12 Eylül 2019 Perşembe, 09:05

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ferhan Petek

Parantezler içindekicümleler... (Olaylar olaylar)

Ferhan Petek

iletisim@bursadabugun.com

Ağlamak değil de gözümün en çok dolduğu anlar kendime biraz daha yakınlaştığım anlar bunu yeni fark ettim. Kendimle tanıştıkça daha çok seviyorum beni. Arada aramıza giren yanlış kişiler aslında daha da çok başlıyor beni bana. Belki de zaman zaman hayatımıza giren ve bazen az bazen çok vaktimizi alan yanlış adamlar ya da kadınlar bizim kendimizle olan bağımızı güçlendirmek göreviyle gönderiliyorlardır hayatlarımıza. Kim bilir? Şu kişnişsel delişim kitaplarından birindedir belki de bunun cevabı. Bilemiyorum, bilemem çünkü ben kendimle fazlaca ilgiliyim. Fazlaca derken bencilden hallice yani. Bu ara çokça duyabilirsiniz bu lafı. Yeni moda çünkü. Kendi oluşumunu tamamlayamamış, kendiyle gerektiği kadar iletişim kuramamış olanlar, kendini yeteri kadar seven birini görünce bencil yaftasını yapıştırıveriyorlar. Haberiniz olsun. Kendinizi bulabileceğiniz yerler, bugüne kadar sandığınız yerler değil. Örneğin birinin kalbi, içki masaları, bir film, bir dizi karakteri, bir şarkı sözü vs. Siz, sizi bunların hiçbirinde beklemiyorsunuz. Ama bu durum yani bu gerçek tüm bunların işe yaramaz olduğu anlamına da gelmiyor. Hatta oldukça faydalılar. Çünkü kendinize giden yolu aydınlatan küçük de olsa bir ışık yakıyor bunlar. Hepsi, birkaçı ya da biri. Onu da siz bilin artık çok da şey yapamayacağım.

Unutmaktan nefret ediyorum. Birinin adını, bir şeyin yerini... Her şeyi hatırlayacak kadar büyük bir hafızam olsun isterdim çocukken. Belki de bu yüzden başladım yazmaya. Gelecekteki bize notlarımız değil mi zaten günlüklerimiz? Ben de okuma yazma öğrenir öğrenmez başladım not tutmaya. Hatta sırf bu yüzden erkenden öğrendim okuyup yazmayı. Arkamdan kovalayan atlar hiçbir zaman yetişemedi zaten bana.

Bir ben var ki bende benden içeri, aslında herkesin olduğu gibi. Sadece ben daha çok kulak veriyorum ona. Duyuyorum, konuşuyorum, danışıyorum, soruyorum, dinliyorum, anlıyorum... Bazen kızıyorum bazen söyleniyorum ama genelde seviyorum. O benim, evde hapşırdığımda tek "Çok yaşa!" diyenim.

Dünya üzerinde nefes alıp veren benim canımdan, benim kanımdan son kişi o. Öğretmenim, öğrencim, anam, babam, kardeşim, dostum, arkadaşım, canım ciğerim.Kendimi sustursam onu susturmayı beceremiyorum. Bu durumu da kimseye anlatamıyorum çünkü söyleyecekleri şeyleri gayet iyi biliyorum. Ve bu ihtimallere ısrarla inanmıyorum. İnandırabilecek kimsenin varlığına da inanmıyorum. Çünkü sanılanın aksine delirmiyor aksine beliriyorum. Herkes kendine bir gerçek yaratır. Hayatta kalabilmek için, hayatla baş edebilmek için. Hayatı zor, karışık, yalan, sahte ve daha bir sürü kötü şeyle itham ettikleri için. Oysa hayat güzel, insanlar gerizekalı. Oysa dünya yalan değil, içindekiler yalancı.

Konuşurken ve yazarken biraz oradan biraz buradan bahsedip konudan konuya atlayım kafa açtığımı düşünenler olur zaman zaman. Hatta düşünmekten öte söyleyiverirler bazen. Sanki onlar hayatı gayet düzgün, sindire sindire, dağılmadan, sallanmadan, yıkılmadan yaşamayı becerebiliyorlarmış gibi. Şunu iddia edebilirim ki hiç kimse dertsiz yaşamanın ne olduğunu bilmez. Çünkü herkes; şükretmekten çok şikayet etmeyi, uzlaşmaktan çok kavga etmeyi, dinlemekten çok anlatmayı sever. Birçok gerçek "yalnız"ın -Osho'ya göre "tek başına"nın- insanlarla uzlaşmaya çalışmayı bırakıp onlardan uzaklaşmayı tercih edişi de bundandır. Yalnızlığı bile beceremez çünkü insan. Kalabalıklar içinde nasıl yalnız kaldığını düşünüp aklının erdiği üç beş kelimeyle derdini anlatmaya çalışır. Ha ona da yetmiyorsa denk gele birkaç içli şarkı bulur onları dolar diline. Her şekilde söylenecek bir şeyler ve söyleyecek iç daraltıcı şeyler bulmayı başarır. Bir şeyler başarabildiğini fark etmek yerine bu enerjisini hayatını boşa harcayacağı şeylere kullanır.

Yazıyı tam da burada keseceğim. Devamı... Tabi ki var. Arkası bilemem yarın mı yarından da mı yakın... Çünkü... Evet bildiniz. Başım ağrıyor zaten, uyuyacağım daha. Hem bir an önce kapatmam gerek çünkü çok yazıyor. Size çok güzel, çok keyif alacağınız haberlerim var. Aslında bildiğiniz şeyler ama bildiğiniz gibi değil. Beklemede kalın. (Gözkırpansuratemojisi)