ÖSYM öğrencilerin düşmanı mı?

29 Haziran 2021 Salı, 10:19
A

Çok zor zamanlardan geçti üniversite adayı gençler.

Yüz yüze eğitim fırsatını zor buldular.

Deneysel eğitime ise neredeyse hiç katılamadılar.

Laboratuvar yüzü göremeden sınava hazırlandılar.

Hayatları online oldu.

Ailelerin ve eğitim kadrolarının çektiği sıkıntılarsa ayrı bir yük oldu herkese...

Ama böyle bir atmosferde sanki hiç pandemi yüzü görmemişçesine bir muamele ile sınava tabi olmaları hayli ilginç oldu.

Nasıl mı?

Hafta sonu yapılan YKS sınavları TYT ve AYT, adeta öğrencilere dayak atmak için hazırlanmış!

Zorluk derecesinin zirve yapması bir yana...

Özellikle matematikte tümüyle yeni bir anlayışı içeren bir sınav sistemine dönülmüş olması şok etkisi yarattı.

Öyle ki; sadece öğrenciler zorlanmadı. Öğretmenleri de zorlandı.

Çünkü hiç ipucu verilmeden dayatılan yepyeni anlayıştaki sorularla boğuşmak zorunda kalan öğrencileri hazırlayamamanın sıkıntı vardı üzerlerinde.

Neredeyse hiç şekil ihtiva etmeyen geometri sorularılarıyla ve soyut matematiğin derin uçurumlarıyla yüzleşti çocuklar!

Diğer serslerin aşırı yorum gerektiren yapıları da zaman çalan ve kafa karıştıran özellikteydi.

Peki yüz yüze eğitimle ve uygulamalı derslerle geliştirilebilecek olan muhakeme becerisi pandemi ortamında niye bu kadar öne çıkarıldı?

Her kesimden gelen yorumların ortak yanı bu.

Hem sınav sırasında hem de sonrasında adayların moralini iki paralık eden bir sınav anlayışı dayatılmış.

Üstelik pandeminin ağır koşullarında.

Oysa pandeminin çok taze olduğu 2020'deki sınavlarda hem süre artışına gidilmiş hem de sorular çok uygun kıvamda hazırlanmıştı.

Bu yılsa tam tersi... Süre daraltılmış, zorluk artırılmış... Ve yeni bir sistem denenmiş.

Şimdiye kadar örneği görülmemiş tarzda sorular hiç ön bilgi verilmeden sorulunca da sınava girenlerin afallaması çok doğal olmakta.

Çocuklar sınav esnasında süreyi mi düşünsün, hiç karşılaşmadıkları tuhaf soru tipleri ile mi mücadele etsin bilemediler!

Yılların eğitimcileri dahi çok sıkıntılı bir sınav sürecinden bahsetmekte.

Türkiye çapında denemelerde dereceye giren, full çeken hatta matematik olimpiyatlarında başarı kazanmış öğrencilerin bile 7 - 8 boş soruyla yüzleşmesi manidar.

Pekçok öğrencinin bu seneyi pas geçip seneye şansını denemek gibi bir psikolojiye daha ilk günden girmesi de çok doğal bu atmosferde!

Şartların çok daha ağır geçtiği son bir yıldaki kayıplar dikkate alınmadan dayatılan 2021 YKS, ne yazık ki; tarihe kötü bir sayfa olarak eklenecek!

Bütün bir yılın hazırlığını büyük oranda boşa çıkaran bir sınav öngörmüş ÖSYM.

Oysa önemli olan sağlıklı bir ölçme ve değerlendirme yapmak.

Çocukları yeteneklerine göre sıralayabilmek gerekirken olabildiğince zorlayıp çok vakit kaybettirerek strese sokma taktiği öne çıkmış.

Pandemi dönemindeki bu yaklaşım memlekete kötülük etmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektir!

Eğitim alanında yalan haberlerin uçuştuğu bir ortamda böyle bir yaklaşım açıkçası çok manidar.

Maç oynanırken kural değiştirmek gibi bir haksızlığa ÖSYM alet olmamalıydı.

Neticede şok sınavla başarı düzeyi düşse de! Adaylar meşrebine ve çalışmasına göre kabaca sıralanacak. Ama daha ilk günden özgüven bunalımına itilmemeliydi gençler...

Kendilerini sorgular hale gelmemeliydi okullar ve öğretmenler!

Peki gelecek sene nasıl bir sınavla karşı karşıya kalınacağını kim biliyor?


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları