Piyasalardaki fragman neyin işareti?

26 Mayıs 2021 Çarşamba, 08:07
A

Ekonomide ilginç bir manzara oluştu.

Pandemi giderek daha net bir ayrışmayı karşımıza çıkarıyor.

Bazı sektörler kahrından ölürken bazıları ise güven tazeleme gayretinde!

Neden mi?

Bir yanda korona kaynaklı talep farklılaşması oluştu...

Diğer yanda da pandemi tedbirleri her sektöre farklı bir ayar verdi.

 Kısacası batanlarla kurtulanları bu temel faktörler belirliyor.

Aslında hemen herkes genel gidişattan şikayetçi!

Ama hizmet sektörü başta olmak üzere kepenk kapatacak duruma gelen işletmelerle ihracata çalışan sanayi kuruluşlarını aynı kefeye koymak mümkün değil elbette ki.

Gıda, temizlik ve sağlık ürünleri imalatının kaçınılmaz üstünlüğü de bu dönemde belirginleşmekte.

Klasik perakende çökerken e-ticaret şahlanmış durumda!

Sektörlerin geleceğe dönük beklentilerini içeren güven endeksleri de bu durumu kısmen teyit etmekte!

Nasıl mı?

Mayıs ayı verileri üretime dayalı sektörlerin daha ümitli olduğunu gösteriyor.

Kapasite kullanımı nisana göre 0,6 puan azalışla yüzde 75,3 seviyesine indi mayısta...

Bu düşüş olağan sayılabilir. Çünkü 17 günlük tam kapanmanın iç talep üzerinde bir etki bırakması kaçınılmaz bir sonuç!

Bu tablo aynı zamanda sanayicinin nabzını tutan reel kesim güven endeksinin nisandaki 2 yıllık zirvesinden mayısta niye düştüğünü de izah etmekte.

Reel kesim güveninin 111 puanlık zirveden 0,7 puan geri gelmesi kısmi bir soluklanma olarak değerlendirilebilir.

Çünkü...

Özellikle ana ihraç pazarlarımızın hızlı aşılama ile birlikte talep artış sürecine girmeye hazırlandığı günlerdeyiz!

Nitekim...

Güven endeksinin alt detaylarında gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilediğiniz görüyoruz.

Haziranla birlikte başlayacak olan normalleşmenin iç talebi de kısmen tetiklemesi kaçınılmaz görünüyor!

Ancak, temel handikap olarak yüksek faiz ve enflasyon baskının bir müddet daha vatandaşı tüketimden uzak tutacak olması düşündürücü.

Üretici sektörler açısından inşaat sektöründeki güveni gösteren endeksin yukarı hareketi de olumlu bir işaret niteliğinde!

İnşaattaki yüzde 3'lik güven artışı alt sektörlere de ivme kazandırma potansiyeli taşıyor.

Buna karşın mayısta hizmet sektöründe yüzde 1,1 oranında, perakende ticaret sektöründe ise yüzde 2,1 seviyesinde güven kaybı görüldü.

İstihdam deposu niteliğindeki bu ana sektörlerde çok ciddi bir tahribat olduğu aşikar!

Ciroların pandemi öncesi seviyelere gelmesi pekçok firma için en az bir yıl sürecektir bu cephede.

Finansal yeterlilikleri az olanlarınsa sahneden tamamen çekilme gibi bir riskle yüzleşmeleri gerekiyor.

Ancak yaz ayları risklerin yanısıra umut sunan bir perspektif de sunuyor.

Yine güven endeksleri üzerinden iki somut işareti paylaşalım.

Gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi alt endeksi ise yüzde 5,2 artarak 109,0 oldu.

Ve gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi alt endeksi ise yüzde 5,9 artışla 110,9'a çıktı.

Yani sektör temsilcileri artık tünelin ucunda ışık görmek istiyor.

Işığı görmenin birkaç şartı var elbette ki!

Öncelikli şart aşılamanın hızlanması...

Bu konuda risklerin varlığı geçmiş deneyimlerle sabit. Ancak yine de umut var.

Diğer yandan kur istikrarı çok önemli.

Çünkü faizlerde ve enflasyonda düşüşü sağlayacak faktörlerin başında dövizdeki gidişat gelmekte!

Ve maalesef kritik haziran öncesi dün bir fragman gördük piyasalarımızda.

Dolar rekora 10 kuruş kala geri döndü. Euro ise tüm zamanların rekorunu kırdı.

Oysa dolar tüm dünyada inişteydi dün.

MB kaynaklı endişeler ve ABD kaynaklı jeopolitik riskler kırılganlık olarak fiyatlanmaya meyilli bugünlerde.

Kısacası zor bir haziran bizleri bekliyor!

Az hasarla atlatabilirsek umut dolu bir yazı yaşama şansımız olabilir.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları