Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Vefa kanatlı güvercinler

19 Haziran 2021 Cumartesi, 08:13
A

Babam, büyükçe bir kesekâğıdıyla geldi eve.

Heyecanla açıp baktık...

Bir de ne görelim!

İki güvercin yavrusu...

Birbirlerine sokulmuş, korku ve açlıktan titriyorlar.

Birkaç gün karton kutunun içinde besledik, gün geçtikçe o kutuya da sığmaz oldular.

Kümes şarttı.

Babam, mahalledeki marangozdan aldığı gerekli malzemelerle, güzel bir kafes yapıp, bahçede duvara kedilerin erişemeyeceği yükseklikte astı.

Kafesi çok sevmişti güvercinler, kısa sürede palazlandılar.

Okuldan gelir gelmez, kapısını açıyordum...

Havalarda taklalar atıyor, bazen gökyüzünde kayboluyorlardı. İşte o an içimi bir korku kaplıyordu...

Ya şahin kaparsa?

Bir sabah baktık ki, kafesin kapısı kırılmış, kuşların biri yok!

Hırsız kapmış!

Kafes sağlamdı ama bahçe kapısı Nasrettin Hoca türbesi gibi Allah'a emanetti.

Çok üzüldük tabii...

Diğer kuşu almaması tek tesellimizdi.

Bahçe kapısını tamir olana kadar onu akşamları kafesinden alıp, annemin kullanmadığı eski çamaşır kazanının içine saklamaya karar verdik.

Üç gün sonra, çamaşır kazanıyla birlikte onu da çaldılar!

Haftalarca kuş pazarına gittim, bulurum umuduyla...

Aradan aylar geçti.

Unutmuştuk güvercinleri, lafı bile olmuyordu artık evde...

Kafesini de kırıp atmış, ağaç kısımlarını sobada yakmıştık.

Biz unutmuştuk ama meğer güvercinler bizi unutmamışlar!

Güneşli bir pazar sabahı, evimizin çatısına kondular, görür görmez tanıdım onları...

Belli ki, satıldıkları yerden firar edip gelmişler...

Kafeslerini arar gibiydiler...

İnmek istiyor bahçeye, inemiyorlardı.

Hava kararıncaya kadar bekleştiler, sonunda vefa duygularını kanatlarının altına sıkıştırıp özgürlük mavisi bulutların arasından dönmemek üzere uçup gittiler.

O gün öğrendim ki, güvercinler biz insanlardan daha vefalı!

Bu vesileyle, tüm baba dost ve okurlarımın Babalar Günü'nü kutluyor, bana hayvan sevgisini aşılayan babamı da rahmetle anıyorum.

GÜÇLÜ HÜLYA!

Hülya Aytekin...

Bizim medya sektörünün Panter Emel'i!

Yolda bir sokak hayvanı görmesin, karnını doyurmadan, sevmeden bırakmaz.

Yağmur, kar, gece gündüz, hastalık dinlemez, haftanın belli günleri arabasına yükler mamaları, sakatatları besler can dostlarını...

Geçtiğimiz günlerde çöplükte çıkan-çıkarılan yangında, vücudunun yarısı yanmış yavru bir sokak köpeğini sahiplendi Hülya...

Adeta yeni doğmuş bebek gibi pamuklara sararak baktı ona... Veterinerden veterinere koştu.

Hayata karşı dirensin diye adını da Güçlü koydu...

Sağlığı ile gelişmeleri gün be gün sosyal medyadan paylaşıyor, iyi olması için dualar ediyorduk.

Ne yazık ki, dün acı haberi geldi Güçlü'nün...

Üzdü bizi!

Hülya'nın, Güçlü ile verdikleri mücadeleyi anlatan o veda yazısı ise ağlattı takipçilerini!

Hayvan hakları yasasını yıllardır TBMM'de bekletenlerin de bu yazıyı okumasını çok isterim.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları