Murat Sağman

Murat Sağman

murat@muratsagman.com

Enflasyonu düşürmek artık çok daha zor

27 Eylül 2021 Pazartesi, 08:47
A

Geçen hafta Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 18'e düşürdü. Yüzde 19,3 seviyesindeki manşet TÜFE enflasyonu yerine odağına yüzde 16,76 seviyesindeki çekirdek enflasyonu alan Merkez Bankası "Politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir" cümlesini ve "Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir" ifadelerini metinden çıkardı.

Foreks anketine göre 25 ekonomistin 22'si faizin sabit bırakılacağı tahmininde bulunurken, benim de Sagam Strateji Danışmanlık olarak dahil olduğu 3 ekonomist 100 baz puanlık indirimle faizin yüzde 18,00 seviyesine indireceğini tahminde bulundu.

Hemen peşin söyleyelim bu kararı beklesek de meslektaşlarım ile birlikte bu kararın da çok yanlış olabileceğiniz söyledik hala da söylüyoruz. Enflasyon düşmeden faizi erken düşürmek bize ilerde hem kur olarak hem enflasyon olarak önemli maliyeti olacak. TL'de değer kaybı ve faiz indirimi sonrasında enflasyonun daha da yükseleceği beklentileri TL cinsi devlet tahvili piyasasına satış getirdi. 10 yıllık tahvil faizi 2 günde 100 baz puan artarak yüzde 18,48 seviyesine yükseldi. Diğer yandan, CDS'te ve ABD tahvil faizlerinde artışla Eurobond getirileri de yükseldi. Normalde faiz indiriminden olumlu etkilenmesi beklenen bankacılık hisseleri endeksi TL'de değer kaybının krediler için ayrılacak karşılıkları artıracağı beklentisiyle yüzde 3 geriledi.

TCMB beklenenin ötesinde bir faiz indirimi yaparken büyüme kaygıları enflasyonla mücadeleye göre ön plana çıkmış görünüyor. Bununla birlikte Merkez Bankasının bu almış kararının siyasi etkisinin çok olduğununa tahmin edebiliyorsunuz. Haziran ayında sayın Cumhurbaşkanının faiz indirimi istediğini zaten ilan etmişti. Merkez Bankasının faiz indirmemesi durumunda görevden alınma tehlikesi de gözükecekti. Son 3 yılda 3 Merkez Bankası başkanının görevden alındığını da hatırlayalım.

Merkez Bankası kararı sonrasında reel politika ve mevduat faizinin negatif bölgede daha da derinleşmesi yurt içi yerleşiklerin güçlü döviz talebinin devam etmesine neden olabilecektir. Hazine ve TCMB verilerine göre Kasım ve Aralık'ta dış borç ödemesinin artacak olması, dünkü karar sonrasında yurt dışı finansal yatırımcıların son dönemde swap ve tahvil piyasasına yaptıkları girişleri tersine çevirebilecek olması ve Fed'in varlık alımlarını Kasımda veya Aralıkta azaltmaya başlayabilecek olması finansal piyasalarda risklerin devam edeceğini gösteriyor.

Artık enflasyonda düşüş ihtimalinin azalması reel mevduat faizlerinin negatif bölgede kalmaya devam etmesine TL'de zayıflığın sürmesine neden olabilecektir. Düşen reel faiz yüzünden, TL daha çok değer kaybederken, sonucu tekrar yükselen enflasyon sarmalına girilecektir. Dolar ve TL'ye bakarsak, 8,80 çok önemli bir direnç idi bundan sonraki direnç 9 seviyeleri olacak. 9 olan önemli psikolojik direncini kırması durumunda daha yukarılara gitme ihtimali olacaktır.

Herkese iyi haftalar ve sağlıklı günler

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları