Geri Bakan Çavuşoğlu'ndan ABD açıklaması

Bakan Çavuşoğlu'ndan ABD açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TRT Haber özel yayınında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çavuşoğlu, "(ABD'nin) Sadece Libya ve Suriye meselesinde değil Akdeniz'den Karadeniz'e ve Kafkasya'ya kadar birçok alanda bizimle iş birliği yapma arzusunda olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca Bakan Çavuşoğlu, "İlla Patriot olması şart değil. ABD, Patriot konusunda garanti vermiyorsa diğer müttefiklerimizden de biz pekala hava savunma sistemi alabiliriz" dedi.

09 Haziran 2021 Çarşamba, 21:47 - Siyaset
A
Bakan Çavuşoğlu'ndan ABD açıklaması

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "ABD'nin birçok alanda bizimle iş birliği yapma arzusunda olduğunu görüyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TRT Haber özel yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gelecek hafta düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF) değinen Çavuşoğlu, ilk olarak geçen sene gündeme gelen ADF'nin yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle bu yıla ertelendiğini söyledi.

Çavuşoğlu, "Diplomasi, gelecek, sorunlar ve fırsatlarla ilgili tüm konular artık Türkiye'de de konuşulsun istedik." ifadesini kullandı.

ADF'ye çok fazla ilgi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"10'dan fazla hükümet ve devlet başkanı katılımını teyit etti. Bir o kadar da eski hükümet ve devlet başkanı katılıyor. (Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Joseph) Borrell ve 2 AB Komiseri ile 47 bakan katılımını teyit etti. Ayrıca uluslararası örgütlerin genel sekreterleri, temsilcileri, eski bakanlar, eski genel sekreterler ve çok sayıda uluslararası tanınırlığı olan kişiler, akademisyenler, öğrenci kardeşlerimizi davet ettik."

Çavuşoğlu, ADF'ye Türkiye'deki siyasi parti genel başkan ve dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcıları yanında parlamenterlerin de davet edildiğini kaydederek, "Başka ülkelerden de parlamenterler var. Parlamenterler diplomasinin önemini vurgulayan bir oturumumuz da olacak." dedi.

Gelecek hafta yapılacak NATO zirvesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çavuşoğlu, "Biz Cumhurbaşkanımızın, ABD'nin yeni başkanı Joe Biden'la görüşmesini ön plana çıkarıyoruz ama bu zirvenin kendisi çok önemli çünkü NATO'nun 2030 vizyonu belgesi görüşülecek." diye konuştu.

Bu belgenin hazırlanmasında Türk Büyükelçi Tacan İldem'in de yer aldığını aktaran Çavuşoğlu, son Paris ziyaretinde Fransız mevkidaşının Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşme talebini ilettiğini söyledi.

Çavuşoğlu, "Onun da saati ayarlanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve diğer liderlerle görüşmeler olacak." ifadesini kullandı.

Erdoğan-Biden görüşmesi

Erdoğan-Biden görüşmesinde, ABD'nin yeni yönetimiyle ilişkiler konusunda hangi adımların atılacağı konusunun gündeme geleceğini kaydeden Çavuşoğlu, ABD'nin eski başkanları Barack Obama ve Donald Trump dönemi sorunları ile Biden yönetimi döneminde ortaya çıkan sorunlara değindi.

ABD'nin Türkiye karşıtı yaptırımlarına, YPG'ye verdiği desteğine, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilgili tutumuna ve S-400 konusundaki anlaşmazlıklara işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"ABD'nin Türkiye'yle birçok stratejik alanda çalışma arzusu olduğunu görüyoruz. Bunu Dışişleri Bakanı Antony Blinken'da da gördük diğer muhataplarımızda da gördük. Tüm muhataplarımızda bunu görüyoruz, Biden'ın kendisinde de var. Bir taraftan bu sorunları nasıl çözeceğiz, diğer taraftan geleceğe yönelik ilişkileri tamir ederken bu iş birliğini güçlendirebilecek miyiz? Trump döneminde 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefi vardı. Bu hedeflere ulaşmak için neler yapmamız lazım?"

Çavuşoğlu, Blinken'a bir görüşmede var olan sorunların çözümü ve stratejik ilişkilerin gerçek anlamda stratejik ilişkiye dönüştürmek için yapılacakların yazıldığı bir vizyon belgesi verdiklerini söyleyerek, "En son telefon görüşmemizde Blinken, bu kağıt üzerinde çalıştıklarını ve bize döneceklerini söyledi. Birçok bölgesel konuda da daha yakın çalışmak arzusunda olduğunu görüyoruz. Bunları yapabiliriz ama bizim de beklentilerimizin karşılanması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin Türkiye'yle ortak çalışma arzusunda olduğu noktalara dikkati çeken Çavuşoğlu, "Örneğin Suriye konusunda ABD bizimle bu dönemde daha iyi bir şekilde çalışmak istiyor. Bir ara Suriye'den tamamen kopmuştu, sadece kuzeydoğu Suriye ile ilgileniyordu. Trump döneminde 'Burada petrol var onun için kalacağız' diyordu. Libya'yla hiç ilgilenmiyordu ABD, şimdi daha yakından ilgileniyor." diye konuştu.

Türkiye'nin bölgesine yönelik yeni yönetimde bir ilgi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Sadece Libya ve Suriye meselesinde değil Akdeniz'den Karadeniz'e ve Kafkasya'ya kadar birçok alanda bizimle iş birliği yapmak arzusunda olduğunu görüyoruz." dedi.

"FBI, 'FETÖ'nün karanlık yüzünü gördük' dedi"

ABD'nin FETÖ'ye yönelik tutumuna ilişkin açıklamalar yapan Çavuşoğlu, "Beklentimiz var ama o beklentimizi karşılayacak henüz bir sinyal aldınız mı derseniz hayır almadık." dedi.

Çavuşoğlu, Erdoğan-Biden görüşmesinin bu konu açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, "Bir taraftan ABD içinde FETÖ faaliyetlerine karşı soruşturma başlatan ve FETÖ'nün arkasında olan FBI var, diğer taraftan ABD'de bulunan FETÖ'cüler konusunda beklentilerimizi karşılamayan ve bu konularda henüz istediğimiz adımları atmayan, bize destek vermeyen bir ABD yönetimi var. Trump yönetiminde de böyleydi Obama yönetiminde de." diye konuştu.

Türkiye'nin avukatlarının ABD'de FETÖ'ye yönelik çalışmalar yürüttüğüne dikkati çeken Çavuşoğlu, "'FETÖ'nün karanlık yüzünü görmeye başladık' diyen FBI'ın soruşturmaları var bize de yer yer bilgi veriyorlar. Sonuçta bir ikilem var. Kendi iç güvenliği için tedbir alıyor ama müttefikinin beklentilerini karşılamak için bir adım atmıyor." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, yaptığı özel görüşmelerde muhataplarının ve FBI'ın, FETÖ konusunda "Karanlık yüzünü gördük. Teknoloji ve insanı çok iyi kullanıyorlar. ABD içinde vize kaçakçılığından tutun da kara para aklama gibi birçok alanda bunları illegal faaliyetlerini gördük." dediğini aktardı.

"Fransa bizimle artık Afrika konusunda da istişareler yapmak istiyor"

Çavuşoğlu, ABD ile yaşanan S-400 hava savunma sistemi gerginliğiyle ilgili "İki ülke rekabet ediyor. 'Benim karşı olduğum ülkeden sen savunma sistemi alamazsın' diye dayatıyor. NATO, bu konuda hassas değil mi? NATO Genel Sekreteri, 'Müttefiklerimiz istedikleri savunma sanayi ürünün istediği yerden alabilir' demedi mi?" diye konuştu.

ABD'nin S-400'leri NATO sistemine aykırı olduğu için kabul etmediğini belirten Çavuşoğlu, "Biz, teknik komite teklifinde bulunduk kabul etmediler. Çünkü iddiaların doğru olmadığını onlar da biliyor." dedi.

Sorunun teknik olarak çözülemeyecekse siyasi olarak çözülmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, "ABD'nin şunu kabul etmesi lazım; Türkiye Cumhuriyeti bir savunma sistemini bir başka ülkeden bir kere satın aldı. Bu bitmiştir. Bundan sonra Türkiye'nin kendi hava savunma sistemini üretmeye başladığı güne kadar bizim ihtiyacımız var. Bundan sonraki satın alacağımız ürünlerle ilgili bizimle iş birliği yapması ve garanti vermesi lazım." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, ABD'nin Patriot hava savunma sisteminin daha pahalı olmasına rağmen müttefiklerden almanın tercih edildiğini de vurguladı.

Avrupa'dan da benzeri hava savunma sistemi alma girişimleri olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Macron'un Türkiye'ye hava savunma sistemi SAMP/T göndermek istediğini ancak Barış Pınarı Harekatı sonrası bu karardan vazgeçtiğini belirtti.

Çavuşoğlu, Fransız mevkidaşıyla da bu konuyu konuştuklarını söyledi. Geçmişte Eurosam şirketiyle yapılan ön mutabakata değinen Çavuşoğlu, "Türkiye olarak Eurosam'la satın alma ve ortak üretim konusunda niyet mektubu imzalamıştık geçmişte. Bunu da canlandırabiliriz. İlla Patriot olması şart değil. ABD, Patriot konusunda garanti vermiyorsa diğer müttefiklerimizden de pek ala hava savunma sistemi alabiliriz." ifadelerini kullandı.

Fransa'nın Türk firmalarına bazı ürünlerin ihracat lisansı vermediğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Bu tür konuların Türkiye-Fransa ilişkilerinin gündeminden kalkması gerektiğini söyledik." dedi.

Türkiye ile Fransa'nın arasında görüş ayrılığı olan konular olsa da istişarelerin başladığını kaydeden Çavuşoğlu, "Fransa, bizimle artık Afrika konusunda da istişareler yapmak istiyor. Bu da iyi bir şey. Biz kimseyi rakip olarak görmüyoruz, kimseyle rekabet etmiyoruz Afrika'da. Türkiye'nin oradaki konumunun güçlenmesi ve önemli bir aktör olduğunun görünmesi de önemli. İstişare alanlarını geliştiriyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Çavuşoğlu, temas ve diyalog oldukça görüş ayrılığı bulunan konuların azaldığını dile getirdi.

"Afganistan'da kalmak tek başına bir ülkenin destek olmadan üstlenebileceği bir sorumluluk değil"

Afganistan'ın başkenti Kabil'deki havalimanının Türkiye'nin işletmesi konusunda uluslararası basındaki haberlere değinen Çavuşoğlu, bu havalimanının herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu söyledi.

NATO ve müttefik ülkelerle bu konunun görüşüldüğünü belirten Çavuşoğlu, "Afganistan'da kalmak tek başına bir ülkenin destek olmadan üstlenebileceği bir sorumluluk değil. Bunun güvenlik riski de var aynı zamanda da ciddi bir külfet boyutu var. Bunun paylaşılması gerekiyor." dedi.

Afganistan'ın da bu konuda bir talebinin olması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Kararlı Destek Misyonu çekilirken Afganistan'a nasıl bir destek vereceğiz, bu havaalanının güvenliği ve işletilmesiyle ilgili Türkiye tek başına mı yoksa başka ülkelerle mi olacak? Bunları müttefiklerle, ABD'yle, diğer ülkelerle ve NATO'yla görüşüyoruz. Türkiye'nin önerisi, NATO çatısı altında olmasa bile NATO ve önemli ülkelerin desteğiyle bazı ülkeler bu sorumluluğu üstlenebilir. Ama burada Afganistan tarafının iş birliği hayati derecede önemli."

Türkiye'nin politikaları son derece şeffaf ve ilkeli. Rusya ile iyi ilişkiler kuruyoruz. Birlikte ticaret yapıyoruz. Ancak anlaşamadığımız konular da var. Bir yandan da NATO ülkesiyiz. Türkiye NATO'nun en önemli müttefiklerinden biridir. Ancak NATO üyesiyiz diye başka ülkelerle sorun yaşayacak değiliz ama alınan kararlara da uyarız. Anlaşamadığımız konular olduğunda da bunu iş birliğine götürebildiğimiz bir ülkedir Rusya. Biz ilişkilerde her zaman açık ve net olduk. Anlaşamadığımız konularda da gayet samimiyiz. Açık bir şekilde yüzlerine de söylüyoruz. Bu bizim ilkesel duruşumuz. 

Bizim savunma sanayimizi de çok büyük ilgi var. Rusya'nın siyasi olarak turizm meselesini bizim aleyhimize kullanacak bir durumları yok. Putin de söyledi bizim siyasi olarak bir amacımız yok tamamen Türkiye'deki rakamlarla ilgili olduğunu söyledi.

Almanya ile turizm ve aşı konusunda geçen sene çok iyi bir iş birliği yaptık. Avrupa ülkelerine baktığımızda da pandemi konusunda sorunlar var. Rusya'nın uçuşları başlatması konusund olumlu baktığını görüyoruz. Yüzde yüz emin olmamak kaydıyla uçuş meselesinin siyasi değil sağlıkla alakalı bir durum olduğunu gördük.

Geçen seneye göre tedbirler konusunda çok daha iyi bir durumdayız. Bu konudaki iş birliklerini de artıracağız. Virüsü konusunda kontrol altında tutmamız gerekiyor. Aşı olan vatandaş sayısı arttıkça önümüzdeki süreçte turizm konusunda tüm dünya açılacaktır.

Mahmur'daki terör yapılanması

Bu kamp artık bir mülteci kampı olmaktan çıkıp teröristlerin eğitildiği PKK'lıların bir kuluçka kampına dönmüştür. Şu anda merkezi yönetimin sorumluluğuna girdi. Bunu çözecek olan Irak yönetimidir. Etrafında da dağlar var. PKK'nın buralarda da yuvalandığı görülüyor.

Bu kamp artık belde gibi bir yer olmuş. Girişleri çıkışları PKK kontrol ediyor. BM'ye gerekli bildirimlerde bulunduk. Buradaki sivillere yapılan yardımları koordine ediyor. Burada BM'nin hiçbir suçu yoktur demek istemiyorum ama burada BM'nin kontrol ettiği bir kamp değil. Biz diyoruz ki sizin burayı temizlemeniz lazım. Siz yapamıyorsanız biz yapalım. Sincar konusunda bölgesel yönetimle merkezi yönetim bir anlaşma imzaladılar. 

Sonuçta burası bir terör kampı. Buranın temizlenmesi lazım. Biz sivller konusunda herkesten hassasız. 

Komşumuz Irak çok ciddi sorunlar yaşamış bir komşumuz. Neticede komşu ülkemiz ve bizim için kardeş bir ülke. Biz diyoruz ya iş birliği yapalım ya da bırakın biz temizleyelim. Bizim Irak'ın egemenliğine saygımız var. Irak'ın toprak bütünlüğüne destek verdiğimizi herkes gördü. Yaşadıkları sorunlarda her zaman yanında olduk. Biz beraber yapmayı arzu ederiz. Kapasitesi varsa terörü temizlemeleri bizim tercihimiz olur. Ama maalesef. Biz bunu yapacak kapasitedeyiz. Sivilleri ayırt ederek bunu yapabilecek kapasitedeyiz.

Ülkelerindeki teröristlerden rahatsız olduklarını söylüyorlar. Topraklarından ülkemize saldırı olmasını arzu etmediklerini söylüyorlar. Ama bunu söylemek farklı bir şey uygulama farklı bir şey. PKK her yerde Kürtlerin düşmanı. 

PKK Süleymaniye bölgesinde siyasileri yönetiyor. Elimizde belgeleri her şeyleri var. PKK orada herkes için bir tehdit. Terörün temizlenmesi sadece Türkiye'nin sorumluluğunda değil ki? Biz Kürt düşmanı değiliz. Kürtler nerede olursa olsun bizim kardeşimiz ama PKK Kürt düşmanıdır. 

Irak'ta bu geçişkenliği önlemek için alınacak tedbirler var. Barzani ABD ile yaptıkları görüşmede PKK'nın ne kadar büyük bir tehdit olduğunu anlatıyor.

İsrail'de yeni koalisyon

Hükümet kurma işi İsrail'in tamamen iç işi. Bu konuda yorum yapmak bizim işimiz değil. İlk defa koalisyonda bir Arap Partisi de yer alacak gibi gözüküyor. Burada kimin hükümet kurduğu değil İsrai'deki yönetimden bizim ve uluslararası toplumun beklentileri var. Bunları nasıl karşılayacaklar? Bunların karşılanması için saldırgan politikadan vazgeçmeleri gerekiyor. İşgalci politikadan vazgeçmeleri gerekiyor. Gerek Gazze'de gerek ise Kudüs'te bir taraftan topraklarını elllerinden alırken bir taraftan da zalimce saldırıyorlar. 

Bu politikaları sürdürdükleri sürece ilişkilerin sağlıklı ilerlemesi mümkün değil. İki devletli çözüm parametreleriyle, barış sürecinin sürdürülmesine olumlu bakarlarsa uluslararası toplum da yardımcı olur. Gerginlik devam ederse sessiz kalmamız mümkün değil. Olumlu bakarlarsa yeni süreçte o zaman da sessiz kalmayız, yardımcı oluruz.

Bunlar bizim taleplerimiz değil. Uluslararası toplumun beklentisi bunlar.

Mısır ile normalleşme süreci

Aşamalı bir şekilde önce istihbaratlar arasında bir kanal açıldı. Tekrar dışişleri bakanları düzeyine geldi. Görüşmeler iyi geçti. Bundan sonra bakanların görüşmesi, büyükelçilerin karşılıklı olarak atanması, ilişklerin iyi olması iki tarafında da beklentisi.

Geçmişte onlar Hafter tarafındaydı. Biz meşru hükümet tarafındaydık. Şu anda tek bir meşru hükümet var. Ayrı taraflarda değiliz. Onlar Hafter'i destekledir ama şimdi bu bitti. İş birliği yapabileceğimiz alanlardan biri bu. Filistin tarafı da bir başkası. Mısır'ın önemini her zaman biz vurguladık. Şimdi de vurguluyoruz. İlişkilerimiz normalleşirse iş birliğimize ihtiyacı olan birçok ülke var.

Filistin için koruma mekanizması

Filistinli sivillerin korunması için bir koruma mekanizması olması gerektiği söyledik İİT'de. BM'ye de götürdük bu durumu. BM Güvenlik Konseyi'nden geçmesi zor görünüyor bu durumda. BM'de daha önce kabul ettirdiğimiz durumda genel sekretere bir çağrıda bulunduk. En son New York'ta bir araya geldiğimiz zaman ateşkes var diye sevinmemiz lazım diye söyledik. Bundan sonra kalıcı bir çözüm için koruma gücünün kurulması konusunda durmadan yorulmadan çalışmamız gerekiyor.

Biz Filistin konusunda hamaset yapmıyoruz. İç siyaset olabilir, iktidarı eleştirebilirsiniz ama dayanışma içinde olmamız gereken bir konuda böyle söylüyorsanız samimiyetsizlik sizde. 

Atina ile mutakabat

Ekonomik ilişkileri geliştirmek için 25 maddelik bir eylem planı hazırladık. Bunun içinde bazı mekanizmların canlandırılması var. Bilim ve teknolojik ortak komisyonu. Kombine taşımacılığın geliştirilmesi. Türkiye Yunanistan demir yolu projesi var. 

İki ülke arasındaki ekonomik iş birliği geliştirmek için ülke olarak hazırladığımız bir eylem planı. 

Ben kendisine de söyledim. Türkiye'de benim popülaritemi artırdın ama ilişkilerimizin iyi olmasını tercih ederdim. Pozitif gündem devam etsin diye retorik içine düşmedik. Bence Dendias'ın açıklamaları iç politikaya yönelik. Türkiye aleyhine söylemlerde bulunuyor. Bunlara gerek yok. Orta vadede vatandaş da bundan hoşlanmaz. Kavga etmek belli bir süre sonra bıkkınlık getirir. 

Yeni bir sayfa açmamız taviz verdiğimiz anlamına gelmez. Yunanistan'daki siyasetçilere göre biz Türkiye'deki siyasetçiler daha rahatız. İyi ilişkiler içinde olmamızı halkımız istiyor. 

Yunanistan'ın sığınmacı politikası

Yunanistan göçmenlerin başvurularını kabul etmemek ve Türkiye göndermek için böyle bir açıklama yapıyor.

AB Liderler Zirvesi

Zirvelerde bize yönelik bir yaptırım çıkacakmış, çıkmayacakmış böyle bir kaygı içinde olmadık. Göç mutabakatının yenilenmesi gerekiyor, güncellenmesi gerekiyor. 

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilime ilişkin AB ülkelerinin bilgilendirildiğini ve bu noktada iyi niyetin gösterildiğini ifade eden Çavuşoğlu, birkaç ülke dışında AB üyelerinin Türkiye'ye karşı dürüst davrandığını söyledi.

AB ile ilişkilerde ortaklığı geliştirmeye odaklanılması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Her ne kadar AB'de istediğimiz samimiyeti görmesek de her iki tarafın yararına olan alanlarda artık somut adım atma zamanıdır." dedi.

Göç mutabakatı, gümrük birliği ve vize serbestisi gibi konuların güncellenmesi ve yenilenerek yürürlüğe konması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Göç mutabakatının güncellenmesinin sebebi bir taraftan AB'nin uymadığı unsurlar diğer taraftan da göç konusunun daha da karmaşık hale gelmesi. Büyüyerek de devam edecek ve yeni unsurlar eklenecek. Geri gönderme, sınırlarda alınacak tedbirler, eğitim ve sağlığa kadar birçok konuda farklı ihtiyaçlar var. Sorun da devam edeceğine göre bu iş birliğini de uzun soluklu yapmak gerek." sözlerini kullandı.

Çavuşoğlu, gümrük birliği ve vize serbestisi konusunda da kararların çıkması gerektiğini belirterek, gümrük birliğinin AB'ye Türkiye'den daha fazla katkısı olacağını söyledi.

Suriye'deki seçim

Suriye'deki rejimin sözde devlet başkanlığı seçimine ilişkin bir soru üzerine ise Çavuşoğlu, seçimin şeffaf olmadığını belirterek, "Kanunlar üzerinde iktidar, muhalefet ve sivil toplum anlaşsın ve herkesin katılabileceği, demokratik bir seçimin zeminini hazırlasınlar." dedi.

Türkiye'de sandık açılmamasına karar verdiklerini söyleyen Çavuşoğlu, "İstanbul'da sandık açmak istediler olmaz dedik. Çünkü böyle bir seçime alet olmak istemedik. Dünyanın tiyatro diye adlandırdığı bir seçime alet olmak doğru değil." açıklamasını yaptı.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


09 Haziran 2021 Çarşamba, 21:47
A