Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Başkanımız Hıdır elinden gelen budur!

24 Haziran 2021 Perşembe, 07:57
A

Eşekten düşenin halini eşekten düşen anlarmış...

Canlı yayınlarda ve kalabalık kitlelere karşı konuşurken heyecanlanan, stres yapan siyasetçileri aynı dertten mustarip bir yazar olarak en iyi ben anlıyorum.

TV ekranlarında ya da kalabalık bir topluluğa karşı konuşmak da yazmak gibi Allah vergisi ayrı bir yetenek!

Bu yeteneğigeliştirmeyi de biz kullarına bırakmış...

Olmayan şey gelişir mi?

Gelişir!

İşte size yakın geçmişte yaşanmış bir örnek...

Bir siyasi partimizin ilçe kongrelerinin yapıldığı dönem...

Çok önem verdikleri ilçededir sıra fakat henüz bir bakan adayı yok ortada.

Ekonomik açıdan güçlü, ilçede ve partisinde sevilen sayılan bir isim arıyorlar. Ve sonunda İl Başkanı buluyor aradığı formatta bir aday...

Fakatadayın ufak bir sorunu var, kalabalık kitlelerin karşısında konuşamıyor, benim gibi heyecanlanıp kekeliyor...

Bir nevi mikrofon fobisi!

"Biz iki lafı bir araya getiremeyen nice milletvekillerinin bile dillerini çözdük, senin de çözeriz, dert etme!" diyerek ikna eder adayı, İl başkanı...

Ve onu bu işlerin piri olan diksiyon hocası dostuna teslim eder:

"Ne yap et, bu adamın dilini kongre tarihine kadar aç! Kongreyi kaybedersek senden bilirim!"

Kongre günü geliyor...

İki aday başkanlık için yarışmaktadır.

Önce partinin muhalif kanadındaki aday çıkıyor kürsüye, uzun fakat oldukça etkili bir konuşma yaparak alkışlar içinde iniyor.

Sıra, İl başkanının bulduğu ve desteklediği adaydadır...

İsmi daha anons yapılırken yüzü domates gibi kızaran aday, elinde konuşma notlarıylaürkek adımlarla kürsüye yürürken, diksiyon hocası İl başkanının kulağına eğilir:

"O iş tamam başkanım! Bak nasıl bülbül gibi ötecek!"

Alkışlararasındakürsüye gelen aday, ceketinin düğmelerini ilikler veşöyle bir salonu süzdükten sonra siyaset tarihinin en kısa ve öz yapar:

"Hey benim güzel delege arkadaşım! Adım Hıdır, elimden gelen budur... Beni bilen bilir, bilmeyen de kendisi gibi bilir... Hepinize saygılar sunuyorum!"

Sadece bu cümleleri söyleyip, salonu selamlayarak iniyor kürsüden.

Salonda bir şaşkınlık ve derin bir sessizlik tabii...

İl başkanı, diksiyon hocasının kulağına eğilir:

"Kongreye gelmeden önce dut mu yedirdin sen bu bülbüle!"

Kongrenin sonucunu mu?

Elbette bülbül gibi şakıyan(!) adayı kazanıyor...

O tarihi konuşması siyasette de önünü açıyor, ilk seçimde ilçesinin belediye başkan adayı oluyor ve kazanıyor da!

Demek ki neymiş?

Aynası iştir adayın, seçmen de partilisi de artık lafa, vaatlereve sosyal medya performansına değil yapılan hizmete bakıyor!

Kürsüde bülbül kesilip hizmette düldül gibi davrananlar kaybediyor, günümüzde ne yazık ki...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları