Ekonomi normalleşiyor ama...

23 Haziran 2021 Çarşamba, 07:15
A

Nihayet iyimserlik rüzgarları esiyor.

Hem sağlıkta hem de ekonomide umutların tazelendiğine şahit oluyoruz.

Nasıl mı?

Mesela Kovid-19 belası tamamen hayatımızdan çıkmasa da iyimser veriler var artık karşımızda.

Diğer yandan tüketicilerin ekonomiye dönük beklentilerinde iyileşme görüyoruz.

Tüketici güven endeksi, haziranda bir önceki aya göre yüzde 5,8 artışla 81,7 seviyesine yükseldi. Endeks, mayıs ayında yüzde 3,6 düşüşle 77,3 seviyesine gerilemişti.

Yani vatandaşın ekonomik beklentilerinde toparlanma başladı diyebiliriz bu verilere bakarak.

TÜİK raporuna yansıyan hane halkı beklentilerine ilişkin alt endeksler geleceğe dönük umutların tazelendiğini gösteriyor.

Mesela...

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi haziran ayında yüzde 8,3 oranında artarak 82,9 seviyesine çıktı.

Vatandaşın gelir beklentilerindeki iyileşme dikkat çekici.

Peki tüketici ülke ekonomisinin gidişatını nasıl değerlendiriyor?

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi önemli bir ipucu vermekte. Endeks haziranda yüzde 9,2 artışla 86 puana çıkarak ekonomik düzelmeyi teyit etti!

Detaylarda vatandaşın dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma isteğinin de artışa geçtiğini söylüyor istatistikler.

Kısacası vatandaşın pandemi dönemiminde ekonomiye dair solan umutları yeniden canlanıyor.

Ya da en azından TÜİK'in TCMB ile ortaklaşa yaptığı anketlerden üretilen güven endeksleri böyle söylüyor!

Aslında söz konusu endekslerde standart seviye olan 100 puanın hala epey gerisinde bir tablo mevcut.

Yani çok da güllük gülistanlık bir durum yok.

Ama en azından karamsarlık dozunun azaldığını söylemek mümkün.

Unutayalım ki; ekonomilerde en büyük sermaye moraldir.

Peki ne oldu da vatandaş geleceğe çok daha güvenle bakmaya başladı?

Nisanda rekora koşan vaka ve vefat sayılarının mayısta tam kapanma sendromu yaşatması moralleri sıfırlamıştı. Üstelik aşılama hızı da iyice yavaşlamıştı söz konusu dönemde!

Mayısta güven endekselerinin dibe vurması normaldi.

Buna karşın haziranla başlayan normalleşme süreci ve rekor aşılama dönemi umutları kısa sürede tazeledi.

22 Haziran itibarıyla Türkiye'de uygulanan aşı sayısı 43 milyon 733 bini aşmış durumda.

100 milyon dozluk hedefi neredeyse yarıladık. Çift doz aşı olan kişi sayısı ise 14 milyon 583 binin üzerinde bulunuyor.

Niyahet en önemli silah olan aşıyı etkin kullandığımı gösteren verileri paylaşabiliyoruz.

Aşılamada 20'li yaş gruplarına da gelinmiş olması önemli bir avantaj!   

Hala alınacak epey yol var aslında. Ama uzun zamandır aşı ve normalleşme hayali kuranlar için harika günler yaşıyoruz.

Öyle harika ki; herkes kısa sürede aşırı gevşedi!

Maske, mesafe ve hijyen giderek daha az önemsenmekte.

Kafe ve restoranların çoğunda masalar dip dibe ve dopdolu...

Oysa korona belası henüz çekip gitmedi tamamen.

Hatta dün itibarıyla günlük vaka sayısı yeniden 6 binin üzerine çıktı!

Bu aşırı rahat normalleşme süreci dizginlenemezse zaten istatistiki olarak yükselme opsiyonu olan vaka sayısı umduğumuzdan kısa sürede yine ciddi rakamlara ulaşabilir.

Mesela bu haftasonu YKS var. Yani milyonlarca aday TYT ve AYT'de ter dönecek.

Öğrenci yakınları ve sınav görevlilerini de dikkate aldık mı 3 - 4 milyon kişinin ayrı merkezlerde de olsa yakın temas riski ile karşı karşıya kalacağını görürüz.

Tedbirlerin maksimum düzeyde alınması ve uygulanması şart.

Bir de 1 Temmuz'daki tam normalleşmenin riskleri gözardı edilmemeli!

Yani vaka sayısı kaçınılmaz olarak artacak. Özellikle de delta varyantı gibi çok hızlı yayılım gösteren bir risk kapıdayken.

En yüksek aşılama oranına sahip ülkelerden olan İngiltere'nin normalleşmesini erteletecek kadar endişe veren bu varyanta çok dikkat etmemiz gerekli!

Aşıların da yüzde 100 koruma sağlamadığı ve pandeminin henüz sonlanmadığı gerçeğinden hareketle teyakkuzda olmaktan başka şansımız yok.

Sözün özü; umutlar sağlık ve ekonomide tazeleniyor. Ama rahat olma lüksümüz hala yok!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları