Bursa'da sabah yataktan fırlatan salgın! Evlerin içine sızıyor, boğulacakmış gibi uyanıyorlar

13 Eylül 2021 Pazartesi, 09:57
A

Şikayetler yanıtsız bırakılıyor...

İlgili kurumlar ölü taklidi yapmayı sürdürüyor... 

Üstelik bahsedilen sorun Bursa'nın göbeğinde yaşanıyor...

Bu durum akıllara farklı çıkar ilişkileri mi var sorusunu getiriyor...

Bursa'daki Organize Sanayi Bölgesi'nden (OSB) salınan gazlar, uzun süredir bölge sakinlerinin nefes almasını güçleştiriyor. 

OSB'nin çevresini milyonluk daireler, lüks siteler çevreliyor. 

Bölgede ciddi bir nüfus ikamet ediyor.

31 Ağustos 2021 tarihli yazımda gündeme getirdiğim kimyasal kaynaklı olduğu düşünülen problemse aynen devam ediyor. 

İnsanların genizleri yanıyor, gözleri yaşarıyor...

Vatandaşlar boğulacakmış gibi bir hisle yataklarından fırlıyor.

Camları, kapıları kapamak da fayda etmiyor... 

Ne içerdiği belirsiz gazlar evlerin içine sızıyor.

Peki, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, harekete geçmek için neyi bekliyor? 

Hangi gerekçeyle sessizliğe gömülme metodu uygulanıyor?

Kim kollanıyor?

Akademik odaların, siyasi parti temsilcilerinin de artık devreye girmesi, Bursa'yı bilhassa son bir aydır hunharca kimin zehirlediğinin ortaya çıkarılması gerekiyor. 

Bu manzaraya seyirci kalan kamu görevlilerinin koltukları daha fazla işgal etmelerini önlemek kentin geleceği için büyük önem taşıyor. 

HAMİTLER'DE KAPASİTE ARTIŞI MI VAR?

Bir okuyucumuz, Organize Sanayi Bölgesi'ndeki kimyasal kokuyla ilgili yazımdan sonra elektronik postayı göndermiş.

Aynen aktarıyorum:

"Hamitler Yenibağlar çöplüğü de sorun. Yerleşim yerine çok yakın dökmeye başladılar. İki yıl önce altyapı hazırladılar park olcak diye milleti kandırdılar, meğerse çöplüğe altyapı hazırlamışlar. Kokudan uzaktan misafir bile davet edemiyoruz evimize."

AŞISIZLAR SOYUTLANMALI!

Yeryüzünde cehaletten daha hızlı yayılan başka virüs yok.

İstanbul'da aşı karşıtlarının toplandığı miting bunu net şekilde bir kez daha gözler önüne serdi. 

Aslında kim bilir, belki de farklı düşünmek gerekir!

Baksanıza; büyük resmi gören, oynanan küresel oyunun farkında olan ne kadar çok insan varmış Türkiye'de!

Üretimde ve tüketimde kaçıncı sırada olduğumuz ortada...

Eğitimdeki durumumuz, üniversitelerimizin hali de...

Söyleyecek fazlaca söz var... 

Ancak bilim karşıtı düz dünyacı bu güruha karşı kelimeler kifayetsiz...

Maske, mesafe kuralını hiçe sayarak Kovid-19'a karşı büyük bir kahramanlık (!) örneği sergileyen ulvi şahsiyetler yoğun bakımlık olduklarında tedavi edilmemeyi de kabul ediyor mu? 

Merak konusu...

Sorumluluk tamamen kamu yönetimine düşüyor... 

Bu aymazca yaklaşımlar yüzünden insanlar sevdiklerini asla kaybetmemeli!

Kurallara uymayanlar toplumdan kesin olarak soyutlanmalı. 

Yaptırımların dozu artırılmalı!

Her gün yüzlerce can kaybı varken akıl dışı saçma teorilere karşı kimse kişisel alan argümanıyla ortaya çıkmamalı...

Aşı olmama hakkı elbette vardır.

Ancak kimsenin insanların ölümüne yol açma, sağlık sistemini tıkama, halkı ekmeğinden etme özgürlüğü yoktur.

Aşını olmuyorsan yaptırımlara da sesini çıkarmayacaksın.

İnsanların canından, aşından uzak duracaksın.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları