Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Önce gazeteciyim sonra kiracı!

31 Temmuz 2021 Cumartesi, 08:23
A

Mesleğimin ilk yılları gece muhabirliği de yapmıştım...

Akşam saat beş altı gibi geliyordum gazeteye, gece gazete matbaada basılıncaya kadar nöbet tutuyordum.

Cep telefonu yok, internet yok...

En önemli işim polis telsizini dinlemekti...

Telsizden önemli bir adli vaka geçince hemen fotoğraf makinemi flaşımı kapıp olay yerine gidiyordum.

Olay birinci sayfaya girecek kadar önemliyse, sorumlu haber müdürümü telefonla arıyor, haberi yazıp, baskıdan önce sayfayı değiştiriyorduk.

Bakmayın şimdi rekabetin bittiğine, o yıllarda rakip gazeteler arasında haber atlamak büyük bir gazetecilik ayıbıydı!

Rakibine haber atlatmak yani haberi okuruna ilk veren olmak muhabir için haberciliğin Nirvana'sıydı!

Haber atlayan muhabir de gözünün yaşına bakmadan kovulurdu!

O yüzden polis telsizini can kulağıyla dinler, tuvalette bile yanımdan ayırmazdım.

Telsizdeki konuşmalarda asayiş, cinayet, hırsızlık, ahlak gibi gibi her polis birimin kendine ait ayrı kodu olurdu...

Ve ben o kodları ezberleyemediğim için de yapılan konuşmaların içeriğini çözmede çok zorlanırdım.

Ne zamanki konuşmalarda hararet yükseliyor o zaman bir şeyler olduğuna dair şüphelenip, nöbetçi emniyet müdürünü arardım.

İşte yine böyle bir gece muhabirliğim sırasında telsiz bangır bangır ötmeye başlayınca kulak kabarttım...

Konuşmalarda itfaiye ekibi lafları geçince olayı anında çözdüm, bir apartmanda çıkan baca yangını çıkmış...

O yıllarda baca yangınlarının bile haber değeri vardı. İçinden ummadık hikayeler çıkardı. Olay yerinden en sıcak görüntüyü alalım derken çok ıslanmışızdır itfaiyeciler tarafından!

Neyse, baca yangınının çıktığı mahallenin adresini aldım...

Alınca şok tabii!

Verilen adres gözüme hiç yabancı değildi! Çünkü bizim mahallede çıkmış yangın ve üstelik de tesadüfe bakın benim sokakta ve oturduğum apartmanda!

Aldı mı beni bir korku!

Dediğim gibi cep telefonu da yok arayıp ev halkının sağlık durumunu sorayım...

Nefes nefese gittim olay yerine...

Toplanan kalabalığın arasında önce eşimi ve çocuğumu buldum. İyi olduklarını görünce rahatladım.

İtfaiye zamanında gelip müdahale ederek yangını söndürmüş ben gelene kadar, çok şükür!

Binada da çok büyük hasar olmamasına sevindik...

Yine de gazetecilik damarım tuttu, olay yerinden birkaç kare fotoğraf çektim. Ertesi gün "Korkutan yangın!" başlığı ile çıktı haber gazetede!

Keşke yazmasaydım da çıkmasaydı...

Yangının çıkış nedeninin yıllık baca temizliğinin yapılmamasından kaynaklandığını yazdım diye apartmanda yöneticilik yapan ev sahibim aylarca konuşmadı benimle, yılsonunda da " al sana baca!" deyip kiraya okkalı bir zam yaptı!

"Kusura bakma! Önce gazeteciyim sonra kiracı!" diyerek, taşındım başka eve ben de!

Bir daha da gitmedim baca yangını haberlerine! 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları