Faizin dövizle imtihanı

18 Eylül 2021 Cumartesi, 08:20
A

Ekonomi yönetimi finansal sisteme yönelik bir atak başlattı. 

Birkaç adım birden geldi bu hafta.

Döviz için bankaların zorunlu karşılıklarında artırım yapıldı.

Reeskont kredilerinde kullanım geri dönüş koşullarında değişikliğe gidildi.

Ve tüketici kredilerinde vade düşürüldü.

Aslında çok güçlü bir atak olmamakla birlikte TCMB ve BDDK'nın bu adımları yeni bir sürecin işareti niteliğinde!

Ancak kalıcılık konusunda henüz net bir manzara yok.

İstikrarlı tutum sürer ve yeni adımlar da para politikasının yanı sıra mali araçlarla da desteklenirse kış aylarına farklı bir manzarada girmemiz mümkün olabilir!

Nasıl?

Öncelikle son düzenlemelerin verdiği mesaja bakalım.

Merkez Bankası döviz hesapları için uygulanan zorunlu karşılık oranlarında 200 baz puanlık artırım yaptı.

Zorunlu karşılık oranları vadesiz ve 1 yıla kadar vadeli döviz hesapları için yüzde 23'e yükseldi. 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli döviz hesaplarında zorunlu karşılık oranı ise yüzde 17 oldu.

Bu adımın finansal karşılığı ise bankaların 13,9 milyar lira ve 3,4 milyar doları daha karşılık ayırması anlamına geliyor!

Neticede dövizdeki zorunlu karşılıklar MB'nin hesaplarında tutulduğu için Merkez'in döviz rezervleri de otomatik olarak artmış olmakta.

Merkez Bankası 1 Ekim 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere toplam reeskont kredisi limitini 30 milyar dolara yükselterek de bir adım attı.

Bu limitin 20 milyar dolarlık bölümü Türk Eximbank, 10 milyar dolarlık bölümü ise diğer bankalar aracılığı ile kullandırılacak kredilere tahsis edildi.

Söz konusu toplam limitin 5 milyar dolar karşılığının Türk lirası reeskont kredisi olarak da kullanılabilmesi imkanı getirildi.

Bu operasyonda da dikkat edilecek konu reeskont kredilerinin MB rezervlerine katkı yapması!

Bir de geçtiğimiz günlerde IMF'nin pandemi destekleri kapsamında Türkiye'nin payına düşen 6,3 milyar doları da rezervler hanesine yazmamız gerekiyor.

Neticede brüt döviz rezervimiz 120 milyar doları aşmış durumda.

Tabii ki netteki yani kullanılabilir tablo da önemli. Ancak son hamlelerle nette de biraz nefes almaya başladığımız söylenebilir!

SWAP'ların da yardımıyla tabii ki...

Diğer yandan BDDK, tüketici kredilerine ilişkin genel vade sınırını, kredi tutarı 50 bin liranın üzerinde olan krediler için 36 aydan 24 aya indirdi.

Yani bankalar ve tüketici üzerindeki borç yüküyle risk katsayısını hafifletme adımı gelmiş oldu. Aynı zamanda talep enflasyonunu bastırıcı bir fonksiyonu da var bu hamlenin!

Ancak, çok güçlü bir adım olduğunu söylemek zor.

Enflasyona karşı denetimlerin başlaması da benzer özellik taşımakta. Daha güçlü ve istikrarlı adımlar gelirse enflasyonla mücadelenin somut sonuçlarını görmek mümkün olur.

Şu anki manzara daha ziyade olası bir faiz indirimi için uygun zemin yaratma çabası niteliğinde!

Ama faizde acele edilirse enflasyonla mücalede geri tepmeye neden olacak bir yukarı yönlü kur hareketi tetiklenebilir.

Nitekim son bir haftadır dolarda yaşanan hareket bu endişenin kaynağı olarak kendini göstermekte.

Pazartesinden bu yana dolar 8,45 TL seviyesinden 8,65 TL seviyesine yükseldi. Bu çıkışta dolar endeksinin küresel çapta yukarı yönlü hareketinin de payı var elbette!

Ama liranın negatif ayrıştığı da kesin...

23 Eylül'de yapılacak olan Para Politikası Kurulu toplantısı gözler.

Yani perşembeye kadar dalgalanma ve yükseliş riski mevcut.

Ve tabii ki bu toplantı sonrasında uygulanacak para politikası da önem taşıyacak.

Dolayısıyla atılan adımların sağlıklı meyve verip vermeyeceğini zaman gösterecek!

Mevcut manzarada MB'nin kasımdan önce faiz indirimine gitmesi çok sağlıklı değil.

Ancak yukarıda saydığımız hamleler ve reel faiz hesabına da çekirdek enflasyonun öncelik kazanabileceğine dair açıklamalar erken bir indirim olabileceğinin işareti.

Bu nedenle 50 baz puanlık faiz indirimi satın alındı bile!

Yine de eylül ayının pas geçilmesi kuvvetle muhtemel. Ama unutmayalım ki faiz indirimi için artık ok yaydan çıkmış durumda.

Kısacası hazırlıklarınızı kademeli bir faiz indirimine göre yapmakta fayda var. 

 

 

 

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları