Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

04 Mayıs 2021 Salı, 09:09

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Canavarın geri dönmeye niyeti yok!

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Giderek kronikleşiyor.

Fiyatların yükseliş hızı geri dönülmez bir enflasyonun işareti.

Cüzdanları kemiren enflasyon canavarının palazlanması en vahim sorunlardan biri olmaya aday!

Çünkü...

Canavarın küçüleceğine dair hiçbir güçlü ipucu yok.

Üstelik gelirleri artıracak bir atmosferden uzakta ekonomimiz.

Neticede vatandaşın eriyen alım gücünün dayattığı sıkıntılara daha fazla katlanması kaçınılmaz görünüyor!

TÜİK'in açıkladığı nisan ayı verileri hayat pahalılığının geçici olmadığına dair net işaretler barındırmakta.

Özellikle de tüketicinin pandemi döneminde gelirini ağırlıkla harcadığı kalemlerde durum daha da vahim.

Üstelik elimizdeki TÜİK rakamlarının gerçeği yansıtma dozunun çok yüksek olmadığı da dikkate alınmalı!

Çarşının göstergeleri farklı sonuçlar verebilmekte.

Yani hava durumunda açıklanan sıcaklıkla hissedilen sıcaklık arasındaki fark misali vatandaşın hissettiği enflasyon resmi olandan epey yüksek aslında.

Ayrıca bilimsel yöntemlerle bambaşka rakamlara ulaşan kuruluşlar da var. 

Farklı kuruluşların fiyat derlemeleri ve kullandığı yöntemler TÜİK'in 5 ila 10 puan üstünde TÜFE rakamlarını karşımıza çıkarıyor mesela.

Hangisine inanalım meselesi bir yana devletin resmi verileri dahi sorunun boyutunu gizleyemez duruma geldi.

Özetle son rakamlara göz atıp olası riskleri sıralayalım.

Tüketici Fiyat Endeksi nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,68 arttı.

Yıllık olaraksa TÜFE'deki artış oranı yüzde 17,14 olarak kayıtlara geçti.

Nisanda aylık bazda en yüksek artış kaydedilen gruplara bakalım.

Yüzde 7,57 ile giyim ve ayakkabı başı çekmiş!

Ardından yüzde 2,13 ile gıda ve alkolsüz içecekler gelmiş. Sonrasında ise yüzde 2,09 ile eğitim grubunu görüyoruz.

Vatandaşın en temel ihtiyaçları gıda, giyim ve eğitim coşmuş tam anlamıyla.

Mutfak enflasyonun Ocak-Nisan dönemindeki seyrine baktığımızda manzara çok daha çarpıcı hale gelmekte.

Yılın ilk dört ayındaki gıda enflasyonu yüzde 9,41'e ulaşmış durumda.

Yani bir asgari ücretlinin 2021 için aldığı zammın yarısı dört ay içinde erimiş oldu.

Emeklilerin zamlarının tamamına yakını gıdayla birlikte uçup gitti demektir.

Tabii ki bu değerlendirmenin TÜİK verilerine göre yapıldığını tekrar hatırlatmakta fayda var!

Çünkü vatandaşın filesi çok daha pahalıya dolmakta.

Kısacası 2021, mutfaktaki yangın yılı olmaya aday.

Bu arada 2020'den doludizgin gelen diğer kritik harcama grupları da halihazırda can yakmaya devam ediyor!

Hangileri mi?

Yüzde 29,31 ile ulaştırma, yüzde 22,27 ile ev eşyası ve yüzde 19,20 ile sağlık...

Hepsi de hayatımızın vazgeçilmezleri.

Bu durumda yüzde 17,14 olarak açıklanan genel TÜFE artış oranı vatandaşın çok gerisinde kalmış demektir!

Ve eğer yazınn meyve sebze bolluğu yaşamazsak TÜİK'in halen yüzde 16,98 olarak görünen yıllık gıda enflasyonu da rahatlıkla yüzde 20'yi aşacaktır.

Ancak tarımsal üretimdeki gübre, ilaç ve tohum gibi yüksek ithal girdilerin etkisiyle meyve sebzede ciddi bir yaz ucuzluğu beklemek hayal kurmak olur.

Doğrudan ithal ettiğimiz binbir çeşit gıda ürünü de zaten doğrudan zamlı olarak geliyor memlekete!

Küresel çapta gıda fiyatları yükselişte. Üstelik dolar lira karşısında yükselip duruyor.

Üstüne bir de tarladan sofraya yerli ürünün katlanarak geldiğini ekleyelim bu tabloya.

Ucuz gıda gerçekten hayal demektir!

Tüm ürün grupları için de neredeyse aynı manzara geçerli.

Yüksek kur etkisi kademeleri olarak yansımaya devam ediyor.

Hammadde ve ara mamülde dünya genelinde bir zam furyası var.

Demir çelikten orman ürünlerine, plastikten çiplere kadar hem kıtlık hem de fiyat artışı yaşanıyor!

Sonucu Yİ-Üretici Fiyat Endeksi'nde net biçimde görüyoruz zaten.

Yİ-ÜFE nisanda aylık bazda yüzde 4,34 artarken yıllık bazda yüzde 35,17 ile zirve yaptı.

Ve mevcut trend üretici fiyatlarının daha da yükseleceğini garanti ediyor.

TÜFE'nin iki katı bir ÜFE olacak iş değil! Yakında bu makas; maliyetlerin tüketiciye yansıtılmasıyla büyük oranda kapanacaktır.

Fiyatlardaki artış beklentisi yeni zamları da tetikleyerek kronik ve geri dönülmez bir yola doğru itiyor enflasyonu.

Uzun yıllar bu bela ile uğraşmak zorunda kalabiliriz. Aman dikkat!