Yeşil seferberliğini kalıcı kılmalıyız

31 Temmuz 2021 Cumartesi, 08:30
A

Ne yazık ki klişeleşti... Her yaz "ciğerlerimiz yanıyor" manşetleriyle geçip gidiyor.

Bir yanda vatandaşın tedbirsizliği... Diğer yanda terörün çaresiz çırpınışları...

İnsanları, hayvanları, ormanları, ağaçları yok ediyor.

Devletin ne kadar çare üretebildiği ise ayrı bir mesele!

Ama bu haftaya damgasını vuran yangın felaketi... Kalıcı ve çok yönlü mücadelenin ne kadar elzem olduğunu çok acı biçimde gözler önüne serdi.

Her yıl yaşanan ve ne yazık ki kısa zamanda unutulmakta olan yangın felaketlerini minimize etmek için bir fırsat doğurmuş vaziyette.

Terör örgütü hariç her kesimin içini yakan günlerdeyiz! Oluşan bu duyarlılığı sağlıklı biçimde yönetmek şart.

Ancak görülüyor ki; daha ilk günden ideolojik kamplaşmanın kapışması yine sahneleniyor.

Oysa doğayı korumak herkesin görevi. Ve boş tartışmalar yerine başta ağaçlandırma çalışmaları olmak üzere ormanları yaşatabilmek adına ne gerekiyorsa yapmak zorundayız!

Yani boş laf yerine aslında birlik ve beraberlik sözünü fiiliyata geçirmeliyiz.

Kim suçlu?

Kim gereken tedbiri almamış?

Neler yapılmalıydı?

Bunlar da tartışılsın elbette ki... Ama ağaçlandırma seferberliğine dönük toplumsal isteğe ket vurulmamalı.

Tam aksine kalıcı bir ağaçlandırma bilincinin oluşması için gayret sarf edilmeli!

Şu anda bu yönde çok olumlu bir atmosfer oluşmuş durumda.

STK'lar, firmalar ve vatandaş yeşiline, doğasına sahip çıkma gayretinde.

Biz de Bursada Bugün ailesi olarak kampanyalara dönük yayınların yanı sıra 400 fidanlık fiili bir katkı yaptık.

Medya kuruluşları adına örneklik teşkil eden bu adımın mimarları olan Bursada Bugün Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Yılmaz ve Genel Yayın Yönetmeni Yaman Kaya'yı tebrik ediyorum.

Çünkü...

Toplumsal duyarlılığı kalıcı hale getirebilmek için medyaya büyük görev düşmekte.

Ve önemli olan geniş kesimlerin sürece katkı vermesini sağlamak. Ve uzun vadeli bir bilincin oluşmasına katkı sunmak aslında!

Bu anlamda hem örnek yayınlar hem de somut örnek adımlar değer taşımakta.

Kısır siyasi çekişmelerin ötesinde olması gereken çevre bilincini geliştirme ve doğayı koruma meselesi artık olmazsa olmazımız!

Mesele sadece yangınlarla da sınırlı değil çünkü.

Toplumun çevreye ve doğaya yepyeni bir gözle bakmasını sağlamak zorundayız.

Yoksa yaşanacak bir ortam bulmak lüks hale gelir.

Bir yanda kamu diğer yanda sivil toplum.... Hem güvenlik hem koruma ve geliştirme anlamında doğaya sahip zorunda.

Sözün özü; adeta bir milli mücadeleye ihtiyacımız var bu cephede!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları