'Herkes en çok kendi çocuğunu sever'

10 Haziran 2021 Perşembe, 14:04
A

Bir dizide duydum şu lafı bu hafta: " Herkes en çok kendi evladını sever."

Rahmine düşüp de kucağına aldığın sürece kadar ayrı, kucağından ömür boyunca apayrı bir serüven. 

Hep iyi olsun, hep mutlu olsun, hep sağlıklı ve güvende olsun, hep iyi hep iyi hep en iyi. Bazen diyorum keşke elimde olsa yapıştırsam kendime, ömür boyu taşısam bedenimde.
Aslında en güvende olduğu zaman karnındayken dedikleri doğruymuş. O 9 ayın kıymeti ne büyükmüş.

İnsan canından, varından olanı sevmez mi? En çok onu sever. Ne doğal, ne normal, ne olması gereken ama bir o kadar da tehlikeli.

Evladı çok sevmekle, evladı başkasının evladına zarar gelecek şekilde kayırmak, korumak kavramı bizde ayırt edilmiyor maalesef.

En iyi benim çocuğum olsun, benim çocuğum en iyi yerde olsun, en iyi benim çocuğum yesin, en iyi benim çocuğum giyinsin, gelin ölsün oğlum yaşasın, komşu çocuğu sürünsün, kızım yaşasın, benim oğlum torpille girsin, kızım şuraya atansın diye diye çürüttük toplumu da, geleceği de...

Yıllarca, üç kuruş maaşlarla sınavlara hazırlanıp atanamayanların yerini oturduğu yerden almaya alışmış, bilmem kimlerin çocukları aldı. Hiç eleştirilmemiş, bütün yaptıkları onaylanmış, anneleri tarafından eşek kadar olmalarına rağmen elleriyle beslenmiş oğlan çocukları başkasının kızlarını öldürmüş, dövmüş veya şımarıklıklarıyla mutsuz etmiş. Ya çok sevilmekten ya da hiç sevilmemekten kafayı üşütmüş politikacılar doğayı katletmiş, savaş çıkarmış, savaş çıkaranlara peşkeş çekmiş, say say bitmez.

İnsan evladını sever, hem de en çok sever de insan doğurmadığını sevince insan. Hayvan da doğurduğunu ölecek kadar seviyor, doğanın kanunu bu. Seni hayvandan ayıran önce ailendekileri, sonra çevrendekileri, sonra da gezegendekilere de kıymet vermen.Tutup da evladını kayırıp, herkese karşı koruyup, şımartıp topluma saldığında koca bir nesil ödüyor bunu. 
Evlatlarımızı bir başkasının çocuğunu ağlatmama terbiyesinde yetiştirirsek dünya çok daha iyi bir yer olacak. Sevgiler...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları