Dolar "yapıcı görüşmeyi" niye sevmedi?

15 Haziran 2021 Salı, 08:33
A

Bolca fotoğraf paylaşıldı.

Pandemi yorgunu liderler güven mesajı verme gayretindeydi.

Moralleri tazeleme fırsatıydı.

İkili ilişkiler daha önemliydi.

Sonuçta NATO'nun önceliklerinin kağıt üstünde kalması doğaldı.

Ama Brüksel'deki NATO Zirvesi yine de yeni bir perspektifi ortaya koydu.

Liderlerin mesajları ve Zirvenin ardından yayımlanan bildirinin özeti sahneye daha fazla çıkılacağının mesajını verdi dünyaya.

Nasıl mı?

Trump döneminde güç kaybeden NATO, Biden'la birlikte yeniden güçlenme gayretine giriyor.

ABD'de dışa açılma sürecine girerken müttefikleri daha fazla kullanma isteğini masaya sürmüş durumda.

Ama NATO üyelerinin güçlü bir ortak duruş sergileme konusunda birlik beraberlik içinde olduğunu söylemek zor!

Herkes maddi manevi sorumluluklarını bir diğerinin üstüne yıkma gayretinde.

Nitekim Afganistan'daki Kabil Uluslararası Havaalanı gibi kritik bir noktanın sorumluluğunu hem askeri hem de mali olarak Türkiye'nin sırtına yüklemeye çalıştılar!

Ancak, Türkiye'nin bu riski yüksek yükü tek başına sırtlamama konusundaki duruşu doğru bir strateji olarak geri adım attırdı.

Diğer yandan terörle mücedelede NATO üyelerinin ülkemize karşı olan çifte standartlı duruşu da aynen devam ediyor.

Yani batı cephesinde değişen bir şey yok!

Değişen genel anlayış çerçevesi Rusya'nın yanında Çin'e karşı da NATO'nun alarmda olması gerekliliğinin resmi metne girmiş olması.

Çin'e düşman tanımlaması yapılmasa da ciddi çekincelerin varlığı NATO Genel Sekreteri'nin ağzından net biçime dile getirildi.

Zirve'de Türkiye'nin önemine yapılan vurgularsa biraz gönül alma biraz da zaruriyetten kaynaklandı.

Aynı tavrı ABD Başkanı Joe Biden'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı da sergilediğini gördük!

24 Nisan'da Türkiye'ye sözde soykırım yalanıyla saldıran Biden'ın Brüksel'de Erdoğan'ın ayağına kadar gidip selamlaşması gönül alma çabasıydı.

ABD Başkanı'nın samimi ve güleryüzlü fotoğraf verme gayreti de ilişkileri normalleştirme ihtiyacına bir vurgu sayılabilir.

Çünkü Rusya ve Çin'e karşı Türkiye'yi dışlayan bir politika ile başarı elde edemez Washington yönetimi.

Ancak, yılların birikimi tonlarca sorun varken masada ikili görüşmenin bir iyi niyet adımı olmaktan öteye geçmeyeceği de aşikardı!

Öyle de oldu.

Sorunların ana kaynağı olan ABD'ye güven olmayacağı aşikar.

Şimdiye kadar Türkiye'ye sayısız kazık attan Washington, bizim tezlerimizi kolayca destekler hale gelmez.

Nitekim gelmiyor da.

Bölücü teröre ve Suriye'de teröristlere desteğe devam... Türkiye'ye silah (Patriot) vermeyip ortak projelerden (F-35) dışlamaya devam... Doğal savunma hakkımızın neticesi olan S - 400 alımları üzerinden Ankara'nın üzerinde kılıç sallamaya devam... Çevremizi (Yunanistan) silahlandırmaya devam... Fetö'ye desteğe devam... İçişlerimize karşımaya devam... Ekonomik saldırılar yapmaya devam...

ABD özetle aynı yerde. Tavır değiştireceğine dair sinyal de iki liderin görüşmesinden gelmedi.

Normalleşme isteği ifade edildi o kadar.

Türkiye de başta terör ve S-400 olmak üzeri geri adım atmayacağını net dille ifade edince kısa vadede bir yumuşama olacağına dair beklenti de ortadan kalktı!

Piyasaların da aşırı iyimser olarak fiyatladığı bu görüşmenin ardından geri adım attığına şahit olduk. Dolar lira karşısında yüzde 1'in üzerinde prim yaptı.

Türkiye açısından NATO'ya bağlılık yanında Rusya ve Çin'le ilişkilerin de önemli olduğu sinyalinin verilmiş olması Washington'ın işine gelmiyor.

Amerikalılar herkesin kendilerine tam bağımlı olması derdinde! Ama artık öyle bir dünya yok. Haliyle ilişkiler gergin kalmaya devam edecek belli bir süre.

Ancak her iki tarafın da başka alanlar üzerinden işbirliği konusunda bir gayreti var.

Neticede hiçbir beklentisi gerçekleşmeyen piyasanın Biden'ın ikili görüşmeyi "yapıcı" olarak nitelemesine verdiği tepki de negatif oldu.

Sözün özü; "Türk-ABD ilişkilerindeki soğuk savaş bitti" tarzında bir sonuca varmak mümkün değil!

Ama artık bilek güreşine hiç olmazsa bir tebessümle devam edileceği anlaşılıyor.

 

 

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları