Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

23 Kasım 2020 Pazartesi, 08:32

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ekin Kopal

Yeterince istersen başarabilir misin ?

Ekin Kopal

ekinkopal@bursadabugun.com

Ne isterlerse yapabileceklerini sanıyorlar.
Avuçlarının içindeki bilgiye her istediklerinde ulaşabildikleri için sabırsızlar.
Sürekli duydukları motivasyon cümleleriyle özgüvenleri tavan:
" Yapabilirsin ! Başarabilirsin ! Eğer yeterince çaba harcarsan her istediğine ulaşabilirsin!"
Girişimcilik yapmak, mümkünse çok çalışmadan para kazanmak, işe girerlerse de hemen yükselmek istiyorlar...
Evet Z kuşağından bahs ediyorum.
Gümbür gümbür geliyorlar!

2000 yılı sonrasında doğan bu nesil iş hayatına adım atmaya başladı, insan kaynakları şirketleri onları tanımaya çalışıyor, yöneticiler için Z kuşağıyla İletişim Kurabilme Eğitimleri bile düzenliyorlar . Bizim ülkemizde malum genç nüfus ağırlıkta, 18 milyonun üzerinde olan Z kuşağı tüketim trendlerini de belirlemeye başladı. Reklamlar, marka stratejileri onlara göre şekilleniyor artık. Sosyal medya bütçeleri yükseliyor, kısa, öz, vurucu reklamlar devreye giriyor, bankaların mobil uygulamalarına bile hikaye özelliği ekleniyor.

"Çocuklar büyüklerin yanında konuşmaz, sen her lafa karışma !" diye büyütülen çocuklar tarafından yetiştirildi onlar.
70li 80li yıllarda doğanlar, anne babalarının hayatlarının merkezinde değillerdi; okudular, öğrendiler, gözlemlediler, kendi çocukluklarının yaralarını sardılar, onları çok dinleyen olmamıştı, belki de o yüzden çocuklarını dinlemeye karar verdiler ve daha emeklemeye hazırlanırken bebekleri, 
"Başarabilirsin! Sana güveniyorum!" diyerek ömür boyu sürecek tezahürat koltuğuna oturdular.
Tabi ki başarabilir, eğer bir sağlık zorunu yoksa her insan er ya da geç yürüyebilir.
Asıl soru şu: "Yeterince çaba harcarsa insan her istediğine ulaşabilir mi?"
Kapasite, yetenek, sosyal çevre, şans bu başarı denkleminde nerededir?

Çaba tabi ki önemlidir, desteklenmelidir, bunda hemfikirim ama bence çaba her şey değildir.
Çocuklar ne kadar çaba harcarlarsa harcasınlar bazen bir şeylerin olmayabileceğini de bilmeliler.
Boş bir özgüvenle her şeyi yapabileceğini sanan bu nesli hayal kırıklığına uğradıklarında kim teselli edecek?
Ya da her şeyi tükettikleri gibi hızlıca hayal kırıklığını da tüketip yollarına devam mı edecekler?
Bu yüzyılda kaç gün sürüyor hayalkırıklığının acısı bilmiyorum ama rekabetin gitgide arttığı  Dünya'da özgüveni donanımlarından yüksek olanların uzun süre sahnede kalamayacağını düşünüyorum.