sanayi alanlarının kentin dışına taşınmasıyla beraber kurulacak mega endüstri bölgelerinin uydu kentlerle planlanması büyük önem arz ediyor.

Avrupa'nın hangi ülkesinde sanayi ve şehir bu kadar iç içe geçmiş durumda?

Nilüfer, Yıldırım, Osmangazi'deki konutlarla sanayi alanları adeta bir bütün haline geldi.

Bu durum trafikten tutun da çevre, sağlık sorunlarına kadar bir dizi büyük problem zincirini beraberinde getiriyor.

İşte tam da bu noktada ortak aklın devreye girmesi gerekiyor.

Büyükşehir Belediyesi, kent konseyini görevlendirdi.

Çalıştaylarda şehrin, 20-25 yıllık geleceğinin nasıl şekillendirileceği tartışılacak.

Bursa'nın 1/100.000 ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı'nın hazırlanma süreci başlatılmışken yeni sanayi bölgeleri meselesini de etraflıca ele almak hayati derecede önemli.

Tüm kamu kurumları, sivil toplum örgütleri bir araya gelmeli.

Mevcut tarım alanlarının yeniden ekonomiye kazandırılması kadar âtıl durumdaki yerlere mevcut OSB'lerin taşınması tartışılmalı.

Sanayi şehir içinden çıkarıldığında Bursa, gerçekten her anlamda rahatlayacak.

Boşalacak alanların, yeşil alanlar gözetilerek yapılaştırılması kentin çehresini de büyük ölçüde değiştirecek.

Mevcut durumda sanayi ve yaşam alanları sıkıştı.

Büyümek isteyen, işletmesini genişletemiyor.

Fabrikaların maksimum kapasite ile çalışması şehri adeta kilitliyor.

Yeni sanayi alanları meselesi, salt istemiyoruz yaklaşımının dışında gelecek odaklı bir perspektifle mutlaka değerlendirilmeli.

Daha fazla vakit kaybedilmemeli.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları