Geleceğe yatırım zamanı

19 Mayıs 2021 Çarşamba, 08:39
A

Türkiye için çok özel bir semboldür 19 Mayıs.

Neden mi özel?

Kurtuluş meşalesinin yakıldığı bugün geçmişten geleceğe çok yönlü dersler barındırır.

Bir ülkenin yönetim zaaflarıyla nasıl yok olma tehlikesi ile yüz yüze kalabileceğini de gösterir...

Bütün dünya üzerinize de gelse, bütün imkansızlıklar içinde bir vatanın kurtuluşa doğru nasıl yol alabileceğeni de anlatır bizlere...

19 Mayıs...

Genç bir cumhuriyeti hayal edip hayata geçirirken gençlere emanet edilen meşale ile bir gelecek vaadi sunulduğu gündür aynı zamanda.

Tarihin tekerrür etmemesi için alınacak tedbirleri de tek tek görmek mümkün Samsun'dan çıkılan yolda!

Güçlü bir Türkiye'nin tarih sahnesinde daima boy gösterebilmesi hem tarihten çıkarılacak derslere...

Hem de her yeni nesli çağın koşullarına göre en üst seviyede yetiştirmemize bağlı.

Yani gençliğe emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin kazanımlarını ve hedeflerini idrak etme zamanıdır 19 Mayıs!

Kazanımların birçok erozyona rağmen hala umut olması kuruluş temellerinin sağlamlığını teyit ediyor.

Ancak erozyonları tersine çevirmek ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabilmek için gençleri ıskalamaktan vazgeçmemiz şart.

Gençlik sorunları ve beklentilerinin genellikle seçim zamanları oy kaygısıyla dikkate alınmasının kimseye faydası yok!

Sağlıklı, iyi eğitimli, özgürce düşünme ve eleştirme yetisini kazanmış bireyler yetiştirebilmek öncelikli görevimiz.

Ama aynı zamanda Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunma kapasitesine sahip bireyler olarak da gençleri hayata kazandırmalıyız!

Ortak değerler etrafında birleşebilme meziyeti de ülkemiz adına hayati önem taşımakta.

Bütün bu zorunlulukların ortak noktası ise uzun vadeli stratejik planlamadır.

Her hedef için 10 yıldan az olmamak üzere geleceğin gereksinimlerine göre hazırlanmış planlara ihtiyaç var.

Ve tabi ki bu planları sahaya sürüp tavizsizce uygulamak da şart.

Yoksa en bariz örnekle onbinlerce üniversite mezununun işsiz gezmesini engelleyemeyiz!

Ama ne yazık ki; eğitim planlamamız bırakın geleceğin ihtiyaçlarını karşılamayı bugünü bile kurtarmaktan uzak.

TÜİK diyor ki; her dört gençten biri işsiz. 

Ne eğitimde ne istihdamda olan 15 - 24 yaş grubundaki genç nüfusun oranı 2021 yılının birinci çeyreğinde yüzde 24,7 olarak kayıtlara geçti.

Kripto parayla zenginlik hayali kuranlardaki patlama boşuna değil.

Plansız açılan tabela üniversiteleri kalifiye mezun veremedikleri gibi kalifiye mezunlar için de yeteri kadar iş imkanı sağlayamıyoruz!

Ailelerin eline bakan eğitimden ve iş hayatından uzak genç sayısının tırmanışı acil çözüm gerektiren bir meseledir Türkiye adına...

Üstelik eğitimdeki fırsat eşitsizliği uçurumu pandemiyle birlikte daha da derinleşmekte.

Ama acele ederken gençleri ve dünyadaki değişimi anlamadan atılacak adımların yine bizi çıkmaza sokacağı unutulmamalı.

Bir öngörü paylaşıp örneklendirelim durumu.

Analizler 2030 yılında dünya genelinde 100 milyon kişinin meslek değiştirmek zorunda kalacağını gösteriyor!

Bu değişime ayak uyduramayanlarınsa işsizlikle yüzleşmesi kaçınılmaz görünüyor.

Öyle hızlı bir değişim yaşanıyor ki; 10 yıl sonrasını planlamak bile yeterli değil.

Ve mesele sadece eğitim, meslek ve iş meselesinden de ibaret değil.

Mesele gençlerin değişen toplumsal ve kültürel talepleriyle de çok yakından ilgili.

Yani bu iş Z kuşağının oyunu kapma işi olmaktan çok öte bir iş!

Umarız ki; memleketi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar, bilimin ışığında çok ciddi bir efor sarf edip gençlerimizi yani geleceğimizi kurtarmaya adarlar kendilerini.

Mustafa Kemal Atatürk'ün bir asır önce yaptığı gibi!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları