Murat Sağman

Murat Sağman

murat@muratsagman.com

Faizleri değil riskleri düşürmemiz gerekiyor

07 Haziran 2021 Pazartesi, 08:31
A

Geçen hafta açıklanan Mayıs 2021 enflasyon verileri (TÜFE) yüzde 0.89 ile yüzde 1,4 olan beklentilerin altında kaldı. Yıllık enflasyon da yüzde 16.59 olarak gerçekleşti. Açıklanan veriler ile ilgili  Tüik tarafından yapılan bir hata/düzeltmesi ve bir güvensizlik var ama bu yazımızın  konusu bu değil. Üfe yüzde 38 iken Tüfe enflasyonun daha da yükseleceğini söyleyebiliriz. Şimdiden söyleyelim Haziran ayı ile kısıtlamaların kaldırılması ile birlikte özellikle hizmet sektörünü ve talebi olumlu etkileyecek. Haziran  ayında aylık yüzde 2'ye yakın bir enflsyon bekliyorum, yıllık enflasyonda yüzde 17,50 seviyelerine gelecek. Bununla birlikte kur geçişkenliği açısından enflasyon için döviz kurlarının seyri tabi ki önemli olmaya devam edecek.

Dünyada dolar endeksi son 4 ayın en düşük seviyelerine gerilerken Türkiye'de dövizde dolarda rekorlar geliyor ve talep hala devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Merkez Bankası başkanımla görüştüm, faizi düşürmemiz şart. Onun için de temmuz-ağustos, buraları bulacağız" açıklaması ile birlikte kurda belirsizlik ve yeni rekorlar getirdi. Mayıs enflasyonu da beklentilerin altına kalınca acaba bir faiz indirimi gelir mi olasılığı döviz kurları hareketlendi. Ancak benimde katıldığım ekonomist ve yatırımcılarla yapılan toplantıda TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, piyasalardaki haklı bir gerekçeye dayanmayan erken gevşeme beklentilerinin ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Açıklama döviz kurlarında bir denge sağlasa da asıl rahatlığı ABD'den Cuma gelen düşük tarımdışı istihdam verileri oldu.

Dövizde şimdilik kalıcı bir gerileme gözükmüyor. Dolar/TL'de eskiden birkaç kez denediği en önemli direnci olan 8.58 seviyesi artık en önemli destek seviyesi konumunda gözüküyor. Bu seviyeleri aşağıya doğru kırarsa sonraki destek noktaları 8.30-8.35 seviyelerinde görünüyor. İlk dirençler ise 8.75-8.80 seviyelerinde. Bu seviyeler kısa dönem için önem kazanmış durumda. Bu seviyeler kırılırsa sonraki en önemli direnç 9.00 seviyesi. Yılın son çeyreğinden önce (o da gerekirse zaten) faizleri düşürmek kurlar açısından çok riskli olacaktır. Bizim böyle bir dönemde faizleri değil risklerimizi düşürmemiz gerekiyor. Neler yapmalıyız? Daha bağımsız bir merkez bankası, daha bağımsız kurumlar, daha bağımsız bir yargı, başta hukukun üstünlüğü olmak üzere yapısal reformların devreye girmesi, daha öngülebilir politikalar, olumlu dış ilişkiler... Bütün bunların olana kadar merkez bankası erken faiz indirmemesi ve gerekirse faiz artırması en acil atılması gereken adım olacaktır.

Herkese iyi haftalar vesağlıklı günler...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları