Bursa'nın satılan dev şirketinde neler oluyor?

19 Ağustos 2019 Pazartesi, 12:08
A

Büyükşehirlerde yaşayan vatandaşların önemli hizmet beklentileri vardır. 

Bu hizmetlerin bir kısmı kamu kurumları tarafından yerine getirilirken bazıları da özel şirketler vasıtasıyla sağlanır.

Söz konusu kurum ve şirketlerin sundukları hizmet kalitesiyle yöneticileri kamuoyu tarafından yakından takip edilir. 

Şu an basının neye karşı, nasıl tavır aldığı sorusu şüphesiz ki ayrı bir tartışmanın konusudur ancak en azından şunu diyebiliriz:

Medyanın asli görevleri arasında yer alan başat unsur vatandaşa hizmet sunan kamusal ve özel yapıları incelemek, yöneticilerini mercek altında tutmaktır. 

Dördüncü kuvvet sorumluluğu kapsamında bizler de kamu hizmeti veren kurumları yakından takip etmeye gayret ediyoruz.

Geçtiğimiz günlerde BURSAGAZ'la ilgili bir yazı kaleme almıştım. 

Hatırlatmak gerekirse, BURSAGAZ'ın yüzde 80 hissesi Alman EWE AG enerji şirketine aitti.

Ocak ayında EWE AG ile Türkiye operasyonlarını yürüten grup şirketlerini satın almak üzere masaya oturan SOCAR Türkiye, satın almayla ilgili onay süreçlerini tamamlamıştı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi olan SOCAR, BURSAGAZ'ın yeni sahibi olmuştu.

Aradan bir süre geçtikten sonra SOCAR Türkiye'nin kurumsal iletişim departmanı bizleri ziyaret geldi, medyayla sıcak temas kuracaklarının sinyalini vererek bir nebze de olsa yüreğimize su serpti.

Zira son 3 yılda adeta ölü taklidi yapan BURSAGAZ yönetimi ve kurumsal iletişim birimi bu vesileyle biraz olsun kentin canlı hayatına karışma fırsatını yakalamış oldu.

Satış sürecinin tamamlandığı şirkette artık teslim alma dönemi yaşayan SOCAR yönetimi holding düzeyinde önemli atamalar gerçekleştirdi.

EWE Holding üst yönetimi ile tamamen yollar ayrıldı.

Şimdiyse BURSAGAZ'da çalışmaların başladığı belirtiliyor ve yeni genel müdür ile birlikte beyaz bir sayfanın açılması bekleniyor.

Bilindiği üzere 15 Temmuz'daki FETÖ'nün hain darbe kalkışmasından sonra BURSAGAZ ile Bursa'nın iletişimi tamamen kopmuştu.

Çok daha önce gerçekleştirilmiş başarılı çalışmaları artık göremez olmuştuk.

BURSAGAZ yatırımlarıyla doğalgaz ile tanışan Bursa halkı, kurumun ilk dönemlerinde, kampanyalara; STK'lar, yerel yönetimler ve medya ile birlikte başarılı çalışmalara tanıklık ederdi.

O dönemler adeta mumla aranır hale geldi.

Uygulanan bazı yöntemler ile bir kısım ticari ve ev müşterilerinin tepkisini çeken yönetim anlayışı ortaya konuldu. 

Bu uygulamalar yüzünden birçok müşteri şikayeti bizlere kadar ulaştı.

Kötü iletişim dediğimiz de tam burada gün yüzüne çıkmaktadır.

Şirketin iç bünyesinde yaşananlar da ayrıca cabası.

BURSAGAZ'ın, teknik ekiplerinde yapılan denetimlerin ardından onlarca teknik ekip personelini işten çıkarıp onlarla mahkemelik olduğu bilgisi şehir içinde adeta efsane şeklinde anlatılmakta.

Öte yandan bu personellerin şirkete karşı açtığı davaları teker teker kazandığı bilgisi de konuşulanlar arasında. 

Geçenlerde medyaya yansıyan bir temel atma töreni dikkatimi çekti.

Dağ yöresine gaz vermek için bizim de önemsediğimiz bir törendi bu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve diğer protokol mensuplarının yer aldığı Keles meydanında yapılan tören ile Bursa'nın dağ ilçeleri Keles, Harmancık, Büyükorhan ve Orhaneli'ye doğalgaz taşıyacak ana iletim hattının temeli atılırken Keles halkına hizmet verecek olan Bursagaz Müşteri Merkezi'nin açılışı da yapıldı.

Ancak arşivimize baktığımızda kasım 2017 tarihinde basına yansıyan bir BURSAGAZ açıklaması kafamızda soru işareti bıraktı.

Dağ yöresi belediye başkanlarının tümünün katıldığı toplantıda bölgeye ulaştırılacak doğalgaz imalat çalışmalarına 2018 nisan ayında başlanacağı müjdesi Genel Müdür Marcus Rapp ve Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Özden tarafından verilmekteydi. 

Sayın Özden, bu çalışmalara neden söz verdiğiniz tarih olan nisan 2018'de başlamadınız?

Bursa'da müşteriler inim inim inlerken tek dağıtım şirketi olmanın avantajını mı kullandınız?

Gelinen noktada BURSAGAZ'ın çalışmalarını kentle ve dağ yöresi halkıyla gerekli bir düzeyde paylaşması gerekmez mi?

Taahhüt edilen süreçler ve gerçekleşmeleri bilmek yöre halkının hakkı değil mi?

Sosyal medyanız, paylaştığınız bilgileri kendi personelinizin dahi beğenmediği bir iletişim kanalı haline gelmiş, haberiniz olsun!

Yeni dönem, yeni yönetim anlayışı, beklentilerin üst düzeyde olduğu bir dönem.

SOCAR yeni yönetimine şimdiden başarılar diliyor, Bursa kentine yakışacak hizmetleri Bursa ile birleştireceklerine olan inancımın yüksek olduğunu da belirtmek istiyorum.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları