Geri 5 yıl sonra yeniden

5 yıl sonra yeniden

AB kararlarında Türkiye için 5 yıldır kullanılmayan 'katılım' kelimesi Nicholas Sarkozy'nin Fransız seçimlerini kaybetmesinin ardından geri döndü. AB GİK son kararında 'Aktif ve saygın katılım müzakeresi' vurgusu yaptı.

13 Aralık 2012 Perşembe, 09:14 - Güncel
A
5 yıl sonra yeniden

Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin gitmesi AB'de etkisini gösterdi. AB dışişleri bakanlarının onayladığı genişlemeyle ilgili kararların Türkiye paragrafında 5 yıldır kullanılmayan 'katılım' kelimesi yeniden yer aldı. Sarkozy döneminde Fransa'nın sadece Türkiye söz konusu olunca boykot ettiği 'katılım' kelimesi tekrar metne girerken, yeni anayasa konusunda güçlü bir dil kullanılması dikkati çekti.


Aktif bir katılım müzakeresi

AB Genel İşler Konseyi'nin kararlarının  Türkiye paragrafında, "AB Konseyi Türkiye'yi yeni anayasa çalışmasında güçlü bir şekilde teşvik eder" dendi. Kararda, yeni anayasa çalışmalarının Kürt meselesi dahil Türkiye'nin önemli reform çabalarında 'kullanışlı bir çerçeve sağlaması gerektiği' belirtildi. Kararda Türkiye'nin dinamik ekonomisi ve stratejik konumuyla 'AB'nin kilit bir ortağı olduğu' ve Türkiye-AB ilişkilerinin tam potansiyeline 'aktif ve saygın katılım müzakereleriyle' ulaşılabileceği ifade edildi. Kararda, Türkiye'den ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerle ilgili yasal düzenlemeleri ve uygulamanın iyileştirilmesini sürdürmesi talep edildi. Türkiye'nin Kopenhag kriterleriyle tam uyum için "dini özgürlükler, mülk edinme hakları, sendikal haklar, azınlık hakları, kadın ve çocuk hakları, ayrımcılıkla mücadele, cinsiyet eşitliği, işkence ve kötü muameleyle mücadelede yeni ve ısrarlı çabalara ihtiyaç duyduğu" belirtildi.

Bizi Türk ekonomisi kurtarır

GİK kararında, "Katılım müzakerelerinin kısa süre içinde tekrar ivme kazanması iki tarafın da çıkarınadır'' denilerek, Ankara'nın kriterleri ve müzakere çerçeve belgesindeki sorumluluklarını yerine getirerek ve AB'ye karşı sözleşmelerden doğan sorumluluklarına saygı göstererek üyelik müzakerelerini hızlandırabileceği savunuldu. Ekonomideki olumlu gelişmelerden övgüyle bahsedilirken, "AB Konseyi Türkiye'nin dinamik ekonomisinin tüm Avrupa kıtasının refahına katkı yaptığını hatırlatır. AB ile yakın ticari ve yatırım bağlarıyla Türkiye Avrupa'nın rekabet gücünün değerli bir parçası olmaya devam etmektedir" denildi.

Önce geri iade sonra vize

Terör saldırılarının şiddetle kınayan ve AB'nin teröre karşı Türkiye'yle tam dayanışmasından söz eden kararda, Türkiye'nin bölgesel rolünü teslim eden AB, Suriye krizinde ve Kuzey Afrika, Ortadoğu, Körfez, Batı Balkanlar, Afganistan ve Pakistan, Güney Kafkasya ve Afrika Boynuzu'nda Ankara ile sürdürülen dış politika diyaloğunu yoğunlaştırmak istediğini bildirdi. Kararda, paraflanan geri kabul anlaşmasının Türkiye ve AB arasında vize serbestisi diyaloğunun başlatılmasıyla paralel olarak imzalanması istendi.

BAĞIŞ: AHDE VEFA GÖSTERİN

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB GİK'in kararlarını "Hükümetimizin AB sürecinde kaydettiği gelişmelerin ve atacağı adımların doğru yönde olduğunun birer göstergesi" şeklinde değerlendirdi. AB Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, müzakere sürecinde inandırıcı bir yaklaşım olmadan, Türkiye'nin AB'ye katkısının gerçek anlamda sağlanamayacağı vurgulanarak, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı haksızlıkların konsey tarafından da kabul edildiği belirtildi.

Türkiye artık göç veren değil alan ülke

Açıklamada son dönemlerde bazı AB üyesi ülkelerin resmi istatistiklerinin, Türkiye'nin Avrupa'ya göç veren değil, göç alan bir ülke konumuna geldiğini gösterdiğine vurgu yapıldı. Açıklamada, "Avrupa Birliği'nin, vize konusunu yasadışı göçle doğrudan ilişkilendirmesini ve bu bağlamda Geri Kabul Anlaşmasına atıfta bulunmasını doğru bir yaklaşım olarak değerlendirmiyoruz" ifadesine yer verildi. "Vize, Türk halkını en fazla rahatsız eden unsurların başında gelmektedir" denilen açıklamada, AB'nin vize uyguladığı tek aday ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekildi. Rumların AB'nin geleceğini ipotek altına aldığının vurgulandığı açıklamada  bu durumun "büyük bir hayalkırıklığı"na neden olduğu kaydedildi.  AB'nin Türkiyesiz küresel bir aktör olamayacağı belirtilen açıklamada siyasi engellerin kaldırılması çağrısı yapıldı. Açıklamada şöyle dendi: "Güneş balçıkla sıvanmaz. Avrupa'da gözlerini parmaklarının ucuyla kapayanlar görmüyor diye Türkiye'nin AB reformları doğrultusunda attığı adımlar yok sayılamaz. Hükümetimiz müzakereler çerçevesinde reform çalışmalarını sürdürmek konusunda kararlıdır. Ahde vefa ilkesi çerçevesinde aynı kararlılığın, Avrupa Birliği tarafından da sergilenmesini bekliyoruz."

 

KAYNAK:STAR

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


13 Aralık 2012 Perşembe, 09:14
A