Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Benden turizm rehberi olmaz!

18 Eylül 2021 Cumartesi, 08:15
A

Erkek olanın kafasında fötr şapka vardı...

Kadında melon şapka...

Birinin boynunda fotoğraf makinesi, diğerinin elinde İngilizce baskılı Bursa tanıtıp rehberi...

Yaşları, ben diyeyim 70, siz deyin 80...

Ufak tefek, yaşlı ama sağlıklı görünen Japon çifti, Atatürk Caddesi üzerinde gayet mutlu ve meraklı bir şekilde dolaşıyor, bol bol fotoğraf çekiyorlardı.

Kafalarındaki şapkalar değil de yüzlerindeki gayet nizami takılmış cerrahi maskeler daha çok dikkatimi çekmişti.

Çünkü bu anlattığım olayın gerçekleştiği tarihte ortada henüz Kovid-19 pandemisi filan yoktu!

Otobüs durağındaki bankta, onları hayranlıkla izlediğimi mi fark ettiler bilemiyorum, az sonra aynı durağa geldiler.

Erkek olanın elinde küçük bir kâğıt parçası vardı. Okumam için bana doğru uzattı, kâğıtta kötü bir el yazısıyla sadece "Cumali kazik... 22 " yazılıydı.

Şifre gibi bir şeydi.

Bursa turizmine darbe vurmamak adına mükemmel İngilizcemi de hemen konuşturmadım!

Derken, önce Bursa rehberinden Cumalıkızık fotoğrafını, ardından da gömlek cebinden çıkardığı Bukart'ı ve otobüs durağını gösterince, şifreyi çözdüm...

Anamın köyü tarihi Cumalıkızık'a gitmek istiyorlardı... Hem de o hatta çalışan 22 no'lu halk otobüsüyle...

"Yes... Okey" dedim, İngilizceme çevremdekilerin nazarı değme kaygısıyla devamını Türkçe söyledim:

"Otobüs şimdi gelir! Bekleyin bu durakta!"

Sevimli çift, el kol hareketlerimden ne dediğimi anladı, beni Japonca selamlayıp, otobüsü beklemeye başladılar.

Bekleyin dedim ama bir yandan da dua ediyorum içimden, inşallah otobüs kalabalık değildir de, Japon balığına dönmezler Cumalıkızık'a gidene kadar diye...

Neyse ki, çok geçmeden otobüsü boş geldi, Japon turist çift, numarasını görür görmez attılar kendilerini otobüse...

"Hey gidinin Japon'u, binlerce kilometrelik yoldan gelmiş de, memleketimin yolculuk sistemini çözmüş, Bukart'la tarihi yerlerimizi bile geziyor... Helal olsun!" diyerek takdir ettim, otobüste oturacak yer bulmanın sevinciyle bize el sallayan sevimli çifti...

Durakta bekleyen iki büklüm kasketli ihtiyar sözlerimi duymuş olacak ki, acı acı söylendi:

"Elin Japon emeklisi böyle memleket memleket gezer, bizler hastane hastane! Söyle bakayım ben de buradan Devlet Hastanesi'ne en ucuz ve kolay yoldan nasıl giderim?"

Sitemine hak veren gülümsemeyle verdim ona da en kestirme tarifi:

"Güzel dedem, bu trafikte hem ucuz hem çabuk gitmenin tek yolu var, o da 112 ambulansı veya Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'nü aramak!"

Nedense bu harika esprime gülmeden söylenerek uzaklaştı yanımdan...

Ne söylediğini de tam anlayamadım, galiba Japonca konuştu!

İngilizce saydırsaydı kesin anlardım!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları