19 Mart 2017 Pazar, 10:12

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ziya Güney

Kamuda savurganlık ve batıdaki uygulamalar

Ziya Güney

Uzun yıllar bulunduğumuz Almanya'ya Belediye Başkanlığımız döneminde de özellikle kardeş şehir ilişkileri çerçevesinde Darmstadt'a birçok defa ziyarette bulunduk..

Ziyaretlerimizden birinde dönemin Darmstadt B.Şehir Belediye Başkanı Bay Metzger'e sormadan edemedik..( geçtiğimiz yıl vefat etti.)

Bay Metzger siz belediye lojmanlarında mı yoksa kendi evinizde mi oturuyorsunuz?

Cevabı kısa ve net oldu..

"Bizde Federal Başbakan ve Dış İşleri Bakanı dışında gerek merkezi gerekse yerel yöneticilerde lojman olayı yoktur.."

Hemen arkasından 2. soruya geçtik..

Bay Metzger peki evinizden belediyeye hangi araçla gidip geliyorsunuz?

Cevabı yine bizim alışık olmadığımız şekilde idi..

"Ben sabahları evimden işime bazen raylı sistem ile, bazen bisikletle, bazen de spor olsun diye yürüyerek gider gelirim.

Peki sizin resmi arabanız yok mu?.

"Var.. Ancak resmi makam aracımı kent dışına çıkmak mecburiyetinde kaldığım özel durumlarda kullanırım."

Şimdi bir de genel bütçemizin % 40 ini borç faizlerine, % 40 ını cari harcama ve personel giderlerine ayıran merkezi idare ile yine borç batağındaki yerel yönetimlere bakalım;

-Merkezi idarenin ve yerel yönetimlerin elindeki araçlar her türlü özel işlerde kullanılmakta, şöför, yakıt, yedek parça ve araç telefonu gibi giderleri trilyonları bulmaktadır..

-Bir taraftan özelleştirme diğer taraftan yetki görev ve sorumlulukların yerel yönetimlere devredilmeye çalışıldığı bir dönemde hala Ankara'da merkezi idare birimleri için trilyonlarca liralık yeni binalar yapılmış içleri de lüks bir şekilde tefriş edilmiştir..

-Birçok devlet kurum ve kuruluşunun turistik yörelerdeki tesisleri aynen durmakta ve bu tesislerin girişindeki tabelalarda ise hep sihirli "eğitim " kelimesi yer almaktadır.. Çünkü bu tesislere kamunun kıt kaynaklarından ayrılan ödenekler mevzuat gereği ancak " eğitim " faslından olabilmektedir..

- Lojman konusunda bazı tedbirler alınsa da yara kanamaya devam etmektedir..

-Aynı merkezi idarenin taşra teşkilatları ise kaynak yetersizliğinden su, elektrik, telefon paralarını ödemekte zorlanmakta, en basit onarım ve tamirleri uzun zaman almakta, elindeki araç, gereç ve iş makinaları için akaryakıt ve yedek parça temininde güçlükler yaşanmaktadır..

-Son zamanlarda bu sorunları aşmak için gerek kamu binaları gerekse araçların temininde kiralama yöntemi tercih edilse de bunun için de büyük meblağlar harcanmaktadır. .

-Tasarruf genelgelerine uymak için bazı kamu kurumları asansörleri çalıştırmamakta bazıları da telefonları harice kapatmak zorunda kalmaktadır.

Bu kadar tezat, farklılık ve savurganlığın bir arada yaşandığı bir ülke varmıdır bilmiyoruz..

Lüks israf ve kısacası çağ dışı yapı,organizasyon ve en önemlisi zihniyetle çağı yakalamak şöyle dursun gündemdeki sorunları dahi halletmek güç olacaktır..