Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

28 Ekim 2020 Çarşamba, 08:35

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Maaşlar ne kadar artacak?

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Alıp başını giden dolardan bize ne?

Malum maaşımızı dolarla almıyoruz.

"Dolara bakmıyorum" diyen yöneticilerimiz de var. 

Yani sıkıntı yok! Kafayı dövize, altına takmaya da gerek yok.

Zaten güven endeksleri de ekonomiye olan güvenin arttığını söylüyor!

Kısacası işler tıkırında olmalı.

Sizce de öyle değil mi? 

Peki "gelirim yılbaşına oranla aynı alım gücünde hala" diyebilen kaç kişi var?

Fiyat artışlarının gelirini erozyona uğratmamış biri olduğunu pek sanmıyorum. 

Devletin yıllık enflasyonuna göre gelirlerimiz son bir yılda yüzde 11,75 oranında eridi.

Farklı hesaplama yöntemlerine göre fiyat artış hızı aslında daha fazla görünüyor!

Ama biz TÜİK'in rakamlarını kabul ettiğimizde bile ciddi bir alım gücü azalmasıyla karşılaşırız.

Peki enflasyonu artıran faktörler arasında doların payı var mı? 

Var elbette. 

İthalata olan yüksek seviyedeki bağımlılığımız hem doğrudan tüketim malı hem üretimde kullanılan ara malı ve sermaye mallarını otomatik olarak dövize endeksli hale getiriyor!

Sonuçta yerli görünen birçok ürün de dolarla fiyatlanıyor aslında.

Akaryakıta gelen her zammın iğneden ipliğe de zam olarak yansıdığını herkes bilir. 

Bu yıl petrol fiyatları gayet sakin olduğu için akaryakıt zamlarının tek nedeni olarak dolardaki artış karşımıza çıkıyor. 

Dolar yılbaşında 5,95 TL seviyesindeydi.

Dün ise 8,20 liraya dayanmıştı!

Yani yüzde 38'lik bir artış var.

Enflasyona bu oran henüz tam olarak değil.

Ama üretici fiyatlarındaki artışların da gösterdiği üzere kısa zamanda döviz kaynaklı zamlar bu seviyeyi yakalayacaktır!

Ve unutmayalım ki; tümüyle yerli üretim olan ürünlerin bile fiyatlamasını etkileyebiliyor dolar.

Neticede eğer kur bu seviyede giderse en iyimser tahminle bile yüzde 20 enflasyon yaratma potansiyeli taşıyor demektir.

Peki vatandaşın eriyen alım gücü nasıl telafi edilecek?

Özellikle pek çok kişinin korona döneminde sadece kısa çalışma ödeneği kapsamında çok düşük gelirlere razı olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Keza milyonlarca kişinin de bin 500 TL'lik emekli maaşıyla geçindiği de dikkate alınmalı.

Bu gelir iki çeyrek altına bile yetmiyor artık!

Üstelik bin 500 TL'nin altında kalan tüm emekli aylıkları özel bir kararla bu seviyeye yükseltilirken belli bir süre zam yapılmaması da düzenlemeye girdi.

Yani düzenleme öncesi alınan maaş esas alınarak zamlar uygulanıyor. Ve bin 500 liraya ulaştıktan sonra ancak gerçekten gelirinde artış olacak bu emeklilerin.

Dolayısıyla bu kategoride olanlar yılbaşında zam hayali kurmasın boşu boşuna!

Diğer emekliler ve asgari ücretlilerse enflasyona paralel zamlarla hayatını devam ettirmek zorunda.

Genellikle sadece seçim zamanları bir miktar refah payına sahip oluyor asgari ücretliler.

Diğer maaş seviyelerinde ise karar tamamen patronlara ait!

Ama devlet asgari ücreti belirleyerek az da olsa özel sektörün kararlarına yön verir. 

İşin özünde enflasyona ezdirmeme politikası ön plandadır. 

Ama hangi enflasyon?

Vatandaşın enflasyonu ile devletin resmi rakamları genelde pek uyuşmaz!

Bu uyum eksikliği TÜİK'in güvenirliği ile de çok ilgili değildir. 

Gerçi son zamanlara güven meselesi de tartışma konusu haline gelmiştir. Ama uyumsuzluk temelde hesaplama yönteminden kaynaklanır. 

Çünkü TÜİK vatandaşın çok da kullanmadığı bir çok ürün ve hizmetin de fiyatını dikkate alınarak enflasyonu hesaplar. Kullanım ağırlığı da aileden aileye değişir. 

Fiyat derlemesi de sınırlı kurum ve markaları kapsadığı için vatandaşın dünyasını yansıtmaktan uzak kalabilir.

Bütün bu manzara resmi enflasyona endeksli bir maaş zammının ciddi bir hayal kırıklığı yaratacağını gösteriyor!

Peki ne yapılabilir?

Maaşları dolara endekslemek pekçok kişi için mantıklı gelebilir. Ama pratikte ütopik bir düşünce.

Pekçok firmanın enflasyon oranında bile çalışanlarına zam yapma gücü olmadığını unutmayalım.

Vatandaşa 2021'de biraz nefes aldırmak isteniyorsa devlet para basarak hem emekli maaşlarına ciddi bir zam yapmalı!

Hem de ücretler üzerindeki vergi yükünü hafifletmeli.

Enflasyonu bir miktar azdırsa da bu uygulama uzun vadede ekonominin dengelenmesine katkı sunması mümkün.