TL ne zaman ucuzlayacak?

15 Temmuz 2021 Perşembe, 08:29
A

Paramız pahalı.

Yanlış anlaşılmasın diğer paralara göre ucuz elbette!

Alım gücü de özellikle son yıllarda fazlasıyla düştü.

Ama TL'yi edinmek pahalılaştı bu süreçte.

Çünkü...

Faiz denen illet paramızı pahalı hale getirmekte.

Borçlanma maliyetleri her gün artmakta.

Yani kredili hayat her geçen yıl daha pahalı hale geliyor!

Peki lira ne zaman ucuzlar?

Kredi maliyetleri ne zaman düşer?

Bu soruların ana muhattabı Merkez Bankası.

Elbette ekonomi yönetiminin yani iktidarın uyguladığı politikalar liranın kaderi üzerinde etkili!

Ama faiz bağlamındaki ilk adres MB.

Peki bu adres hangi sinyalleri veriyor gelecek adına?

 Merkez Bankası Para Politikası Kurulu dün toplandı. Ve "aynen yola devam" kararı çıktı bu toplantıdan.

Yani politika faizi yüzde 19'da sabit bırakıldı.

Ve karar metni de yüzde 99 oranında bir önceki metnin kopyası olarak karşımıza dikildi.

Aylardır tekrarlanan "Para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir".  ifadesi yine tekrarlandı.

Demek ki çok istemesine rağmen MB yönetimi, bir süre daha faizleri düşürmeyecek.

Daha doğrusu düşüremeyecek!

Niye mi?

Enflasyonu düşüremediği için!

Eğer enflasyon düşmeden faizde indirim adımı gelirse enflasyonda yükseliş baskısı hem doğrudan hem de dolaylı biçimde artar.

Ucuzlayan kredi maliyetleri talep enflasyonu yaratır.

Artan döviz kuru ise maliyet enflasyonuna yol açar!

"Peki faiz indirimi dövizi niye artırır?" diye sorabilirsiniz...

Dış borç ödemeleri ve cari açık, yani döviz açığı nedeniyle reel faiz vererek kaynak bulabiliyoruz.

Yani yılsonu için beklenen enflasyonun en az 4-5 puan üzerinde bir faiz vermediğinizde yabancı yatırımcı parasını getirmekte isteksiz davranıyor!

Çünkü...

Jeopolitik ve siyasi riskler öne sürülerek Türkiye'nin risk primi yüksek tutulmakta.

Neticede daha önce de net biçimde test ettiğimiz üzere erken ve hızlı faiz indirimleri kur ataklarıyla karşılandı!

Dolayısıyla zaten uçuşta olan bir enflasyon tablomuz varken faizlerin indirilmesi ciddi yan etkiler doğurabilir.

Yaz aylarında baz etkisiyle bir düşüş öngörülüyordu enflasyonda. Ancak, yüksek kur seviyeleri yani kur geçişkenliği, küresel çapta tahminleri aşan fiyat artışları ve doğalgazla elektriğe yapılan okkalı zamlar bu hayali çöpe attı!

Öyle ki resmi TÜFE'yi bu yaz yüzde 19'a yakın seviyelerde görmemiz artık zor değil.

Üstelik yeni açılan pekçok sektör de okkalı zamlarla zararını telafi etme çabasında.

Yani sonbaharda da enflasyonu rahat bırakacak bir ortam yok gibi!

Demek ki yabancının döviz getirmesini sağlayan reel faiz de risk altında.

Bu durumda Merkez'in yeniden faiz artırması gerekebilir.

Peki böyle bir hamle gelir mi?

Zor görünüyor!

Çünkü...

Para Politikası Kurulu'nun açıkladığı karar metninde "Gerekirse ek sıkılaştırmaya gidilir." tarzında bir ifade yer almadı.

Geçmiş dönemde verilen bu mesaj artık MB'nin gündeminde yok.

Neden mi?

Hem iktidar hem de reel ekonomi temsilcileri TL maliyetinin düşmesini istiyor.

Tabii ki vatandaş da kredilerin ucuzlamasını istemekte haklı!

Yani bir ikilemle karşı karşıya MB yönetimi.

Zamansız indirim çok ciddi bir yan etki yaratabilir.

Ama faiz de can yakıyor.

Bu anlamda umutları taze tutmayı hedefleyen bir cümle öne çıktı son toplantı sonrasında!

"Yılın geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir.".

Mealen dövizdeki baskının hafifleyeceği mesaj verilmekte.

Aslında teknik olarak imkan olmasa da faiz indirimi için kapı açmayı hedefliyor bu ifade!

Çünkü mevcut koşullar ve realistik beklentiler kur baskısının hafiflemesi yönünde değil.

Yine de sembolik de olsa sonbaharın son aylarında bir faiz indirimi için MB yönetimi kendine alan açmış görünüyor.

Kısacası kur oynaklığına hazır olmakta fayda var!

 

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları